|
|
- toplanan milyonların amacının cumhuriyet ve onun temel ilkelerini korumak olduğu mitinglerdir.
fakat,
bir amaç uğruna birleşen bu insanların bilerek ya da bilmeyerek, türkiye'nin "ikiye bölünmüş" bir hal almış gibi göstermeleri, üstelik bunu tuncay özkan ve yandaşları gibi bu vatana hizmet etmeyen (üstüne basa basa) insanların yönetimi altında kalmış gibi yapmaları, bir zamanlar şarkı söylediği platformun önünde "biji serok apo" yazan bir sanatçının * (http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=539328) şarkılarıyla coşması ve adeta gönül birliği yapmış gibi görünmesi, içe sindirilecek bir şey değildir.
mitinglerin bel kemiği olan kanaltürk için öncelikle; (bkz: merdan yanardağ) sonra (bkz: tuncay özkan)
ve sonra düşününüz; ben cumhuriyeti savunuyorum fakat hastalığımıza bir ilaç ararken, reçetemizde anlamını bilmediğimiz ilaçları, sorgulamadan tüketmememiz gerekir... zira doktor gibi görünenlerin aslında diplomasız, şarlatanlardan farkı hiç yoktur. üstelik bunlar münferit zararlar değil, kitlesel yanlış yönlendirmelerin de müsebbibidir. asılsız yere ağzından tükürükler fışkırarak, kükreyerek bir şeyler elde etmeye çalışanların inanın bu diplomasızlardan farkı yoktur.
hatırlatalım şunu; burada mitinge giden insanların saf ve vatanını seven katışıksız duyguların yansımalarını değil, bu yansımaların ulaştığı düzlemdeki tezahürün nasıl bir biçimsiz şekli bize, dünyaya gösterdiğinden bahsediyoruz. bir anafora kapılma var ve nehrin akışını da buhranlı günlerde kimin sağladığını göremeyebiliyoruz, buna dikkat çekmeye çalışmak için yazılmakta bu satırlar.
ayrıca bu mitinglere gelen insanların çoğu da ülkesini seven, o kadar seven insanlar ki, bunu bir şekilde göz yaşlarıyla ve haykırışlarıyla dile getirdiler, bunu hepimiz gördük. ama gözünü sevdiğimin halkı keşke yolunu takip ettiğin, "atam izindeyiz" diye takiyye yaparak ceplerini dolduran bazı şahısların yolu olmasaydı da katışıksız "ata"nın yolu olsaydı. tabii ki amacın güzel ve samimi fakat ortalık kaos alanına dönünce ve bu da kitle ruhuyla birleşince kendini aslında kendinin olmayan ve samimiyetsiz bir gösteri yöneticisinin liderliğinde ve onun "şunları bunları yapacaksınız değil mi!!!" serzenişlerindeki iç kahkahaları ve aldatmacasında buldun! hatta bulamadın bile!
gerçekten bir iyi yaşam eldesi değil mi milyonların amacı, daha özgür bir yaşam değil mi!?
solda birleşme de bunun için mi isteniyor? bu soru şaşkınlık bile uyandırabilir, çünkü solda birleşmenin istenmesi bile rasyonelce değil refleksle ve farkında olmadan adeta birilerinin boyunduruğuyla dile getirilen bir slogandır sadece... sol sizce de bu kadar ülkesini düşünseydi, makam mevkii sorunu yaşar mıydı? bunun cevabı ayan beyan ortada değil mi?
toplanan halkın cumhuriyetin ilkelerini korumaya çalışmaları bence faydalı oldu, en azından artık seçilmişler ve seçilecekler halkta böyle bir dinamizmin hala var olduğunu bilecekler ve "ben yaptım oldu" tavrını benimsemeyecekler. bu açıdan ciddi şekilde bir yaptırımdır bu mitingler. fakat ikincil amaç olan solda birleşme olmadı, olamadı. olsa da hiçbir şey değişmezi ayrı mevzuu ama, düşünün ki halkı asıl düşünen kimler? halkın suçu mu lider bulamamak? halkın hangi dinamizmi eksik de, şöyle; makam sevgisi olmayan, ancak halkın hizmetçisinin halkın efendisi olabileceği şiarını benimseyebilen, halkın dışında ve üstünde başka hiçbir şey düşünmeyen lider birisi çıkamıyor...
