|
|
- serinin yeni oyunu, yakında piyasaya çıkacak. aşmış gelişmiş olduğu söylenen yapay zekası hakkında henüz bir şey diyemiyoruz ama şimdilik en göze batan özelliği karakter modellemesi ve 2d tepeden bakışın yenilenmiş bol 3d hali. warcraft 2 sonrasında gelen warcraft 3 gibi, üçüncü boyut civilization'a da yeni bir soluk getirecek gibi.
(bkz: sid meier)
http://www.firaxis.com/...
- yakında çıkması planlanan sid meier'in civilization serisinin son oyunu. eskisinde olduğu gibi yine bir milleti taş devri çağından alıp modern çağa ulaştırmaya çalışacağız. söylenene göre yeni oyunda modern çağda gay evliliği teknolojisi gibi şeyler de olacakmış ve bu sayede gay oranı yüksek milletler nu teknolojiyi bulduğunda halkının mutluluk oranı artacakmış.
oyunda türklerin olmaması ise türk civilization tutkunlarını biraz sıkacağa benziyor.fakat din faktorünün daha etkin hale getirilmesi müslüman evlatlarının oyunu biraz daha seveceği anlamına geliyor.şöyle ki eski versiyonlarda tek tanrılı din teknolojisini bulup tapınak falan yapıyor ve böylece halkı memnun ediyorduk.şimdi ise halkımızın dini oluyor ve mesela farklı dinlere karşı toleranslı bir politika izliyorsanız, başka dine ait bir şehir aldığınızda o insanlar fazla hırgür çıkarmıyor.ama mesela dine tolerans göstermeyen müslüman bir ülke olarak oynarsanız insanlarınız uzun cübbeler giyip sakal bırakıyorlar ve şehirlerinizde mc donalds açamıyorsunuz. fakat böyle bir garipliğin yanı sıra halkınız farklı dinlere sahip ülkelerde bombalı intihar saldırıları düzenleyip uluslararası arenada sizi zor duruma sokabiliyorlar.
oyuna eklenmesi planlanan yeni ırklar da var. mesela daha önceki versiyonlarda olmayan kanada artık oynanabiliyor. lideri ise bryan adams olarak planlanıyor. polonya da eklenmesi planlanan ülkelerden biri, ve lideri ise dini yayılmaya önem vere jean paul ıı.
oyunda yeni teknolojiler de var artık. modern çağda latin pop müziğini geliştirip, açacağınız radyo istasyonları ile halkı daha mutlu yapabiliyorsunuz.
uzun sözün kısası yepyeni özellikleri ile civilization 4 bir aksilik olmazsa bu sene sonunda fanatikleri ile buluşuyor.
- yeni eklenen ırklarla daha gerçekçi olacağını düşünüyorum. hatta bir kaç da tavsiye verelim*;
-polonya
modern age'in başında bilinmeyen bir sebepten ötürü tüm vatandaşları ölsün*
özel ünitesi de polka grubu olsun.
archer'ın yerine oyune eklensin, 2 rangeli bir birlik olup girdiği şehirdeki kültürü ve mutluluğu düşüren özel bir saldırısı olsun.
-kanada
özel ünitesi şu kahverengi şapkalı atlı abiler olsun (adlarını bilmiyorum)
süvarilerin yerine gelsinler, ama saldırı yapamasınlar. cool duruşları yeter.
-hindistan
özel ünitesi pasifboy isimli din görevlisi olsun.
2 kare yanına 2'den fazla askeri birlik gelince kendini ve 1 kara yakınındaki tüm sivil popülasyonu (toplam 9 kare dahilindeki) yok etsin.
+ hayat gerçeklerle daha güzel di mi benjamin?
- rubber shoes in motion!
& roger that
% affirmative
+ nereloloyor
- daha oyun çıkmadan gelmiş geçmiş en iyi strateji oyunu ödülüne layık görenlerin tarafımdan takdir edilip "valla haklılar" dedirten oyun.
uykusuz günler, ne günleri haftalar tekrar başladı. raminiz bol, gözünüz açık, klikiniz bereketli olsun. yemek yemeyi unutmayın
- başlığın görünce ağzımdaki zeytini düşürdüğüm oyun.. o derece severim seriyi
- gereksiz yere sistemi çok kasan, kastıran oyun
- oyunu bitirmiş (civilization nasıl biter yahu) birisi olarak bir kaç izlenim de benden..
