belki ilginizi çeker
  1. · cumhurbaşkanını halk seçsin
  2. · cumhurbaşkanını halkın seçmesi
  3. · mersin e kurulacak nükleer santral
  4. · icat edilmesi gerekenler
  5. · cumhurbaşkanı marty mcfly olsun kampanyası
gündem
  1. · ezel
  2. · günün tek kelimelik özeti
  3. · 2012
  4. · prison brake
  5. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  6. · the twilight saga new moon
  7. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  8. · paulo coelho
  9. · güvenlik açığı

cumhurbaşkanını halkın seçmesi  

 sayfa  / 4
  1. son dönemlerde çok sık karşılaşılan bir laf. ve sonunda eski cumhurbaşkanı süleyman demirel'in de desteğini almıştır.
    http://www.internethaber.com/...
    şöyle bi hükümete doğru kafamızı çevirince "hayır halk seçmesin" demek belkide en mantıklısı. şu an için konuşmak gerekirse meclis seçsin desek oda olmuyor. zira kimin seçileceği ortadadır. yani aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık...
    (sahra, 20.12.2006 18:59 ~ 23:07)
  2. evet halkımızın seçme yeteneği son derece başarılıdır. yıllardır tanığız buna. bu istek, cumhurbaşkanını değil halk; etiyopyalılar seçse yine bir şeyin değişmeyeceği hede hödödür. sorun nasıl seçtiğimiz değil neyi seçebileceğimizdir. buna türkiyede demokrasi diyoruz.. "ahmet mi mehmet mi?" "yok ahmet şöylee. n'apayım mehmet'i alayım bari.. ya da mehmet gelmesinde en kötü ahmet!e razıyım ben" tarzında, seçimlerin cumhurbaşkanlığına yansıyacak halidir.
    (anarsist, 20.12.2006 19:22 ~ 21:54)
  3. cumhurbaşkanını halkın seçip seçmeyeceğini halk belirlesin önerisini akla getiren tartışma.
    (yedinin yedincisi, 20.12.2006 19:33)
  4. eski anayasa mahkemesi başkanı olan cumhurbaşkanımızın bile anayasanın gereklerine karşı çıkarak erken seçim istemesi, anayasamıza göre halkın seçtiği oylar ile oluşan meclisin karar vermesi gerekli olan ve de gayet mantıklı olan bir seçimin bazı otoriter güçler tarafından engellenmek istenmesi gibi çeşitli şeylerin oluştuğu bir ülkede yaşıyoruz. artık diğer senaryoları düşündükçe en optimum yol bu konuda "cumhurbaşkanını halk seçsin"dir.

    ama genel bir mantık yürütmek gerekirse kaç tane aday olursa olsun, eğer en sonunda 51% oy alan aday cumhurbaşkanı olacaksa sonuç ortadadır. olaya at gözlüğüyle bile bakacak olursak, türkiyede sağcılar solculardan sayıca fazladır ve oy oranı düşse bile hala en çok oyun hangi partide olduğu aşikardır. sonucu belli olan bir cumhurbaşkanlığı seçimi istemiyoruzz
    (workinglynx, 20.12.2006 21:50)
  5. şimdi mi aklınıza geldi muhalefet yapmak dedirten muhalefet çırpınışıdır.
    (superista, 20.12.2006 22:53)
  6. efendim, özal cumhurbaşkanı olmadan önce demirel, demirel olmadan önce erbakan, demirel'in süresi uzatılma tartışmalarının olduğu ve sezer'in seçilmesinden önce yine erbakan, rte'nin seçilmesinden önce baykal ve demirel tarafından ortaya atılan tartışma.
    yani;
    cumhurbaskanlığı kupası: şampiyon -- runner-up:

    1989(?) özal -- demirel
    1993 demirel -- erbakan
    2000 sezer -- erbakan

    2007 rte (?) -- baykal + demirel

    diyebiliriz....


    bence cumhurbaşkanlığı seçimi mahalle maçında kimin kaleye geçeceğini belirlemek gibidir. en az top sektiren geçerdi kaleye, kale en önemli mevki olmasına rağmen. özellikle mahalle maçlarında oyun kaleciyle diğerleri arasında geçtiği düşünülürse kalecenin en iyi oynayan olması gerekir di mi? ama en kazma kaleye geçerdi (evet ben çok geçtim, ama iyi kaleciydim ben) neden? çünkü kalecilik en sıkıcı yerdir. bayar, oyunun içinde değilsin, öyle depar atmak pas vermek veya şut çekmek yok, gol atmak yok en başta. şimdi kaleye kimin geçeceğine karar veriliyor. ama siyaset gol atma oyunu, kalecilik sıkıcı. bakalım kim geçecek.

