birilerinin ne olduğunu ortaya koyan ifade. aslında cumhurbaşkanını chp hatta deniz baykal seçsin diye bir kanun çıkarsa o zaman hiç bir sorun kalmaz. bu uzlaşmasızlık özelliğini chp nin hangi oku ifade ediyor acaba.
ilk duyduğumda bu deniz baykal da bir şeyi beğemiyor dediğim,sonra eni boyu düşündüğümde haklı olduğunu düşündüğüm sistem..
hatırlatma ola ki, ülkenin başbakanını da halk seçti..ki zaten cumhurbaşkanını halkın seçmesi demek türkiye cumhuriyetinin rejiminin değişmesi demek, 2günde rejimi kim nasıl değiştirip önümüze sunabilir..
chp genel başkanı deniz baykalın cumhurbaşkanı halkın seçmesine yönelik anayasa değişikliğini eleştirerek, ''millet tbmm'yi seçtiği gibi bir de cumhurbaşkanını seçecek. milletin egemenliği parçalanmaya başlamış olacak. bu, türkiye'nin başına büyük dert açar'' diyerek cumhurbaşkanlığı seçimleri için kpss yi adres gösterdiği konuşması.
tarih bize bunun doğru olduğunu göstermiştir. cumhurbaşkanını ya ordu seçer ya da bir-iki parti başkanı. bunun tek istisnası atatürk olmuştur. o da kendi kendini seçmiştir zaten. netekim bu sefer de cumhurbaşkanını tek bir parti başkanı seçmeye karar verince diğer parti başkanlarının egosu incinmiştir.
eğer ki milletvekili seçimiyle aynı mantıkta bir seçim yapılacaksa elbette seçemez!
şöyle ki;
4 aday çıksa, bıunlardan biri %40, biri %30, biri %20, diğeri de %10 oy alsa ve de %40 oy alan aday halkın tamamı destekliyormuş gibi cumhurbaşkanı olsa bu ne kadar millet iradesinin yansımasıdır?
sadece deniz baykal'a muhalif olmak için veya chp'ye muhalif olmak için ya da akp ve benzerlerini desteklemek için çıkışlar yapmak bizi akılcı düşünmeye uzaklaştırmaktan başka bir şeye yaramıyor maalesef.
eğer ki halkın göreli çoğunluğu değil de gerçekten çoğunluğu (en az %51) kararına göre bir seçim olacaksa tamam, buyrun getirin sandıkları halk seçsin.
ama derseniz yok böyle uzlaşamayız, hem aynı şey milletvekili seçiminde kabul görüyor da neden cumhurbaşkanlığında kabul etmiyorsunuz diye onu da şöyle cevaplarım.
benim milletvekili seçimlerini sağlıklı ve de demokratik bulduğumu kim söyledi ki?
tabi burada şimdi akp iktidarına laf atanların da suçu yok değil. kardeşim o zaman neden siz şimdi antidemokratik olduğunu söylediğiniz meclis dağılımına neden olan seçim şeklini yıllardır hiç değiştirmeyi düşünmediniz? yoksa bir zamanlar böyle mi işinize geliyordu?
deniz baykal'ın son 5 yılda ortaya koyduğu tek doğru söylem. doğru, halk seçemez. parlamenter demokrasi sisteminde cumhurbaşkanı parlamento tarafından seçilir. bu lafı diyen baykal şunu dememişse bu beyan hatalıdır. "cumhurbaşkanının yetkileri çok fazla, derhal tırpanlanmalı."
bu ülkede, oy vereceği adayı, parmağına bağladığı ipi pusulanın hizasına getirip ipin bittiği yere göre ölçerek bulan seçmenler var a dostlar. bastığı mührün fotoğrafını cep telefonu ile çekip partinin adamlarına gösterip cukkayı cebe indiren seçmen var. siz neden bahsediyorsunuz ?
