görseller
citizen kanecitizen kane
citizen kanecitizen kane
belki ilginizi çeker
  1. · rosebud
  2. · unutulmaz film replikleri
  3. · alt yazılı izlenmesi gereken filmler
  4. · how green was my valley
  5. · tüm zamanların en iyi 100 filmi
  6. · xanadu
  7. · dünyanın en iyi filmi
  8. · oedipus kompleksi
  9. · robert wise
  10. · sight and sound
gündem
  1. · google wave
  2. · domuz gribi
  3. · zongul ducks
  4. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  5. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  6. · günün tek şarkılık özeti
  7. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  8. · bak sen
  9. · denizin dibinden kum çıkarmak

citizen kane  

  1. orson welles in `ilk uzun metrajlı film denemesi. film, üzerinde pek kamuflaj olmadan gerçek hayattan alınmıştır. hayatı seyircilerin gözleri önüne serilen gazete sahibi filmin gösterimini ne kadar engellemeye çalışmışsa da başarılı olamamış, film birçok sinema eleştirmeni tarafından yüzyılın filmi olarak nitelendirilmiştir. orson welles filmin yönetmenliğini, yapımcılığını, başrol oyunculuğunu üstlendiği gibi senaryonun yazılmasına da katkıda bulunmuştur. 9 dalda oscara aday gösterilen film ancak en iyi senaryo dalında ödüle layık görülmüştür.
    yönetmenin film çekimlerinde kullandığı geniş açılı objektif, derin netleme gibi teknikleri filme karamsar, dramatik ve karanlık bir hava kamıştır ki bu da yeni bir sinema ekolü olan film noir ın (kara dizi) doğmasını sağlamıştır
    (krm, 03.09.2004 02:58 ~ 03:00)
  2. (erdemetal, 09.02.2005 22:59)
  3. orson welles'ın ilk ve en iyi filmidir, hatta yüzyılın en iyi filmi sayılmaktadır
    1941 yapımı olduğundan siyah beyazdır tabii
    (greeen, 28.04.2005 15:31)
  4. amerika'nın 1900'lü yılların başlarından itibaren geçirdiği evrelerin, krizlerin bir edebiyatçı bakışıyla da izlenebileceği, konuya ilgisi olmayanlar için hiçbir şey ifade etmeyecek, bu zamanın şartlarıyla izlenirse finaliyle hayal kırıklığına uğratacak film
    (terakime, 18.10.2005 11:47)
  5. deep focus efektinin (derin netleme) bu filmde çok iyi olduğunu düşünür çoğu sinema sever, reading media texts öğretmenim dahil. bu yüzden bu filmi 10 kere izlemişimdir öğretmenimin zoruyla. güzeldir.
    (panavision, 12.12.2005 03:10)
  6. mutluluğun kaynağını sorgulayan bir filmdir. verdiği mesaj ise şudur: parayla saadet olmaz.
    (azwepsa, 30.01.2006 13:44)
  7. (bkz: rosebud)
    (azwepsa, 30.01.2006 13:44)
  8. (azwepsa, 30.01.2006 13:55)
  9. (finch, 30.01.2006 13:56)
  10. william s heart'ün hayat hikayesinden hareketle çekilmiş bir filmdir. william heart o amerika'nın medya devidir, bir nevi doğan holdingdir. sevgilisi marion davies ile olan ilişkisi de filmde işlenmiştir, heart'ün gazeteleri filme engel olmak için çok uğraşmıştır ama olamamıştır.
    (organometallic complex, 02.04.2006 21:43)
  11. bugün dünya üzerinde yapılan on anketin dokuzunda sinema tarihinin en iyi filmi seçilen filmdir.türkçe "yurttaş kane" anlamına gelir.
    (iskoc, 05.01.2007 18:14)
  12. ----spoiler içerebilir-----