    bu arada, devleti "gerçekten" yönetenler halkın seçmesini istemezler. bunlar elitisttir, halka güvenmezler. halk bunların gözünde cahil, kolay yönlendirilen yığınlardır. biri yönlendirir bunları cem uzan'ı cumhurbaşkanı seçerler, ali şen'i seçerler, fetullah hoca'yı seçerler, gelirsemkal'i seçerler, vs. bu korku vardır elitist güç merkezlerinde. yani boşuna tartışmayalım, kimse halka bu yetkiyi vermez, vermek istemez.
    (gelirsemkal, 21.12.2006 01:34 ~ 01:46)
  7. başbakanı seçen halk seçeceği için çok da bir boka yaramayacağını düşündüğüm öneri. bu seçimde rte seçilmez. bir, bilemedin iki sonraki seçimde yine soldan 20 aday, merkez sağdan 17 aday, muhafazakar kıtadan de rte adaylığını koyar. başbakanı rte seçen halk cumhurbaşkanını da rte ve türevlerinden seçer. sadece vakti biraz gecikir o kadar.
    popülist bir şekilde aynı havayı soluduğum insanlara bok atmak istemesem de her işimizin böyle olduğun söyleyebilirim. kısa vadeli çözümlerle, kendini on yıl sonranın potansiyel dünya lideri gören insanlar topluluğundan ileri gidemeyiz. çok klasik olacak yine ama bu ülkedeki çoğunluğun zihniyetini ve organize oluş şeklini değiştirmesi gerek. çok geç olmadan.
    (togisama, 21.12.2006 01:41 ~ 16:11)
  8. sözkonusu olgu gerçekleştiği takdirde rte dışında herhangi bir kişinin cumhurbaşkanı olması ile sonuçlanacak hadisedir.
    (skuba, 21.12.2006 05:38)
  9. parlamenter demokrasi'nin ne olduğunu bilmeyenler tarafından ortaya atılan sakıncalı görüş. bu sistemde kesinlikle olmaz, olabilmesi için parlamenter demokrasiden başkanlık sistemine veya yarı başkanlık sistemine geçilmesi gerekir. diktatörlüğü çok seven bir millet olduğumuz için de ilk seçimden sonra diğer seçimlerin sadece göstermelik seçimler olabilitesi de çok yüksektir. tüm gücü elinde toplayan karizmatik bir başkan ülkeyi demir yumrukla yönetebilir. en büyük sakıncası da budur. başkanlık sistemini uygulayan tüm güney amerika devletleri diktatörlüğe geçiş yapmıştır. günümüzde başkanlık sistemiyle yönetilen ülkeler içinde demokrasisini koruyan tek ülke abd'dir (kimilerine göre o bile değil).

    bu günlerde bu görüş niye ortaya atıldı? bu görüşü ortaya atanlar alenen rte'nin cumhurbaşkanı olmaması için ve ayrıca yerel hegemon güçlere yakın birisi olsun diye çırpışıyorlar. ironik bir gerçek şu ki, halk tarafından seçilse, son tur oylamaya 2 aday kalacak ve bunların birisi kesinlikle rte olacak. diğeri de kim olursa olsun oyların %51 ini alacak kişi yine rte olacak. (mantıklı düşününce sonuç bu, zira son yerel seçimlerde il genel meclisi oylarında akp %42 oy almıştır, diğerlerinin toplamı ise %58. diğer partiler toplanıp ortak aday koysa bile seçmen diğer parti liderlerinin belirlediği isme büyük oranda itaat etmeyecektir.)

    sonuç olarak, demokratik bir ülke değiliz, halk seçse de bir şey değişmeyecek, çok tanıdık bir cümle yine her platformda seslendirilecektir: (bkz: halk yanlış seçim yaptı)
    (galliani, 23.01.2007 18:53)
  10. cumhurbaşkanını hulk seçsin. o zaman kimse ses çıkarmaz.
    (hepten aykırı, 20.03.2007 19:38)
  11. (comatose, 24.03.2007 01:57)
  12. son derece saçma bir uygulamadır.cumhurbaşkanının yetkileri kısıtlıdır ve bu uygulama halk iradesinin parlamantoya yansımadığının göstergesidir.bu saatten sonra cumhurbaşkanını halk seçse ne olur babadan oğula geçse ne olur
    (absolution, 24.03.2007 04:13 ~ 14:18)
  13. bu başbakanı * seçen halk buna eşdeğer bi seçim daha yapar şeklinde düşünmenize yol açarak bi anda sinirlenmenize neden olan önerme.