(-) 1gb ddr2, intel sonoma 1.86 ve x700 ekran kartlı (artık pc'de neye denk gelir bilemicem ama yine de hızlı bir makinede) laptopda bile dünya devletleri (oyundaki yapay zeka) belli bir gelişimini tamamladıktan sonra acaip bir kasıntı iniyor oyuna..turnlerin geçmesi ayrı bir dert oluyor, olayın akıcılığı bozuluyor falan filan..bunun temel sebebi sid abimizin son 2 oyununda da yaptığı gibi grafiklere yüklenmesi olmuştur..her ne kadar yeni nesil oyunlar beyinden çok göze hitap etse de, sid abimizin böyle bir olaya başvurup, oyun satsın diye bu kadar kasmasına, işi büyütmesine gerek yoktu..tamam eyvallah, grafikler bal dök yala ama yine de bu oyunun akıcılığını ve performansını bozacak ise ben yokum işte..bu oyunu bir kere başarı ile bitirdikten sonra silmemdeki en büyük etmen idi..
(+) gerçekci tarihsel kavramlar ve famous people denilen hede oyuna renk katmış..nitekim elvis kendi topraklarımda doğup, güzelce bir performans sunduğu zaman ekran başında ben zevkleniyorum gerçekten..o konuda atmosferi çok iyi yakalamış oyun..yapay zekada eski oyunlara oranla çok çok kaliteli..aptal anlaşma koşulları, salak saçma istekler yine oluyor ama ortalama üstü bir oyun anlayışına ve taktik bilgisine sahip bir bilgisayar (yapay zeka) beni karşıladı oyunda..
(+) cut-scene'ler yine çok sevimli (sevimli ne demekse artık) ayrıca oyunun müzikleri de başarılı..özellikle nedir, ne çalıyordur bilemiyorum (bilip de söylemeyene de kızarım) son çağda (modern çağda) arkada çalan böyle haydi arkadaşlar kalkın ihtilal yapalım vari bir tınıya (sound'a) sahip ihtilal marşı gibi çalan şarkı oyuncuyu yeteri kadar motive ediyor..güzeldi bu ince detayları..
(-) nükleer bomba efeğini beğenmedim..ne bomba bomba değildi -pek güçlü olmamış- ne de efekti efektti..beğenmedim işte..tek amacım nagazakiye bomba atmaktı, şükürler olsun başardım ama yine de tatmin olamadım..belki de gizliden gizliye bu beni oyuna bağlıyordu..beğenmeyince sildim..evet sildim..
* * *
ilk bilgisayarımı aldığım gece civilization 2 oynamıştım..halen hatırlıyorum..onu takip eden yıllarda sürekli bilgisayarımı bir köşesinde oyun kurulu idi, demirbaş listemdeydi..eğer civilization 4'ü bir kere oynayıp siliyorsam harbiden bir sorun vardır bu işte..benim gibi civ fanatiği bir adam bunlar söyler..
kült eser olabilirmiş ama olmamış..yazık olmuş..(zeus, 26.02.2006 22:03 ~ 22.04.2006 11:52)
- grafik motorunda eski tadını barındırmayan, yine de "helal olsun la sid yine çaktırdın beni vizeden" dedirtebilecek kadar ekrana bağlayabilmiş bir oyun.
ısrarla ve hatta gerekirse "tekdir akabinde kötek" ile ek sürüm pakedini bekliyoruz, sanırım bu "kastırma", "grafik motorundaki soğukluk" gibi olaylara bir çözüm bulacaklardır...
yeni fikirler güzel ama en kötüsü bitirdiğim 5 oyunluk süre zarfında, oyunun sonuna kadar bir çok devletin sınırlarını hemen hemen hiç değiştirmemiş olması... gerçek dünya böyle değil hali ile. halbuki oyun yeni diplomasi seçenekleri ile oldukça da gerçek dünyaya yaklaşmış.
