taraftarları providence, rhode island olimpiyat stadyumunda;
-ph'nglui mglw'nafh cthulhu r'yelh wgah'nagl fthagn
şeklinde tempo tutar, şarkılar söylerler.
h.p. lovercraft'ın korku öyküsü olan cthulu'nun çağrısında yürüyen ya da tökezleyen bir dağ ve yıldızların yeşil yapışkan dölü olarak geçer cthulhu. aslında efsaneye göre bir mezheptir ve bu mezhebe dahil olan yüce eskiler çağlar önce ölmüşlerdir ancak yıldızlar uygun konuma geldiğinde dirileceklerdir ve cthulhu yaratığı uyanacaktır. cthulhu yaratığı da kendisine ait olanı , ona gelen ve onu bilen canları teker teker alacaktır, efsane işte!
that is not dead which can eternal lie;
and with strange aeons even death may die
şeklinde tanımladığı, avustralya nın batısında, okyanusun derinliklerindeki çamur ve balçıkla kaplı, geometrisi tamamen yanlış olan batık şehir r lyeh te düş görerek bekleyen, yüce eskiler in yeryüzündeki en büyük temsilcisi ve en büyük rahibi/büyücüsü, esoterik dagon tarikati nin esas adamı ve dagon un efendisidir. yıldızlar doğru konuma geldiğinde duyarlı insanların düşlerine girerek milyonlarca yıl boyunca unutulmamasını sağlamıştır ve cthulhu mezhebi ni de ayakta tutmuştur. kilometrelerce yüksekliktedir, başı ahtapotu andırır, ayakları yarı palet, yarı pençe görünümündedir, sırtında iki adet en öküz boyutlusundan kanat vardır. h p lovecraft yaratısıdır.
bir de google'da falan araştırınca birçok çizimine denk gelinmektedir, merak edenler için...
yerkürenin efsanelerinden birisi. kimileri, "uydurma" diyor, hiç inanmıyorum. cthulhu da en az valhalla, neverland, avalon ve cinler ve periler ve gökten gelen astronot tanrılar ve ecinniler ve binbir gece masalları ve endless ailesi kadar gerçek. insanoğlu kusurlu bir mahluk, kendisini bazı şeylerin kesinlikle var olamayacağına dair kandırdı. bütün bunlara karşın, bard'lar ortadünya'nın tavernalarına yürüyüp a past and future secret'ın sözlerini hatırlamaya çalışırken, diğerleri ise, "daha mühim sorunlarımız var, çalışmamız lazım" diyerek, beşinci mevsimi yok ettiler.
en az bu dünya kadar gerçekti cthulhu. sadece, aynalar dışında hiçbir şeyin gerçek olmadığı yönünde bir yalan dolana inandırdık kendimizi. yazık ettik.