    lakin cumhurbaşkanını seçecek olan meclisin o güzelim koltuklarını ısıtanları kim seçmiştir acaba.
    (karambakaravita, 24.03.2007 12:22 ~ 27.03.2007 20:00)
  14. türkiye'de uygulana sistem parlamenter sistemin bir türü olan ancak parlamenter sistemin tipik özelliklerini tam olarak taşımayan, ingiltere sistemi olarak da bilinen westminster sistemidir. siyasi sorumluluk ise başbakan ve kurduğu hükümete aittir. cumhurbaşkanı ise ülkenin bütünlüğünü ve birliğini, laik cumhuriyeti temsil eder. göreve başlamadan önce de anayasa'da tam metni bulunan andı içer. bu anlamda seboliktir, ancak yine yanılmıyorsam anayasa'nın 104. maddesinde düzenlenen görevleri yerine getirme yükümlülüğü vardır. başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek, mgk başkanlığı yapmak, olağanüstü hal ve sıkıyönetim durumlarında bakanlar kurulu'na başkanlık etmek, kanunları veto etme gibi aklıma en önemlileri gelen birtakım hak ve yetkilere sahiptir. siyasi ve cezai olarak sorumsuzdur, sorumluluk başbakana aittir. şimdi bu durumda cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiğini düşünecek olursak, kendine özgü bir sistem olan türk sisteminde cumhurbaşkanı oldukça meşru bir güç elde edecektir ve siyasi sahnede oldukça etkin bir rol alacaktır. sistem tek kişinin iktidarına dönecektir, halk tarafından seçilmesini de icraatlarının haklı bir gerekçesi olarak gösterecektir. kısaca her ne kadar bugünkü durumdan hiç mi hiç memnun olmasam da, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi bizim sistemimiz açısından akıllıca bir yol değildir. kaldı ki, bunu yapan halk, cumhurbaşkanı seçimlerinde neler yapar kim bilir...
    (mor kulaklı mavi kurbağa, 24.03.2007 13:01 ~ 25.03.2007 18:43)
  15. parlamenter sistemin mantığına tümüyle ters önerme. öncelikle parlameter sistemin tanımı:

    epstein'e göre parlamenter sistem, yürütme iktidarının yasama iktidarından kaynaklandığı ve ona karşı sorumlu olduğu anayasal demokrasi tipidir. yürütme organı ikili yapıdadır. hükümet, yasama organı içinden çıkar ve siyaseten yasama organına karşı sorumlu yapıdadır. devlet başkanı -bizim sistemimiz için cumhurbaşkanı- ise cumhuriyet tipi parlamenter rejimlerde meclis içinden seçilen cumhurbaşkanı *, monarşi tipi parlamenter rejimlerde ise monarktır *. devlet başkanı yasama organı karşısında sorumsuz yapıdayken sorumluluk doğuracak eylem ve işlemleri yürütmenin diğer kanadına, yani hükümete karşı imza yöntemi ile aktarılır.

    yasama organına karşı siyasi olarak sorumsuz yapıda olması demek, devlet başkanının görev süresi içerisinde ne parlamento, ne de hükümet, hiçbir güç tarafından görevinden alınamayacağı anlamına gelmektedir. bu ilke, ingiltere'de westminster'ın monarktan yürütme yetkisini koparma mücadelesinde pragmatik olarak ortaya çıkmıştır. parlamento, kralın sorumsuzluğunu onu yetkisizleştirme amacı olarak kullanmış ve kralın sorumsuzluğu onun yetkilerinin sembolik hale gelmesine olanak vermiştir, sorumluluk doğuran yetkileri fiilen parlamento kullanır olmuştur. devlet başkanının siyasi sorumluluğunun öenmli bir yansıması ise, bu makamda bulunan kişinin siyasi partilere eşit uzaklıkta durması, tarafsız, bağımsız bir hakem konumunda bulunmasının istenmesidir. böylece sistem içinde devlet başkanı yürütmenin hükümet kanadı ile yasama arasında bir denge unsuru olacak, sistemin işlerliğine yardımcı olaraktır.

    bu esaslardan ötürü, cumhurriyet tipi parlamenter sistemlerde cumhurbaşkanını parlamentonun seçmesi ilkesi yerleşmiştir. nasıl ki bir parti, seçilmek amacıyla kendi programını hazırlayıp ideolojisine göre bir yol çizip halktan oy bekliyorsa; hiçbir icrai yetkisi olmayan, aktif politika yapamayan, görev süresi içinde düşürülemeyen, bir iki istisna dışında sorumsuz ve suçlanamayan, hesap sorulamayan bir kişinin programını nasıl uygulayacağı büyük merak konusudur, hele ki bu kişinin tarafsız, bağımsız bir hakem olması isteniyor ve bekleniyorsa. halkın büyük bir çoğunlukla seçtiği cumhurbaşkanı karşısında -cumhurbaşkanı seçiminde nitelikli çoğunluk, en azından salt çoğunluk aranması esastır- çok daha düşük bir çoğunluğa sahip olması kuvvetle muhtemel bir hükümetin ezileceği, ayrıca halk nezdinde sahip olduğu prestije dayanarak istediği gibi hareket etmesi sonucu parlamento için tehlikeli bir unsur haline gelmesi son derece olasıdır. fransa'da 3. napoleon 1848 yılında kendisini büyük bir çoğunlukla cumhurbaşkanı seçen halka güvenerek diktatörlüğünü ilan etmiştir. meclis içinde her zaman tarafsız bir aday üzerinde uzlaşma imkanı sözkonusuyken * cumhurbaşkanını halkın seçmesi durumunda böyle bir olasılık gündeme gelmeyecektir. her parti, toplum üzerindeki etkisine güvenerek kendi görüşünden bir adayı destekleyecek, tarafsız olması istenen cumhurbaşkanının tarafsızlığı yara alacaktır. ayrıca seçim döneminde yapılacak yıpratıcı propaganda ile, seçilen cumhurbaşkanı daha göreve başlamadan parlamentonun ve halkın nezdinde cumhurbaşkanının verdiği güven zedelenecektir.