halkın asıl hatası nedir biliyor musunuz? savunduğu değerlerin yönlendirilmesinin bugünkü tuncay özkan, önceki günkü bilmem başkası gibi ne idüğü belirsiz kişiler tarafından yapılmasına göz yumması belki de farkına bile varamaması. ve zaten onlardan lider çıktıktan sonra da yine ortalığın hortumcu, rüşvetçi, sahtekar kaplaması kısır döngü gibidir hep.
hayalimizdeki lider tasvirine haiz insan emin olun şu anki solda sağda önde arkada kenarda köşede mevcut değil, sadece hayalimizde. büyük düşünemediğimiz ve hep olanı olması gereken zannetmemizden ötürü, belki de sadece halkını düşünen bir lider bulamıyoruz, aramızdan çıkmıyor.
dahası şunu benimseyemedikten sonra çıkacağı da yoktur: (bkz: @1409163)
maalesef…(defacto, 15.05.2007 21:34 ~ 21:38)
- kesinlikle türkiye'yi bölünmüş gibi gösteren mitingler değildir. bu mitinglerde bir birleşme havası vardır. iktidara karşık birleşmek ve etkili muhalefet yapmaktır hedeflenen. ''biz yaparız, biz kalabalığız'' diyenlere karşı kalabalığın ne olduğu gösterilmesi amaçlanmıştır.
solun birleşmesi bu mitinglerde zaten mümkün değildir. yalnız mitinge katılanları inceleyecek olursak ülkücülerden, ( mhp'nin yasağına rağmen) sosyal demokratlara, liberallerden işçi partililere kadar bir çok farklı siyasi görüşlerden kişilerin geldiğini görebiliriz. bu bağlamda mitinglerin belirli bir zümreye hitap ettiği söylenemez.
tuncay özkan'ı bu mitinglerin organizatörü olduğunu düşünmek hatadır. mitingler 300'den fazla sivil toplum kuruluşunun organizasyonu ile düzenlenmiştir.
- toplumun her kesiminden insanın, ortak amaçla katıldığı; fakat düzenleyenlerin yanlış yönetimi ve yönlendirmesiyle amacından sapan mitingler yaşanmıştır.yüzbinlerce insan meydanlara şiir, türkü dinlemeye değil, ortak bir mesaj vermeye çıkmıştır.tabi bu miting işinin yönetiminin sadece bir kesim tarafından yapılması da buna yol açmıştır.yine de mitingler, şu kritik dönemde parti liderlerine mesajını vermiştir.
zaten hangi sloganların halkın tepkisi, hangilerinin halka söyletilmek istenen başka mesajlar olduğu açık bir biçimde görülmektedir.
- özellikle çok çok kötü bir açığı vardır bu mitinglerin.
- edip akbayram tarafından söylenen aldırma gönül şarkısına milyonlarca insan meydanlarda el çırpmış ve oynamıştır.
- bu mitinglerde cumhuriyet ve gazi paşa mustafa kemal atatürk sonuna kadar savunulmuş ve yüceltilmiştir. (diğer maddeler bununla çelişiyor, yanlış anlayanlara..)
- söz konusu şarkının şairi sabahattin ali'dir.
- sabahattin ali ciddi ciddi atatürk'e hakaretten sinop cezaevi'nde yatmış bir komünisttir. (kimine göre de aydın bir solcu ...?)
- oradaki insanlar atatürk'e hakaretten hüküm giymiş, anticumhuriyetçi ve hatta antitürkçü bir insanın cezaevinde denizden esinlenmesinden yola çıktığı ve kendi yandaşlarına moral olarak yazdığı bir şiirle cumhuriyet, atatürk ve türk milleti gayesiyle el çırpmış ve oynamıştır.
yorumsuz...
ayrıca bu şiirin içinde bulunduğu şiir dizisinin muhtelif kıtaları ahmet kaya tarafından da seslendirilmiştir. o derece artık.
merakım şu: bu bahsettiğim olayı beğenmeyenler* bölücüler mi yoksa beni yanlış anlayıp "cumhuriyet mitinglerine bok atıyor bu!!" diye düşünenler mi? hayır çünkü beğenmeyenlerin bölücüler olması gerekiyor.
- kullanılan milyonlarca bayrağın akıbetinin ne olduğu merak edilen mitingler serisi..
