yamulmuyorsam daha türkiye'de sinemalara girmeyen, başrolünde adam sandler'ın olduğu çok komik bir film.
elindeki kumandayla dünyayı yönetebilen bir adamın macerasıdır kısaca.
duygusal olarak oldukça tatmin edici, adam sandler'dan beklemediğim bi oyunculuk, çok duygusal sahneler ve filme mükemmel uyan cranberries şarkısı linger. hayatı sorgulatan, sevdicekle izlenmesi gereken bi film.
ilk bölümleri komedi olan; lakin ilerki bölümleri ise insanı ağlatacak derecede hüzünlü olan, hoş bir film. dolores o'riordan'ın filmde gözükmesinin, filmi beğenmemle hiç ilgisi yoktur*.
kötü bir bruce almighty taklidi filmdir. dolores ve kate beckinsale dışında görülmeye değer bir tarafı olduğunu söylemek sinema dünyasına haksızlık olur.
rob schneider'in prens habeeboo rolüyle kısa da olsa şenlendirdiği film.başlarında komedi unsuru fazla,sonlarına doğru bu unsuru oldukça azaltıp gözleri dolduran,christopher walken'la sevindiren bir film.izlenesi.
aslında adam sandler'a sevmeme rağmen pek de başarılı bulamadığım film. ama kate beckinsale görülmeye değerdi. film boyunca yalnızca bir tek espriye güldüm onu da paylaşmak isterim. adam sandler'ın oynadığı karakterin doğumunu anlatan bir sahnede veledin penisinin küçük olması dolayısıyla öncelikle kzı çocuğu sanıyorlar. yıllar sonra anne ve babasıyla konuşurken bu konu açılıyor ve babası oğlunun penisi için "küçük bir nane şekeri gibi" diyor. adam sandler da "gel o zaman nefesini ferahlatayım" diyerek karşılık veriyor. ben de sırf bu espriye güldüğüm için sinemaya 10 ylt veriyorum. anlayacağınız bence sinemada görülmesi gereken filmler arasından ilk eleneceklerden olmalı.
yazıya genel bir giriş yapacaktım, anafikri ilk paragrafın son cümlesinde verecektim ama aklım kate beckinsale'de kaldı..güzelliği ile izleyenleri büyülüyor bu filmde..kamera karşısında görüldüğü en güzel haliyle oyunculuğunu sergiliyor bu filmde..adam sandler hakkında da ekstra bir şey söylemek istemiyorum, izleyenler bilir, onun hakkındaki en güzel yorumları cartman yapmıştır..öte yandan christopher walken da filmin bonusu..
kate beckinsale gibisinden bir eşin olduğu aile en önemli olgudur..anafikir son 4 kelimede saklı..
klişe bir film olmasına rağmen, bana babamı gecenin bir yarısı aratmış olan filmdir. bunun dışında senaristler adam sandler'i öldürseydiler daha da orijinal olabilecekmiş gibi geldi bana.
öncelikle çok güldüren, daha sonra üzüntüden ağlatan, daha sonra da sevinçten yine ağlatan güzel bir film.
babam ve oğlumdan sonra hiç bir filmde ağlamamıştım. bu film beni yine ağlattı.
dvd arşivinde bulunması gereken güzel film.
afişlerinde komik gibi görünen ama sanılanın tam aksine insanı ağlatan, ailenin önemini belirten ve bunu da çok iyi başarabilen filmdir.adam sandlerın oyunculuğu kate beckinsalenin güzelliği ve çocuklarının tatlılığıyla birlikte güzel bir film ortaya çıkmış.izlenmesi tavsiye edilir.
yönetmeni frank coraci olan adam sandler'in başrol oynadığı komedi filmi.christopher walkenyan rolde olmasına rağmen "yok böyle bir oyunculuk" dedirten bir performans sergilemektedir.
sonu gayet tahmin edilebilir olan, yer yer sıkan yer yer eğlendiren, başyapıt olmamasına rağmen eğlencelik olarak izlenebilecek bir film. cranberries'den lingerise sanırım filmin en çok beğendiğim kısmı olmuştur.