şimdi kalkıp da "halkın cumhurbaşkanını seçmesinden korkuyorlar" diye masal anlatıyorlar. sanki demokrasimiz kusursuzmuş, halkın bilinç düzeyi bir iskandinav ülkesi düzeyindeymiş gibi kalkıp da nutuklar atılıyor. geçin efendim geçin, demokrasi halkın kendisini yönetenleri seçmesi değildir, daha kavrayamadığınız mı bunu ? demokrasi dediğin oligarşinin biraz yontulmuş halidir. hele ki bizim gibi ülkelerde düpedüz oligarşi ile karıştırılandır. yalan mı ? yönetimi elinde tutan belli bir zümre yok mu bizim ülkemizde ? hepsi, yaptıklarını halkın yararına yaptıklarını söyleyerek semirmediler mi ? eksiksiz, sağından soluna hepsi. sonunda sistemin bütün çarpıklıkları elinde patlayan yine halkın kendisi değil mi ?
sizin cumhurbaşkanını seçsin dediğiniz halk zamanında 1982 anayasısını ezici üstünlükle kabul etmedi mi ? üstüne bu siyasi kokuşmuşluğun, terörün, özelleştirme yağmasının önünü açan özal'ı tek başına iktidara getirmedi mi? demirel'i yıllarca kendi başına çoban seçen de bu halk değil miydi be ? boşversenize.
yoksa bu bakış açısı çok mu elitist geldi size ? sahi, siz hangi ülkede yaşıyorsunuz allasen ?
iki başlı bir devlet oluşacağını öngörme* yetisine sahip olmayanların eline oyuncak verilecek çocuk gibi demokrasi savunucusu kesildiği bir konuda söylenmiş son derece makul bir tespit.
halk ne yapsa doğrudur inanışının tersi olan önermedir. cumhuriyetin ilk yıllarında bazı devrimler halka rağmen yapıldı ve iyi ki de yapıldı ,ayrıca parlamenter rejimde meclisin cumhurbaşkanını seçmesi gayet normal bir durum olduğundan bu önerme şu an ki rejim için doğrudur.
halkın böyle bir yetiye sahip olmadığını belirten söz...
bu sözün ne halkın kültür seviyesi ne de eğitim ile ilgili eksiklikleri adına kurulmuş olduğuna inanmıyorum..bu sadece abdullah gül'ün cumhurbaşkanlığı adına aldığı olumlu tepkilerin ardı kaygıyla kurulmuş ve pek talihsiz bir cümle, kuran kişi adına...
bu halk ülkesinden bihaber izole bir ortamda yaşıyor ya,bir eliyağda ötekisi balda ya,bu rehavet içinde işin ciddiyetini elden burakıp,ülkeyi saçma sapan noktalara felan sürükler mazallah...
bu halk kendine ne sunuluyorsa ,sunulanlar doğrultusunda daha iyi bir yaşam adına seçimlerini yapıyor...yanlış,saçma sapan seçenekleri sunan sizsiniz,sergiledikleriniz ortada...ve ardından bu halkın cumhurunu seçme yetisi yok de...pek güzel
politikacıları,oraya süs olarak koymadık.bizim adımıza uzlaşarak en doğru seçimi gerçekleştirsinler diye koyduk,cumhurbaşkanı veya diğer görevler adına...bunu bile beceremediniz ki bu tepsi halka sunuldu...halk ben seçeyim diye ayaklanmadı...ve bu tavırlarınız devam ederse bu halk, halk seçsinde der,seçer de...
ülkeyi saçma sapan noktalar da tıkanmışlığa sürüklemeden önce düşünecek ve hesap edecektiniz...
mevcut sistemde seçmemelidir. halk cumhurbaşkanını seçecekse ülkenin sistemi başkanlık, yarı başkanlık benzeri bir şey olmalıdır.
bugün yüzde 47 ile seçilmiş bir parti var. ama yüzde 30'larla tek başına iktidar olunduğu da vaki bu ülkede. ve bunların tepesinde yüzde 50 küsurla "yeni anayasayla yetkileri iyice budanacak denilen" bir cumhurbaşkanı. çatışma, kriz vs vs çok açık bir ortam olmaz mı?
