ben 6 aydır ağzıma kola koymadım. aklıma bile gelmedi. bu araştırmaya girmeseydim yıllarca içmeyebilirdim.
dün gece 12'den saat 5'e kadar coca-cola'yı araştırdım ve sabaha karşı aniden bir coca-cola arzusuyla yanıp tutuşmaya başladım. çok saçmaydı 6 aydır içmediğim birşeyi birden istemek. birden bunun satış stratejisinin bir parçası olduğunu anladım.
dünya üzerinde elektriğin ulaştığı her yere coca-cola da ulaşıyor ve dünya üzerindeki insanların tamamı hayatlarında bir kez de olsa coca-cola içmiş durumdalar. sevseler de, sevmeseler de denemek için sadece bir kez.
bu bir kez bile bu tadın hafızaya kazınmasına yetiyor. artık coca-cola'nın ne olduğunu biliyorsun ve coca-cola çağrıştırıcak birşey duyduğunda bile canın istemeye başlıyor. sizce coca-cola şu anda dünyada bir dakikada 5000 şişe sattığı halde neden hala reklamlara milyon dolarlar harcıyor? zaten oldukça fazla satılan bir ürünün bu denli reklamı olması mantıklı mı? ama bu farklı. bunun amacı insanlara her an coca-cola'yı çağrıştırmak ve bilinçaltının coca-cola istemeye şartlandırılmasından ibaret. yani bu pavlov'un şartlı refleksine süper bir örnek.
anlatabildim mi?
bu sabah uyandığımda ilk işim bakkala gidip coca-cola almak oldu...
şu anda oluşturulan sınırsız bir hedef kitle hacmi ile potansiyel müşterileri ikna çabası. kısacası, ramazanda aile sofralarımızın muhafazakar gülü. rock n coke ta asi gençliğin susmak bilmeyen sesi.
sergio zyman adlı pazarlama gurusu tarafından radikal kararlar ile uygulanan, geçmişte pepsinin pazar lideri olduğu tüm ülkelerde, coca cola'nın pazar lideri olmasıyla sonuçlanan başarılı bir satış politikasıdır.
oldukça hoş reklamlar hazırlamak -coca cola light şarkısı dillere pelesenk olabilir, o derece- ve marka tutkusuna sahip olanlardan yararlanmak gibi belli başlı hedeflerle hazırlanmış stratejidir. bunun üzerinden milliyetçilik yapanlar, "cola turka içelim, hobarey" diyenler esefle kınanır.
~ niye kınıyoruz? coca cola için serbest çağrışım yapmak suretiyle "kafir la bunnar" gibi peşin hükümler verenlerin gazlı içecekler için verdikleri gazlar da çamur atılarak yapılmış satış stratejisidir, yoksa hiçbir garezim yok.
kocaman bi dünya haritası alsak, dünya üzerindeki bütün şehirlere kırmızı bi lamba koysak, o şehirde satılan her coca cola için o lambayı yaksak, harita ışıl ışıl olur değil mi? hatta bunu şehirlere değil ilçelere, kasabalara yapsak bile haritada sürekli yanar ışıklar. çok satıyo deyyuslar.
"milyonlarca bedava bir litre" kampanyası düzenleyen, fakat toplamda bir milyon tane bile bedava dağıttıkları konusunda ciddi şüphelerim olan bir stratejidir. neden mi?
ben yurtta kalan öğrenci bir insanım. haftada 3-4 defa 1 litrelik kola alırım. okulun başlamasının üzerinden 6-7 ay geçti ve vaadedilen bedavalardan bana -abartmıyorum- henüz bir tane bile çıkmış değil! hep altında ne idüğü belirsiz birkaç harften oluşan bir şifre çıkıyor. bana milyonlarca kola var deyip de daha 1 litre koklatmayan firmaya futbol topu mu buzdolabı mı her ne karın ağrısıysa onu alabilmek için kimbilir kaç milyon tane sms çekmem gerekir!..
hayır sırf benim içtiklerimi çıkartsak geri kalanının bedava falan olması gerekiyor arkadaş..
not: çok fazla kola içiyormuşum bu arada.. hesaplayınca.. azaltmak lazım.
pakistan ve suudi arabistan'da başarılı olamamış stratejidir.her dükkanda pepsi bulabilirken coca cola'yı günlerce aramam sonunda sadece iki dükkanda bulabildim.
(bkz: çok çalışmam gerek anne çoookk)
diktatör tutumu sergileyen bayilikler sayesinde gerçekleştiğine inandığım olaydır. diyelim ki bir mekana oturdunuz, kolayı hiç bir şekilde içmediğiniz için garsondan ice-tea istediniz, büyük olasılıkla kısa bir süre sonra önünüze nesteadenen iğrenç ötesi tadı çaydan başka her şeye benzeyen, coca cola company ürünü içecek gelecektir. sebebi ise coca cola cı abilerimizin lipton ice-tea isimli oldukça lezzetli olan içeceği dolaplarına koydurmamalarıdır. bu ve benzer durumlar diğer içecekler için de geçerlidir. büfe işleten bir arkadaşımın söyledikleri dediklerimi doğrular yöndeydi ayrıca çoğu kantinlerde de aynı durum söz konusu ne yazık ki.