    abd rüyasının bir eleştirisi diyebileceğimiz bu film birçok eleştirmence gelmiş geçmiş en iyi film olarak değerlendirilmektedir.konusu kısaca bir medya şirketin sahibi olan kane'in dünyanın en büyük medya devi haline gelmesi ve ölümünde söylemiş olduğu ünlü rosebud kelimesinin ne olduğunun bulunması,olarak değerlendirilebilir.
    rosebud'ın ne olduğu araştırılması filme bir dedektiflik unsuru katmaktadır.belki de filmin izleyiciyi kazanmasına neden olabilecek tek unsur da budur.
    rosebud'ın ne olduğu yıllardır araştırılmakla beraber,filmin sonunda anladığımız kadarıyla bunun kane'in unutamadığı çocukluğu olduğunu söyleyebiliriz.kane,yıllar boyunca zenginleşmiş,istediği herşeyi,herkesi elde edebilir duruma gelmiştir.ancak hiçbir zaman çocukluğundaki kadar mutlu olamamıştır.para ve hırs,kane'in karakterini bile değiştirmeye başlamıştır.eskiden arkadaşlarıyla mutlu,işçilerine dost olan bu kişi zamanla para hırsına kapılmış kapitalist bir iş adamına dönüşmüştür.kane,dış dünyasında bundan hoşlanmadığını hissettirmemekte,ancak şatosundayken saatlerce bunu düşünmektedir.
    filmin sinema tarihine getirdiği yenilikler, konusundan ziyade teknik detaylarıdır.o zamana kadar kullanılmayan alt açılar ilk kez olmasada doğru bir biçimde kullanılması ilk bu filmle gerçekleşmiştir.bu sayede tavanın gözükmesi sinema da devrim etkisiyi yapmıştır.daha önce tavan gözükmediğinden yukarda olan ışıklar,artık yana alınmış;bu da günümüzün aydınlatma tekniklerinin kullanılmasına neden olmuştur.
    görüntü yönetmeni gregg toland ın ortaya koyduğu mercek sistemi ile alan derinliği bu filmle gündeme gelmiştir.sahnenin önü ve arkası net bir biçimde gözükmeye başlamasıyla hem göze yakın gelen bir görüntü oluşmuş hem de arka tarafın kullanılmasıyla 2-3 sahnede anlatılan olaylar,tek bir planda anlatılmıştır.
    sahneler arasındaki dissolve geçişler,müziğin kullanımı,görkemli dekorlar ve kamera hareketleri,welles'in oyunculuğu filmin önemini daha da artırmıştır.
    film gişede pek bir başarı kazanamamıştır.bunun nedeni sinema izleyicisinin filmde kendini bulabileceği bir karakter yaratılmaması-piyasadan çok sinema filmi havasında olması- ve william randolph hearst ün yaptığı baskılardır.hearst filmde anlatılan karakteri kendisiyle özdeşleştirmiş-ki büyük ihtimalle haklıdır- buna da çok sinirlenmiştir.
    oedipus kompleksi ile rosebud arasındaki bağlantıda başka bir günün konusu olsun artık.

    (bkz: copy paste değil alın teri)

    ----spoiler içerebilir------
    (betatron, 08.04.2007 20:55)
  13. dönemine göre oldukça aşmış orson welles filmidir.paranın mutluluk getiremeyeceğini anlatan ama dikkatimi şu söz üzerinde de yoğunlaştırma mı sağlayan filmdir.kane kendi gazetisi için sarfettiği bir cümle de +insanların ne düşüneceğine biz karar veririz derken bana o bugünün amerikasını hatırlatmıyor değil.tabi ki amaç öküz altında buzağı aramak değil yine de insan huysuzlanıyor.
    (genius kusagami, 13.04.2007 17:58)
  14. sadece dönemine göre değil,bugün için bile çok güzel bir filmdir.amerikan film enstitüsü gene bunu gelmiş geçmiş en iyi film seçmiştir, bir dahaki sefer de öyle seçecektir.
    (darksideofthemoon, 02.07.2007 22:44)
  15. - spoiler içerir mi şimdiden bilemiyorum ama siz yine de dikkatli olun -

    orson welles'in ilk filmidir. 'bugüne kadar yapılmış ne varsa tam tersini yapacağım' diyerek yola çıkan welles'in citizen cane'deki en büyük başarısı senaryo ve öyküleme tekniğinde görülür. zira klasik kronolojik öyküleme mantığını yıkan welles, filmi cane'in ölümüyle açmış, ardından da film içinde izleyeceğimiz bütün hikayeleri birkaç dakikalık bir haber klibi içinde izleyiciye anlatmayı tercih etmiştir. bugün dünya sinemasında en iyi örneklerini christopher nolan'ın verdiği non-chronological öykü anlatı tekniğinin ilk örneği diyebiliriz bu yüzden citizen kane için. tabi ki bu yüzden de değeri çekildikten çok sonra anlaşılmıştır.