- cumhuriyetçi ve laik kardeşlerim;
savunduğunuz şey gerçekte cumhuriyet,laiklik ve bağımsızlık değil;emperyalizme bağımlı bir burjuva devletinin başındaki asker-sivil bürokrasinin egemenliğidir.12 eylül'de baskı ve zorbalıkla kabul ettirilen anayasadır,devlet denetimideki islam'dır.akp hükümeti devrilse,yani moda deyişle ''şeriat tehlikesi'' kalksa bile hayatınızda hiç birşeyin değişmediğini göreceksiniz.kapitalist düzen içinde,belki binlerce defa kanıtladığı üzere,askeri hükümetler de dahil bütün hükümetler,büyük sermayaye ve emperyalizme hizmet ederler.peşine takıldığınız tertip komitelerinin bugün şeriat tehlikesinden söz ettiğne bakmayın,onlar geçmişte de ''komünizm tehlikesi'' bahanesiyle tertipler düzenliyordu.yarın da başka bir şey bulacaklardır.ve siz herzaman korku içinde yaşayacaksınız.bir düşünün;başta akp değilde bir işçi-emekçi hükümeti olsaydı ve bu hükümet,hayatı boyunca emeğin kurtuluşunu savunmuş bir liderini cumhurbaşkanı yapmaya kalksaydı ne olurdu? ne kadar hayali bir şey değil mi,ama olsun yine de bir düşünün.o hükümeti devirmek için ne tertipler yapılırdı değil mi?.geçmişin o ''komünizmi tel'in mitingleri'', demirel'in ''komünistler bayrak yırttı'' yalanıyla düzenlediği ''bayrak mitingleri'' gibi daha neler neler.
cumhuriyetçi ve laik kardeşlerim;
yıllardır akp ile mücadele etmeniz ve onu devirmeniz için birçok neden vardı.çünkü akp'nin emperyalizm ve büyük sermaye adına uyguladığı neoliberal program,bu ülkeyi kan dökerek değil ter dökerek var eden bütün insanlar gibi,sizleri de eziyordu.ama nedense bu karşı çıkan bir avuç insanın dayak yiyip yerlerde sürüklenmesini * televizyonlardan izlediniz.şimdi ne oldu da izin çıktı hiç merak ediyor musunuz? acaba bu hükümetin işini bitirdikten sonra sokaklara çıkmanıza izin verecekler mi?
neyse bir kere çıktınız artık;yani sokağın açık havanın kokusunu aldınız.artık biraraya gelelim;bayrak gösterdiğiniz tarafta yeralan,allah'tan başka sığınacak bir şeyi kalmamış çaresiz,yoksul emekçi kardeşlerimizi de çağıralım.madem laikiz, o zaman ''türkiye laik değildir,laik olacak'', '' laiklik işçilerle gelecek'' diye bağıralım.madem cumhuriyetçiyiz, o zaman sadece laiklik değil,özgürlük eşitlik ve kardeşlik sloganlarını da haykırralım.ve madem emperyalizm,bağımsızlık ve özelleştirmeler konusunda bu kadar hassasız, hazır biraraya gelmişken, nato ile ilgili bir kaç söz edip,ardından özelleştrilen bütün işletmelerin ve tüm ulusal servetlerin çalışanların denetiminde ve tazminatsız olarak yeniden millileştirilmesini isteyelim.kıbrıs davamız kadar önemli değil mi? ne dersiniz?
kaynak: red haziran sayısı .
- askerde olduğum için katılamadığım mitingler bütünü. türkiye'de halen müthiş bir atatürk sevgisinin olduğunun açık kanıtı olmuştur bu mitingler kanımca
- türkiye yi ısrarala ''ılımlı islam'' modunda gösterenlerin hala içine sindiremediği miting çeşididir. bombanın evimin iki sokak ilersinde patlamasına rağmen katılmaktan en ufak bir tereddüt duymadığım açık hava toplantısıdır. hala niye tartışılmakta olduğunu anlayamadığım ''demek ki bazılarında iyi iz bırakmış'' diye düşündüğüm ve amacına ulaştığını gördüğüm organizasyondur...
- gaza gelen (hadi hadi getirilen) milyonların (farklı farklı şehirlerde hep aynı yüzlerin oluşturduğu milyonların) türkiyenin laikliğiin tehlikee olduğunu ani bir "darbe" ile fark edip "ne oluyor leynn" diyerekten sokağa dökülmesidir.
birileri anlatmalıdır gerçeği bu abi ve ablalara.. türkiye zaten laik değildir.
birileri anlatmalıdır demokrasi nara'ları atan milyonlara, namlınun getireceği şey demokrasi değil darbedir. ve darbe bir çok masumun hayatının noktalanışı bir çoklarının fişlenişi demektir.
- katılanların balon kalabalık değil, bilakis oyunu yavşakça oyunlarla satmayan insanların katıldığı mitinglerdir.
