4 haziran 2006'da cnbc-e'de yayınlanan bölümünün bazı sahneleri sayesinde midemin kalkmasını sağlamayı başarmış yegâne dizi.bahse konu bölümde bir restoranda yapılan yemekleri(!) ve yiyenleri gösteriyorlar.bazı sahneleri şöyle:
- canlı ahtapotu çubuğa takıp canlı canlı yemek.
- güney amerika'dan getirtilmiş kırk ayakları canlı canlı yemek.
- una bulanmış ve kızartılmış tarantulayı yemek.
- bazı yemeklerin yanında ya da daha ziyâde üzerinde servis edilen kurtçuklar ve kırk ayaklar.
göze çarpan bazı yemekler bu şekilde.bunları yiyen insanlarında(!) ne menem zevk aldıklarını anlayamıyorum(gerçi vejeteryanlar için inek eti yiyenlerde aynı hesap olsa gerek).
(bkz: iğrenç)
(bkz: allah akıl fikir versin)
(bkz: gut)
2. sezon finalinin, diğer csi dizileri gibi havada bittiği dizidir. 24. bölümde flack, ny'un göbeğinde patlayan bir bomba sonucu yaralanmış, mac'te "iyileşeceksin dostum" diyerek finali bitirmiştir. helal olsundur.
şimdi her dizinin kendi çapında bir jargonu vardır. csi'ın da kendi çapında bir jargonu var doğal olarak. aslında jargondan çok kriminolojik oayların açığa çıkarımasında kullanılan kimyasallar ve yöntemler desek daha doğru olur gibi. izlerken zorluk çekmemek için öğrenin efendim aletlerin ne işe yaradıklarını.
alternatif ışık kaynağı: değişik dalga boylarında ışık yayan bu alet gözle görülmeyecek kadar küçüklükteki kanıtları yakalamak için kullanılır.
protein boyası: garantici yöntemdir. çok fazla kullanılaz, delil konusunda sıkışıklığa girildiğind başvurulur genelde. mekanizma şudur; bazen kurbanın kanından gözle görünmeyecek kadar az bir miktar elbiselerinin üstünde kalır katil adaylarımızın. bu durumlarda kandaki proteinle temasa geçtiğinde siyah renk olan bu boyanın kullanımı tercih edilir.
doku analizi: insan dokularının kimyasal analizini yapar, zehirlenme şüphesi olduğunda sıklıkla başvurulur.
analitik ölçek: adli tıp deneylerinde kullanılmazk üzere insan dokularının çoğaltılmasını sağlayan cihaz.
yankısız oda: ses yalıtımlı, sıfır yankı veren özel yapım oda.
balistik jöle: balistik analiz için kullanılan doku kopyası.
kolposkop: tecavüz vakalarında kullanılan elektronik mikroskop.
mor ışık: delikli yüzeylerde kalan silik izleri tamamlamak için kullanılan florasan benzeri ışık
parmak izi mikroskobu: mermi, silah ve benzeri eşyalar üzerinde parmak izi arayan mikroskop.
dragen tüpü: bir sıvının zehirli olup olmadığını tespit etmek için kullanılan tüp.
eletro bomba imha: elektronik sinyalleri bozmaya yarar, uzaktan güdümlü bombaların sinyalizasyonunu delerek etkisiz hale getirir.
hema glow: kandaki kimyasalları ayrıştırmak için kulllanılır.
integrated ballistic imaging system: silahın ateşlendiği andaki titremesinden silahın ne yönden ateşlendiğini görüntüleyen bilgisayar sistemi.
luminol: kandaki hemoglobinde bulunan demir ile temasa geçtiğinde mavi ışık yayan kimyasal bir maddedir. yüzeydeki kan temizlenmiş olsa dahi bu madde kullanıldığında parlar.
magnetic powder: dikey ve yatay yüzeylerde parmak izi tespitinde kullanılan toz
açılımı crime scene investigation-new york olan ancak esprili anne tarafından cinayet sizin işiniz-new york olarak değiştirilen, cnbc-e'de yayınlanan mükemmel bir polisiye dizidir.
izleyeceğiniz zaman başından bi daha bitene kalkamayacağınız, sizi koltukla birleştirici etkiye sahip , bu abd ne kadar gelişmiş yöntemleri varmış ulan diye de tepki verdiren polisiye dizisi,
amerikanın şimdiye kadar yapmış olduğu en iyi polisiye dizi.bir kere izlemeye başlandı mı tiryakilik yaratan dizi.bu sezon cnbc e de göremedim.en yakın zamanda başlamasını sabırsızlıkla bekliyorum
teorik bilgilerin kusursuz olarak pratiğe döküldüğü dizi. gerçekçiliğini tartışılır hale getirmekte tabi bu durum.
türkiye'de ise işler birazcık daha farklı yürümekte. bahsedilen doku parçası bütün bir kol olmasına rağmen "gönderdiğiniz doku parçasından dna örneği elde edilemedi" yanıtının alınabilmesi gibi.
izledikten sonra gaza gelinip "allahım ne kadar da heyecanlı, neden bir oyi:ist (olay yeri incelemeleri:istanbul) da yapılmıyor ki?" sorusunu akla getiren dizi. bunlar da yapılmamasının nedenlerinden bir kaçı:
- olay yeri incelemelerinin yalnızca %20'sinin başarıya ulaşarak olayın aydınlatılabilmesi.
- yeterli bir yapılandırma olmadığı için (kimin ast kimin üst olduğu kesinleştirilemediği için) her önüne gelen kurumun( jandarma, polis, adli tıp...) kanıt toplayarak kanıtları birbirinden gizlemesi, birbirine vermemesi.
- yoldan geçen vatandaşın dahi içten gelen bir dürtüyle "aha noluyo lan orda bir de ben bakayım, daha da bir yakından göreyim, merakımı daha bir iyi gidereyim" diye güvenlik şeridini geçme hakkını kendinde görmesi.
- "bir delil nasıl karartılır?" hususunda ekiplerin ekseriyetle uzmanlık yapması.
csi: los angeles kadar güzel olmasa da izlenesi crime scene investigationdizisi. 4.sezon bölümleriyle mart'ta cnbc-e de tekrar yayınlanmaya başlanacakmış.
dördüncü sezonda bruckheimer'ın neyine abdest alıp neyine namaz kıldığını anlayamadığım bir divane dizi olmuştur. şimdi bruckheimer'ın içinde parmağının olduğu her iş ortalamayı tutturur da bu csı ny rotayı şaşırdı sanırım. birinci sezon tek cinayet tek bölümdü, ikiyi hatırlamıyorum, üçüncü sezonda 60 dakikaya iki cinayet sokmaya başladı, aklı sıra sürümden kazanacaktı fakat ben bıraktım izlemeyi. yarım saatte bir cinayet mi çözülürmüş?
her neyse dördüncü sezona geldik. ilk iki bölüm "tek olay" üzerinden gitti son bölümde "çift olay"a dönüp okey dışa atmayı deniyor ama olmayacak. çünkü işin içine sci-fi , bilimkurgu da soktu.
teknoloji şahikası akıllı arabalar, dâhi sanayi çırakları ve zaman makinesinde yolculuk yapan bilim adamları.
her şeyi güzel hoş da o bilgisayarların başına geçtiklerinde programların çalışırken döndürdüğü efektler öldürüyor beni. teknolojinin dibine vurup steryo lazerli aletlerle topraktaki lastik izinin üç boyutlu görüntüsünü almayı anlarım ama neden bir kelimeyi farklı dillerin veritabanında aratırken kelimenin harflerinin döndüğünü anlayamam. matrixvarî efektler, aranan kelimenin laboratuvardaki tüm dev ekran lcd'lerde yanarlı dönerli gözükmesi, dna eşleşmesi çıkınca las vegas'da büyük ikramiye tutturmuşuz gibi ekranlarda üç boyutlu efektler eşliğinde "matched!!!" uyarısının çıkması kusturdu beni artık. az durun be. ciddi bir olay yeri inceleme dizisi çekiyorsunuz sözde. ileride çocuklarımız, torunlarımız sizin dizinizi izlediklerinde size bizim lambaları yanıp sönerken metalik bir sesle konuşan ve meteor çarpınca dumanlar çıkartan uzay yolu bilgisayarına baktığımız gibi mi baksınlar istiyorsunuz?!