    çekildiği dönemde izleyicilerin filmleri 'sonunda ne olacak' merakıyla izlediğini bilen welles, bu merakı filmin en başından kırarak, dikkati orta noktaya çekmeyi başarmıştır. yani filmini sonu merak edilen bir anlatıdan çok, anlamı merak edilen bir sanat eseri mertebesine yükselmiştir. bu noktada da, citizen kane'in gayet dolu ve düzgün alt metinleri devreye girmektedir. amerikan rüyası, medya karteli ve insanın psikolojik gereksinimleri çerçevesinde mutluluk kavramını sorgulayan welles, öyküsünü yer yer sertleştirse de, cane'in dramını vurucu bir dille anlatmayı ihmal etmez. cane, çocukken ailesinden ve çok sevdiği 'rosebud'dan kopartılarak yanlışa saptırılmış bir hayattır, ve yanlışını savunmak için sarf ettiği cümleler etkileyicidir. yıllar sonra bile aklıma gelen bir cümle her şeyi özetler : 'haberleri büyük yapan, başlıkların büyük olmasıdır.' kendisi daha çok küçükken yolu şaşırtılan cane, basın patronu olarak kitleleri yanlışa sürüklemeye karar vermiştir.

    welles, çekim tekniği olarak da farklı yöntemler kullanmıştır. özellikle sahne geçişleri dikkat çekmektedir. bu noktada bir anektoda değinmekte fayda var: welles, sinemanın altın kuralı olan ve 'bu kuralı bilen film yapabilir' denilen aks kuralını (180 derece kuralı olarak da bilinir) citizen kane'in çekimleri esnasında sette öğrenmiştir! buradan kaba bir çıkarım yaparsak, welles'in görselleme yeteneğinin ve sinema duygusunun üst düzey olduğunu ve citizen kane'in başarısının ardında gerçek bir sinematografi hissiyatı yattığını çıkartabiliriz.

    - aha burası tam spoiler -
    filmin asıl noktası elbette ki 'rosebud'dır. kane'in ölmeden önce sarf ettiği son söz olan 'rosebud', bir anda herkesin sırrını çözmeye çalıştığı bir gizem haline dönüşür. ve sır, filmin en sonunda çözülür (tabi izleyici için, sırrın peşindekiler rosebud'ın ne olduğunu asla öğrenemez), rosebud, kane'in çocukken bindiği kızağın altındaki yazıdır! bir diğer deyişle, ailesinden ve fakir dağ evinden kopartıldığı esnada binmekte olduğu kızağın. o koparılıştan sonra kane çok daha hızlı taşıtlara binmiş, çok daha hızlı yol almış, çok daha konforlu bir yaşam sürmüştür, ancak son nefesinde aklına yine ilk yol ayrımındaki kızağı gelmiştir. ahlakçı bir söylemi olup olmadığı tartışmaya açık bir konu olmakla birlikte, sürdüğü görkemli hayat, kane'i asla mutlu etmemiş, ve o, ölürken çocukluğunu ve kızağıyla kar üzerinde gideceği ama mutlu olduğu günleri düşünmüştür.

    günümüzden 66 yıl önce çekilen citizen kane, şu an yapılsa dahi kalburüstü bir film sayılmasına yetecek kadar doneyi kusursuz bir biçimde izleyiciye sunan bir film olarak, çekildiği dönemden günümüze ışık tutmuştur. hem teknik üstünlüğü, hem senaryo kalitesi, hem alt metinlerin yüksek söylemleri sayesinde, zamanını çok çok aşan yönetmeni orson welles'in isminin önüne 'dahi' sıfatını eklemiştir. anakronist bir hataya düşmeyip bu müthiş filmi zamanının koşulları içinde ele alırsak, welles'in çağını fazlasıyla aşan zekasına hayran olmamak gerçekten elde değil.

    - spoiler içerdi evet -
    (haşmet asilkan, 19.12.2007 15:07)
  16. yeni tekniklerin kullanılması açısından sinema tarihinin en önemli filmleri arasındadır. rosebud öğesi filmin temelini oluşturur. son ana kadar çözümlenmeyi bekleyen bir bilmecenin içerisinde bulursunuz kendinizi.
    tabii herşeyin bir kusuru vardır sonuçta. mesela; küçük kane'nin evden alındığı sahnede dışarıda kar yağmaktadır ama insanların ağzından buhar çıkmaz.
    bunun yanında içine toplumsal eleştiri de bulunan bir yapıttır.
    (pedesa, 29.03.2008 16:08)
  17. -----spoiler-------