adam sandlerın yaşlılığını orhan boran'ın canlandırdığı film. hatta yine adam sandler'ın şişman halini de hababam sınıfındaki esmer şişman eleman canlandırmıştır. ya da ağlamaktan pek net göremedim. bu nasıl bir filmdir, bu kadar basit, bu kadar hafif, ama bu kadar koyan bir film nasıl yapılmıştır, bana kendini milyon kere nasıl izletmiştir, her izleyişimde michael'ın "father... pa..." deyişine, "family comes first" diyen benjamin'e nasıl ağlarım, "do you have to let it linger" sözleri beynimden nasıl silinmez aylardır, nasıl oturur, nasıl çıkmak bilmez.
of anasını satayım of...
zeki kayahan coşkun'un tavsiyesi üzerine izlediğim film. ''bir komedi filmi olmasının arkasında hayatın anlamını sorgulatan bir film'' demişti. ancak ben filmin komedi yönünü daha fazla beğendim.
evet, aslında ne kadar şanslı olduğunuzu anlatmak gibi bir fikri var ama aynı zamanda komik de. ya da herkes gibi benim de izlemeden önceki beklentilerim çok düşüktü de o yüzden beğendim. spoiler
bir kumanda ile istediği her şeyi yapabilen bir adamın hikayesi ne kadar ilginç gelebilir ki. tabii ki basit bir komedidir diye beklentimizi düşürüyoruz. ve film bitince basit bir komedi değilmiş diyoruz. spoiler
herkesin izlemesi gereken çok hoş bir film.bir sahnesinde öyle ağlamıştım ki (böyle bir şeye hiç alışkın değilim) -bu nasıl bir komedi filmi ya,başlarım böyle filme,olmaz böyle şey yaaa- diye zırlamaya başlamıştım (buna daha da alışkın değilim) ama finali süperdi
film zaten ayrı bir mükemmeldi bu kadar sade ve bu kadar etkileyici nasıl olabilir diye hala düşünürüm herkese öneriyorum kesinlikle izleyin
adam sandlerın güldürmediği, ama üzdüğü, ağlamaklı yaptığı filmdir. özellikle babasının ölümünü öğrenince oğlunun yanında ağlaması, sonra oğlunun önünde ağlamamaya çalışıp sonunda tekrar oğluna sarılarak ağlaması gerçekten takdirlik bir roldü.
adam sandlerin bu kadar etkili ve güzel oynaması belki de filmin bitişindeki jeneriğin sonlarında belirttiği '' ailenin önemini vurgulamak ve aileme hitaben ... '' notundan da anlaşılabilir. kısacası gülmek için olmasa da seyretmek için iyi bir filmdir.
dolores'in yaşlandığı gördüğümde gözümden yaş aktı. "sikeyim böyle filmi, dolores nasıl yaşlanır lan." dedim. dolores'in ve adam sandlar'ın yaşlanmış hali fena değildi de kate beckinsale' in makyajı maymunlar cehennim'in deki kadına benzemiş. götüme benzemiş kate beckinsale. hayır makyajda yüz geriltilir de bunlar bokunu çıkarmış. burun 180 derece nasıl döner abi (tamam lan abarttım biraz)? kanımca filmin en vurucu 2 tane sahnesi vardır. 1. adam sandlar'ın kumandaya basıp kate dondurup ilk tanıştığı güne gitmesi. barda the cranberries çalıp peçeteye "sabah kalktığımda hala seni seviyor olucağım" yazması. bir diğeri de en son sahne de adam sandler'in kate beckinsale'in yeni sevgilisine orta parmağını göstermesi. bak 2 sahne dedim ama yazarken aklıma bir güzel sahnesi daha geldi. dolores'in düğünde linger'ı söylemesi. sonuç olarak fena bir film değil. güzel bir komedi, aşk filmi olarak arşive katılması gerekir.