(sonu gelmeyecek yazıyı zaman kavramını göz önünde bulundurarak, alakasız bir şekilde bitirme bölümüdür)
sonuç itibari ile ümitlerimi ek sürüm paketine bağladım.
bir kıyas için.
son versiyonları, internetten indirdiğim "mod" ve "haritaları" ile civ 3 conquestin bana verdiği zevk:
9/10
civ 4 ün bu ilk hali ile verdiği zevk: 6.5/10
civ 3 ün ilk hali ile verdiği zevk: 5/10
demem o ki, ek sürüm paketlerini beklemekten başka yapacak bir şey yok.
- "bir el daha oynayayım kalkıcam!" dedirte dedirte günlerinizi yiyen oyun serisinin sonuncusu. eğer zaten son moda oyunları takip etmiyorsanız oynayabilmeniz için ekran kartı ve bellek gibi başka masraflara da katlanmanız gerekmekte. ama cengiz han'ı karşınızda sinirli sinirli boynunu kütletirken gördüğünüzde düşüneceğiniz para başka para olacak, sizi temin ederim.
- insanı fazlasıyla etkileyebilen bir oyundur.
dikkat! sadece civ fanları için hazırlanmıştır, işi olmayan giremez!
... ve güneş, sınırları batı denizinden, doğuda vahşi moğolların bulunduğu kanlı ovalara, kuzeyde; her çalının arkasından dişleri sivriltilmiş bir aztec savaşçısının çıkabilme ihtimalinin, temiz giyimli, boyunları düzgün traşlı gezginleri korkuttuğu kara ormanlara, güneyde ise barbar kabilelerinin şehvet ve ganimet aşkı ile parlayan gözlerinin sökülmeyi beklediği tepelere kadar uzanan büyük çin imparatarluğunun üzerine doğuyordu...
4. hanedanlık soyundan gelen müyendis, 920 yılında, tahta çıktığı gün, güneş başka bir aşkla çin'in üzerine parlamış, ellerini göğe kaldırıp, klasik taç giyme ritüellerini yaparken, doğudan esen bir rüzgar, gelecekten bir haber getirir gibi, müyendis'in pelerinini nazlı bir rakkas gibi dans ettirdi.
hayat güzel, imparatorluğun can damarı tsing-hu nehrinin kıyısındaki tarlalardan gelen mahsül bereketi ile umut vericiydi.
chengdu şehri, yeni bir güne başlıyor, çiftçiler surların dışındaki tarlalarına doğru yola çıkıyorlardı. tepelerde duyulan bir uğultu, yeni günün bir selamlaması mı idi, yoksa başka bir şeyler mi olmuştu kanlı ovalarda? hsing nan, tırpanını bir kenara attı, koşması gerekiyordu, koştu, koştu, tok bir sesle yere düştü. sırtında 3 dilimli bir moğol oku ile, ancak hırıltılı bir nefes ile hayatının son anlarında toprağı tadabildi.... moğollar, tiz bir boru sesi ile hücuma geçiyor, kanlı ovalarda, 200 sene sonra, yeni bir moğol işgali başlıyordu... 200 sene önce moğollardan alınan benshabalik şehrinin acısı ile moğollar, yıllar yılı içinde biriktirdikleri kini daha fazla tutamaz olmuşlardı...
haber saraya gelmekte gecikmedi.
müyendis; yavaşça pencereye yürüdü. ellerini arkada birleştirirken, gayri ihtiyari gülümsedi, sertçe arkasını döndü:
"garznizonlar ne durumda?"
"efendim, son işgalin üzerinden 2 asır geçti... takdir edersiniz ki, babanızın ekonomik kalkınma planı doğrultusunda şehirlerde imar işlerine öncelik verildi..."
iç işleri bakanı sustu... sessizlik taht odasında hakimdi, fakat, sanki vahşi moğol davulları her an bu odanın içinde çınlayabilirmiş gibi bir gerginlik seziliyordu...
"yani? lütfen sadede geliniz!"