    kısacası, parlamenter sistem mantığı içerisinde cumhurbaşkanını halkın seçmesi kabul edilebilir, işleyebilir bir yol değildir.

    kaynakça: bülent tanör, necmi yüzbaşıoğlu, ahmet kerse, kemal gözler.
    (manticore, 24.03.2007 13:02 ~ 25.03.2007 19:22)
  16. önermenin piyasaya çıkış zamanı düşünüldüğünde esas amacının daha demokratikleşmek değil de mevcudiyeti kadar demokrasinin bile sonuçlarına tahammul edemeyip müdahale etmek olduğu açık.
    kendimden biliyorum. birbirimizi kandırmayalım.

    o halde gene rte seçilirse napacaz. en temizi bizim halk değil amerikan halkı falan seçsin. garanti olsun.
    (nebiliyimben, 25.03.2007 02:31)
  17. zaten dolaylı olarak cumhur başkanını da halk seçmektedir. millet vekilleri gökten zembille inmemekte.
    (adsız, 25.03.2007 12:37)
  18. valla benim bu halka güvenim yok recep tayyip erdoğanı başbakan seçen de bu halktı o yüzden en temizi yine meclis seçsin dedirten söylemdir.
    (nagişşş, 11.04.2007 18:24)
  19. burada haklı aşağılayanlar acaba nerde yaşıyor merak ediyorum. sanırım sözlüğe gurbetçi vatandaşlarımız beydah olmuş. o senin halk dediğin baban, annen, amcan,dayın ,enişten,deden vs. den oluşmuyor mu zaten. haklın seviyesi düşükse ve sen bu seviyeye inemezsen hiç bi s.... yiyemezsin haberin olsun.
    (dengesek, 11.04.2007 18:37)
  20. milletvekillerini de cumhurbaşkanı seçti mi tadından yenmez.
    (birbirbiribirilerine, 12.04.2007 00:27)
  21. yalan önermedir. en iyi metodfrp zarını atarak seçmektir.
    (keyif pezevengi, 13.04.2007 23:26)
  22. bugün abdullah gül'ün önerdiği durum. anap ile birlikte hareket edilip hayata geçirilmesi kuvvetle muhtemeldir.

    ayrıca,
    (bkz: cumhurbaşkanını halk seçsin)
    (cerceve, 01.05.2007 21:21 ~ 21:21)
  23. anayasada bazı değişikliklere gidilerek yapılabilecek eylemdir.bu cumhurbaşkanı'nı halk seçsin demekle olucak bir eylem değildir.başkanlık sistemine geçmek gerekir. yoksa milletvekilini seçen halkın kalkıp birde cumhurbaşkanı seçmesinin pek bir anlamı olmaz.ayrıca o durumda şuan istemediğiniz abdullah gül'ün seçilme ihtimali daha yüksektir. nerden bakarsanız bakın akp şuan tek başına en çok oyu alabilicek parti konumunda. akp'ye oy verenlerin,akp'nin adayına oy vermeleri çok doğaldır.herhalde abdullah gül babasının hayrına halk seçsin demiyor.başkanlık sistemine geçip başkan olarak rte'nin seçilmesi bile olanaklı kılınabilir.
    (dark elven, 01.05.2007 21:23 ~ 21:27)
  24. abdullah gül'ün geç farkına vardığı ya da farkına varmayıp bu emrivaki cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında izlenen politikalardan kıvırtmaya çalışmasını sağlayan cümledir.ılımlı olması açısından doğru bulmamak mümkün değildir,ancak bunun olası bir erken seçim(olası değil kesin aslında) hali için bir tür propaganda cümlesi olduğunu düşünmemek elde değil.

    (bkz: uyanda balığa gidelim)
    (sirseri, 01.05.2007 21:37 ~ 21:43)
  25. (gölgeningücü, 01.05.2007 21:50)
 sayfa  / 4

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil