sadece
pink floyd'un değil, tüm zamanların en iyi şarkılarından biri. solosu eşsiz güzelliktedir.
pulse versiyonunda
the wall'dakinden 3 dakika daha uzun sürmektedir ki bunun tadından yenmez.
roger waters ile
david gilmour'un ortak çalışmasının ürünüdür. hem sözleriyle hem de müziğiyle birçok duyguyu içinde barındıran nadir eserlerdendir. anlatılmak istenen her şey, tüm duygular solonun içinde vardır. bu özelliğiyle zamanı durduran bir şarkıdır.
çalındığı her yerde insanı etkiler. mutlu olun ya da olmayın farketmez, birkaç notasını duyduğunuz anda sizi etkisi altına alır ve son notasına kadar sizi bırakmaz. ağlatır evet..
öznel olarak tanımlamak gerekirse; en sevdiğim grubun en sevdiğim şarkısıdır comfortably numb.
türkçe çevirisi de bunun gibi bir şeydir:
merhaba?
içeride kimse var mı?
beni duyabiliyorsan yalnızca başını salla.
evde kimse var mı?
hadi ama,
duyuyorum kendini kötü hissettiğini.
yatıştırabilirim acını.
ve ayağa kalkmanı sağlıyabilirim senin.
gevşe.
biraz bilgiye ihtiyacım var önce.
yalnızca temel şeyler.
gösterebilir misin bana neresinin acıdığını?
azalttığın hiçbir acı yok
uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta.
sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun.
dudakların kımıldıyor fakat duyamıyorum ne söylediğini.
çocukken ateşlenmiştim bir gün
ellerim sanki iki balon gibiydi.
şimdi aynı duyguyu bir kez daha yaşıyorum
anlatamam , anlayamassın da
ben normalde böyle değilim.
şimdi keyifli bir uyuşukluk içindeyim.
tamam
yalnızca bir iğne batması.
artık kalmayacak hiç bir aaaaahhhhhhhhh!
fakat kendini belki biraz hasta hissedebilirsin.
ayağa kalkabilir misin?
sanırım etkisini gösteriyor, iyi.
bu senin gösteriyi sürdürmeni sağlıyacak
hadi gitme zamanı.
azalttığın hiçbir acı yok
uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta.
sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun.
dudakların kımıldıyor fakat duyamıyorum ne söylediğini.
çocukken
bir şey ilişmişti
gözümün ucuna.
dönüp baktım fakat kaybolmuştu
tanımlayamıyorum şimdi onu
çocuk büyüdü,
düş kayboldu.
ve ben keyifli bir uyuşukluk içindeyim.