mevcut sistemde halk seçecekse cumhurbaşkanları ne diye kampanya yapacaklar? halka ne vaad edecekler.? yök'ün başına bunu getiricem, tüm kararnameleri onaylayacağım falan mı diyecekler? (çok da iskimde bu detaylar.) gereksiz bir seçim ortamının maliyetini (sandık, sayım görevlileri vs vs) kim karşılayacak? bu kampanyalarını nasıl finanse edecekler? partilerin cumhurbaşkanı adayları mı yarışacak? kim cumhurbaşkanı adayı olabilecek? madem halk seçiyor herkes istediği gibi aday olsun. üniversite mezunu, bilmem kaç yaşında gibi sınırlamaları da kaldıralım o zaman. halktan mı korkuyorsunuz? kaldırın. ben de aday olayım, sen de ol, sen de. 250 bin civarındaki ismi hangi pusulaya sığdıracaksanız sığdırın. halk demesini biliyosunuz, o pusulayı nasıl dolduracağınızı da bulun. bu adayların trt'de eşit sürede ekrana gelmesi, propaganda yapması (her birine 5 dakika versek) bir kaç ışık yılı sürüyor ben hesapladım.
ha partiler aday gösterecekse hangi partiler bunlar? meclis'te temsil edilen partiler mi, grubu olanlar mı, seçime girenler mi, parti diye tabela sahibi olanlar mı? genel seçim değil ki bu. halkın seçtiği bir kişi, bana ne partilerden. onların adayına oy vermek zorunda mıyım? halk bensem ben seçerim, bakkalımı seçerim kampanyasında veresiye defterini silmeyi taahhüt ederse, kasabı seçerim et verirse, babamı seçerim çok severim, pavyoncu seçerim alemde bir gece önerirse, kendimi seçerim en iyi aday bana göre benimdir, futbolcu seçerim, şarkıcı seçerim, tırsar mafya babası seçerim, cem uzan'ı seçerim, hülya avşar'ı seçerim, kaya çilingiroğlu'nu secerim, petek dinçöz'ü seçerim (ingilizcesi şahane), tarkan'ı seçerim kuzu kuzu, sana ne. halka karşımısın yoksa sen? halk ne eylerse güzel eylemez mi.
başka sorular da var. cumhurbaşkanı seçimi iç politikayı nasıl etkileyecek? misal bir sonraki seçimde akp yine yüzde 40 küsurla gelse, ardından iki sene sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde solun adayı ( olmaz ama oldu diyelim) yüzde 70'ler civarında oy alsa, akp'nin adayı yüzde 20'lerde kalsa, bu o partinin meşruiyeti sorununu gündeme getirmeyecek mi? ortam gerilmeyecek mi? akp'nin her ak'ına kara dendiğinde iktidar ne diye şikayet edecek? reddeden yüzde 70'i temsil ediyor. sen iki sene öncenin yüzde 40'ısın.
her bir boka hemen atlanmaz ki kardeşim. halk seçsin, yaşasın halk. buyrun inkar minkar yok, tersine halkçılığın en hası en populisti var. ne seçiyor, niye seçiyor, ne için seçiyor, nasıl seçiyor, bu seçim ne getirir ne götürür bi düşünün yahu. ucuz politika bizi bu hale getirdi hala vik vik. ha halkın seçtiği parlamertonun cumhurbaşkanı seçmesi doğru değilse, halkın seçtiği parlamentonun diğer görevleri yapmasını da tartışalım o vakit.
bu laflardan sonra sıkça yapıldığı gibi sen halkın düşmanı, jakoben bilmemnesin diye özel mesaj atan arkadaşlara bir bir cevap atmayacağım. bi ixtrip gidin başımdan.
edit: chp'nin halktan kopuk olduğunu söylemek, "hayata soldan bakan" birisi olarak solun elitizmi aşmasını ve böylelikle kitleselleşebilmesini talep etmek şeriatçılıkla itham ediliyorsa, söylenecek söz bitmiştir. muhakeme yitip gitmiştir. "sol bir kimlikle" solun zaaflarını belirtmek kötülenecek ve hatta şeriatçılıkla itham edilecek bir şey mi? hayat bu kadar basit mi? politik düşünce bu sığlığı hak etmiyor.
22 temmuz seçimlerinden sonra halkın kimi seçtiğini gördükten sonra "evet lan! halk seçemez!" şeklinde desteklediğim cümle... demokrasi buysa istemiyorum kardeşim... zaten terk edicem ülkemi...