"efendim, garnizonlar 2 asır önceki garnizonlar, birlik sayısında bir değişim gerçekleştirmedik."
yüksek şuranın toplanması gerekiyordu... acilen. son gelen haberler, moğolların hiç bir engelle karşılaşmadan tsing-hu nehrinin kardeşi ganin-ksi nehrini geçtikleri yönündeydi... chengdu şehri bu nehrin yanına kurulmuştu ve moğolların taktiği belliydi, nehirden geçerek şehire saldırmak yerine, şehri iki kanattan kuşatacaklardı... 2 asır önceden aldıkları dersleri unutmamamışlardı...
şura oldukça sert geçti, masalara vurulan yumruklar, şehirin ileri gelenleri, politik oyunlarla ileride hanedanlıkta aktif rol almak isteyenler, tüccarlar, rahipler, büyük ihtirasları ile küçük kadınlar, herkes farklı bir şey söylüyordu...
işçi hakları düzenlenmeli, "mujiklik" (serfdom) düzeninden, "kölelik" (slavery) düzenine geçilmeli idi. garnizonların, şehirde toplu ölümlere sebep olma pahasına hızla arttırlmasının tek yolu buydu...
rahipler ise organize dinden teokrasiye geçmenin kafirlik olduğunu savunuyor, aslında içten içe hükümdarın elinde sınırısız yetki bulunma ihtimalinden korkuyorlardı, şehirden "bağış" adı altında topladıklar onları bu kadar rahat bir düzene kavuşturmuşken, yeni bir düzenin bunu sağlamayacağından korkuyorlardı... fakat, kutsal savaş ile, şehirlerde istihkam edilen garnizonlar iki kat deneyimle savaşabilirdi.
ülke tam olarak bir savaş düzenine geçmeyi hedeflerken, müyendis'in önünde daha bir çok engel olacaktı...
*
*
*
- yeni çıkan ek paketi warlords'un kapağı ile savaşların geçmişten günümüze ne kadar değiştiğini çarpıcı ve aynı zamanda korkutucu bir şekilde gösteriyor.
http://images.amazon.com/...(lucifer, 01.01.2007 17:05 ~ 17.04.2007 20:10)
- başında saatlerinizi harcadığınız, imparatorluklar çökertip imparatorluklar kurduğunuz, bırakılması çok zor olan, oyundan sıkılıp silindiğinde içte bir boşluk hissettiren ve kendini yeniden kurdurtan oyun.
(ujell, 01.01.2007 17:08)
- civilization 4: warlords 2.08 yaması yeni çıkmış olan oyundur.
www.firaxis.com adresinden edinilebilr.
- warlords ekiyle birlikte;
*sırt ağrısı
*uykusuzluk
*hiçbirşeye konsantre olamayan bünyeyi bile ekrana kitleyen sanal dünya.. (ya.. hayır sanal olamaz..)
görsellik açısından çok başarılıdır, "zoom in" yapıldığında "pasture" bekleyen pembe domuzcukları bile görebilirsiniz..
- "baba yettu yettuu ye, huulusi yettu yettu ye, be baba yet..." şeklinde giden garip bir şarkıyla bizleri karşılayan oyun. şarkı iyi mi, kötü mü kara veremedim. kulakları felç ettiği gibi dile takılma durumu da var.
oyuna gelirsek(aman gelmeyelim); seriyi takip etmemiş biri olarak(civ 3ü biraz oynadım), oyunu çok beğendim. müttefik olarak sürdürdüğünüz oyunda, tek bir düşman ülke kaldığında "hadi şuna dalalım" diyen, bütün birimlerinizi o bölgeye yollatan, sonrasında size dalan kalleş bir arkadaşla oynandı mıydı alınan zevki katlıyor, arkadaşınızın da nasıl şerefsiz olduğunu anlıyorsunuz(kalleş arkadaş benim). o bakımdan da faydalı, gençlerin gözünü açıyor *.
- (bkz: beyond the sword)
- kanımca 3d olması nedeniyse sıçmıştır. 2d deki o atmosfer kaybolmustur. ayrıca liderlerin resimleride çok çocuksudur.. oynuyorum, oynuyorum ama eski tat yok. civ 3 conquest daha iyidir..
|