    kane, son anında söylediği rosebud sözcüğüyle aslında hayatına haydan gelerek giren onca mal-mülkün gerçekte sahip olduğu şeyler olmadığını, dünyadaki tek varlığının çocukken bindiği kayağı olduğu mesajını veriyor. yada ben öyle anladım
    --------------------
    (ankebaa, 18.07.2008 16:31 ~ 16:31)
  18. medya baronu william randolph hearst'in hayatını konu edinen orson welles filmi.
    (shop an hour, 01.01.2009 20:43)
  19. şey, bu, sinemayı saygı gören,edebiyatın seviyesinde, sağlam bir sanat haline getiren film kabul ediliyo.öyle. doğru. çap çap. kim dedi, o meşhur yazarlardan biri dedi, fitzgerald mı, hatırlayamayacam, eğer sinema bunu yapabiliyorsa her şeyi yapabilir mi demişti, bunlar doğru yani hep, dostoyevski romanı gibi film çünkü bu. sinemayla ilk ilgilenmeye başladığım zaman her yerde adını duyduğum film bu olmuştu, bu işle ilgili bütün merciler sinema tarihini citizen kane öncesi ve sonrası diye ikiye ayırıyolar. doğru bişi bu, öncesini izleyin, eisenstein dı griffith di, bunlar anca kurgunun, hikaye anlatımının fundamentallerini ortaya koymuş adamlar olabilirler. bu bi de bundan iki yıl önce çekilmiş le regle de jeu var, bunlar sinemayı gerçekten derin boyutlara getirmiş ve daha sonra avrupa sinemasını süper etkilemiş filmler. bi de john ford filan var da tabi çok ayrıntıya girmiyoruz aşkım. antonioni,tarkovski,şu bu welles olmasaydı olacak mıydı? godard hepimiz ona her şeyi borçluyuz demiştir. tabi bu avrupalı arkadaşlar daha sonra in turn 70lerin hollywood yönetmenlerinin sinemaya bakışını yaratmıştır filan, chain reaction var ama başlangıç noktası budur, bu filmdir, wellestir. the birth of a nation ve bronenosets potyomkin seviyesinde kalmamasının sebebidir.
    sinema tarihi citizen kane her zaman göz önünde bulundurularak, kıyaslayarak incelenmelidir. bu filmi sevmeyenler bile (ki ağır temposu var olm, sıkılmak normal yani bazı sahnelerde, utanmayalım) tarihsel önemini takdir etmek durumunda çünkü yapılan devrim sinemayı hem teknik hem de içerik bakımından değiştirmiştir.
    götoğlanı hearst filmi yasaklamak için elinden geleni yapmış ve orson welles in hayatını sikmiştir, göt. sora abicim stüdyo the magnificent ambersons u kesti oluyo.
    (darksideofthemoon, 22.01.2009 03:01 ~ 23.01.2009 01:42)
  20. film üzerine yazılan bir kitap:

    http://www.sanatlog.com/...
    (hülya çokyiğit, 28.04.2009 03:37)
  21. orson welles in riske girip ışık,gölge oyunları yaptığı, alışılmış tabak gibi yüzler yerine karanlık yüzlerin olduğu, başyapıt.
    filmi izleyip ayhhh çok sıkıldıııak, bunun nesi başyapıt diyenler o dönemi gözönüne alıp eleştirmeliler, yada banane lan.
    (hopdedik prodikşin, 29.05.2009 23:48)
  22. abd'nin 1929'daki büyük ekonomik krizinin de konu içinde ele alındığı bir orson welles filmi. filmin bütün artıları bir yana ne yazık ki orson welles dışında oyunculuklar oldukça sığ ve başarısızdır. zira oyuncuların ekseriyeti bu filmle ilk uzun metraj deneyimlerini kazanmışlardır. bu da filmi tek kişilik bir dramaya çevirmiştir. ancak gelin görün ki bu bile filmin bir çok eleştirmen tarafından tüm zamanların en iyi filmi olarak değerlendirilmesine bir engel teşkil etmemektedir. elbette sinemanın emekleme çağında çekilen bu film için böylesi bir paye fazla değildir heralde..
    (deus ex machina, 18.06.2009 21:19)
  23. orson welles'in holivud'un kalıplaşmış sinemasına karşı çıktığı en büyük eseri ve bir "author" sinema örneği.

    truffaut da zamanında hakkında, "en büyük hayalin?" sorusuna cevaben "yirmi beş yaşında citizen kane'i çekmek" demiş.
    (balıkçı, 18.07.2009 01:52)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil