bir çok eski mısır dinsel motifiyle birlilkte,
yahudi, mazdeist, stoacı, platoncu, yeni-platoncu ve
gnostik temaları taşır. ufak bir
iran etkisiyle birlikte tamamıyle bir mısır yahudi senkretizmi, yani farklı kökenlere sahip farklı düşünce veya tezlerin olgusal olarak birleşmeleri örneğidir.
iyimser ve kötümser olmak üzere iki ayrı öğretiye sahiptir.
iyimser olan öğretide evren iyidir, güzeldir, çünkü evren tanrıyı içinde barındırır, görünmez tanrı evren ile kendisini sergiler. bu yüzden de evrenin güzelliğine tanık olan ve izleyen kimse tanrısallığa varır. tek olan tanrı her şeyi yaratandır. tanrıdan ve evrenden sonra gelen insan, üçgenin üçüncü köşesini oluşturur. insanın amacı, göksel şeylere tapınmak ve materyalizmden kaçınmak olmalıdır.
kötümser olan öğretide ise, evren özünde kötüdür, çünkü evren hiç bir şekilde gerçek tanrı'nın işi değildir. çünkü gerçek tanrı, her şeyin üzerindedir ve varlığının gizemlerinde gizlidir. dolayısıyla evreni terk etmeyen, ona sırt çevirmeyen kişi tanrıya da ulaşamaz. dünya kötülüklerle dolu olduğundan, tanrısallığa ulaşmak için dünyaya uzak kalmak gerekir.
metinlerin birinci bölümünde evrenin ve insanın oluşum tablosu vardır. bu tabloya göre, en yüce varlık olan
nous, önce bir yapıcı tanrı olan ''
demiurgos'''u yaratır. demiurgos'da önce evreni sonra da göksel insan olan ''anthropos'''u yaratır. bu göksel insan, sevgiye kanarak alt katlara doğru iner ve doğayla birleşerek yeryüzü insanını oluşturur. ancak o günden beri yeryüzü insanı ve göksel insan olan ''anthropos'' ayrı kişilikler olarak kalır. bu yüzden de yeryüzündeki canlılar arasında bir tek insan, hem ölümsüz hem ölümlü, çift doğaya yani hem tanrısal hem de materyalist iki yüze sahip varlıktır.