latince anahtar demek olan 'clavis' sözcüğünden türemiştir. şeklinden dolayı köprücük kemiğine bu isim verilmiş. anatomi derslerinde elinize verilen köprücük kemiğinin sağ mı sol mu olduğunu anlamak yeni başlayanlar için en belalı işlerden biridir. ayrıca kedilerde olmayan kemiktir. bu sayede dar yerlere rahatça girip çıkarlar.
kırıkları çok sakattır. iyileşmeden sonra içine sıkışan sinir dalları kalıcı ağrılara sebep olur. ayrıca küçük çocuklarda en fazla kırılan kemiktir bu. bir de plexus brachialis'in truncus'larına yastıklık yapar.
s harfi şeklinde uzun bir kemiktir. iki ucu vardır. uçları:
extremitas sternalis: medial taraftaki ucudur. kalın ve yuvarlak olan bu uçta sternum ile eklem yapan facies articularis sternalis bulunur.
extremitas acromialis: lateral taraftaki ucudur. yassı olaran bu uçta scapula'nın acromion'u ile eklem yapan facies articularis acromialis bulunur.
yüzleri:
facies superior: bu yüz, ortası hariç her tarafına kasların bağlanmasından dolayı oldukça düzdür. üst tarafa bakar.
facies inferior: bu yüzde ligamentum costaclaviculare'nin tutunduğu impressio ligamenti costoclavicularis, ligamentum conoideum'un tutunduğu tuberculum conoideum,ligamentum trapezoideum'un tutunduğu linea trapezoidea ve musculi subclavius'un tutunduğu sulcus musculi subclavii bulunur.
clavicula kırıkları çocuklarda en çok görülen kırıklardandır. bu kırıklar, genellikle kol vücuttan uzakken el üzerine düşmelerde ve omuza veya clavicula ya gelen direk darbelerde görülür. kemik sıklıkla en zayıf yeri olan 2/3 iç 1/3 dış kısmının birleşme yerinden kırılır. clavicula kırıklarında musculi sternocleidomastoideus kemiğim medial kısmını yukarı doğru çeker. kemiğin lateral kısmı ise kol ve omuz bölgesinin ağırlığı ile aşağıya düşer. hasta sarkan kolunu diğer eli ile destekler.
clavicula kırıklarında pek sık olmamakla birlikte, plexus brachialis ve bu bölgede bulunan damarlarda zedelenme görülür.