(sükun, 22.07.2007 19:32)
- önümüzdeki günlerde daha da artarak devam etmesi gereken samimi mitingler.
- mitingler türkiye tarihinin en kalabalık mitingleridir kabul etmekteyim. ama söyle bir durum vardırki söylemler atılan sloganlar toplanan kişilerin kuru kalabalıktan ibaret olduğunu göstermiştir.tuncay özkan gazı verse de, istanbul, ankara ve izmir gibi büyük şehirler dışında diğer şehirlerinden varlığının kabul edilmesi gerektiği ve oralarda da örgutleme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. yine de birşekilde işe yaramıştır bu mitingler. chp shp birleşmiş, halk uyanmış ve hiç değilse avrupa da bile görülmeyen bir oy oranı sağlanmıştır bu seçimlerde, bu mitinglerdeki sloganlar sayesinde. (yüzde 81)
- gülenlere gülmeme sebep olmuş mitingler bütünüdür. gülünecek ne olduğunu merak ettirmiştir. nedir yani gülünen insanlar bazı istemediği şeylere son derece düzgün bir biçimde, demokratik haklarını kullanarak tepkilerini dile getirmişlerdir bu mudur komik olan. önümüzde yaşayacak olduğumuz 5 yılı düşündükçe umarım düştüğümüz duruma başkaları gülmez. sen kendi partini desteklemeyene gülerken ülke elden gidecek ve sonuçta seninle aynı toprakta yaşamayanlar sana götüyle gülecek. o zaman sen yine gül, rahatça gülebileceğin bir ülke bulabilirsen tabi.
- an itibariyle sonuçlara göre "ulan hiç mi işe yaramamış yoksa be!" dedirten eylemler. şaşırdım lan.
- akpnin aldığı beklenenden çok daha yüksek oy oranının muhtemel sebeplerinden birisidir
- siyasi partilere araç olunca gerçekten halkın durumu farklı yorumlamasına sebep olmuştur. amaç cumhurbaşkanı seçimiydi chp gövde gösterisi değildi.
- sen bu ülkenin halkının sıkıntı çektiği yoksulluk, işsizlik, sağlık eğitim vs sorunlar hakkında iki kelam etme, doğru düzgün bir planın programın olmasın istersen milyonları topla hiçbir sikim yapamazsın sonunda.
kendini herhangi bir olgunun karşıtı olarak tanımlayıp, bir tepki olarak yapılanan herşey sonunda dağılmaya, kaybetmeye mahkumdur. (bkz: otpor) kalıcı olmak için, gerçekten birşeyleri uzun süreli değiştirebilmek için sağlam omurgaya oturmuş planınız programınız olmalıdır. halkın çok daha farklı sorunları varken, tüm sorunu rejim tehlikesine indirgeyip, tehlikenin farkında mısınız? mottosu ile istediğin kadar miting düzenle sonucu böyle olur.
- (bkz: orada kimse var mı)
- deniz baykalın 3 büyük kentte seçim mitingi yapmamasına neden olarak varlıklarını gösterdiği mitingler.. sanırım bu devirde babana bile güvenmeyeceksin...
- bu mitinglere katılan her 2 kişiden 1'i akpli. matematik profesörüyüm, böyle bir sonuca vardım. babam da annem de "chp'ye verdim" diyor ama mümkün değil. bi tanesinin akp'ye vermiş olması lazım. bilim böyle söylüyor.
- "meğersem cumhuriyet istanbul'da bir semt'miş"
- (bkz: ben bu işten bir şey anlamadım)
- halkın seneler sonra olaylara verdiği en sert tepkinin, en asil uyanışın simgesi idi cumhuriyet mitingleri. amma velakin sorun bu uyanışın temsilcisi olan bireyleri seçim sandığında birleştirerek, bir siyasi güç haline getirebilecek bir parti olmayışı da bugün varılan noktanın sebeplerinden bir tanesidir. oysa sol güçlü, toparlanmış, küçük büyük tüm partilerin tek bir çatı altında buluştuğu bir sol olsa idi işte o zaman daha da güçlü bir uyanışın sembolü olacaktı ancak uyumaya devam.
- askerlerle özdeşleştirilmeye çalışılan mitinglerdir.sanki askerler düzenlemiştir yahu! ayıp!
ayrıca chp de sonradan işin içine girmiş ve son mitinglere bulaşarak mitinglerin anti-emperyalist tarafını bombalamıştır.
|