belki ilginizi çeker
  1. · hangimiz suçluyuz
  2. · önden mi acıdı arkadan mı
  3. · sittinsene profesörlük
  4. · türkiye malezya olur mu
  5. · zeytinli rock fest 2008
  6. · damsız girilmez
  7. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · ibrahim üzülmez
  2. · boylumlama
  3. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  4. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  5. · domuz gribi
  6. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  7. · tunceli alevileri dinsizdir
  8. · bale anadolu
  9. · songs about jane

cinsel taciz  

  1. her türk kadınının hayatının her anında maruz kaldığı durum. illaki de ellemek gerekmez kadının poposuna, bakmak, horgörmek, sırf kadın olduğu için onu "daha aşağı" görmek. en eğitimlisinden en eğitimsizine, en yakışıklısından en ucubesine her erkeğin bazen farketmeden de olsa mutlaka yaptığı şey.
    (thefittiriktospik, 24.10.2005 18:52 ~ 18:55)
  2. bu ilk bakışta bir kadın sorunu gibi gözükmekle beraber aslında toplumdaki her cinsi ve katmanı ilgilendirmesi gereken durumdur.

    şöyle ki çekirdekten tacizle yetiştirilen türk kızının ileride gizli veya aleni erkek düşmanı olması kaçınılmaz olabilmektedir.

    cinsel tacizin sonuçları bağlamında bu ülkenin kadınlarından çok şey beklenmektedir.hem taciz edilip durulmakta,hem de ülkenin erkeklerinin ikiye ayrıldığını,gelişmemiş ve şuursuz,bazen "kro" tabir edilen kronik tacizci kesimle,ahlaki ve insani yönden gelişmiş,eğitimli erkek kesmini ayırt edebilmeleri istenmektedir.

    bu ülkedeki kadınların cinsel açıdan soğuk olmaları erkekleri etkilemekte,ailerin mutsuzluğuna neden olmakta,bu iş böyle dalga dalga devam etmektedir.

    elbette ki orkların arasında büyümemiş olan kadın -misal çevremizdekiler,bizler diyelim- sevgilisine,kocasına kötü davranmamakta,doğal olarak bir erkeğe ihtiyaç duymakta,onu sevmektedir.fakat derinlerden gelen dalgalarda bu ülkede yaşayıp maganda,ork,kro,sapık -ne derseniz deyin - erkek tiplemelerinden etkilenerek veya incinerek kendi erkeğine gösterdiği bir takım davranışlar olmadığı yahut olamayacağı ne malumdur?

    cinsel taciz,toplumsal bir sorundur,bir takım erkekler tarafından yaratılagelir, fakat ucu yine döner dolaşır erkeklere dokunur.dolayısıyla bu konuya sadece maruz kalan kadınların değil,başına -bu ülkede zor ama- gelmemiş kadınların ve özellikle erkeklerin gereken ehemmiyeti göstermesi gerekir.
    (tebetha, 27.07.2006 12:50)
  3. cinsel taciz kurbanlarının tipik tepkileri utanç,aşağılanma, sıkıntı hissi, şaşkınlık ve öfkedir.bir çok kurban yaşadıkları durumdan bizzat kendilerinin sorumlu olup olmadığını ve saldırıyı bir şekilde kendilerinin davet edip etmediklerini sorgularlar.
    uzun vadede depresyon , travma sonrası stres bozukluğu ve sıkıntı ile giden bir çok rahatsızlık ortaya çıkabilir. ancak yerinde psikolojik destek ve yardım bu durumları önlemek için önemlidir.böyle bir duruma maruz kalan kişide bazı belirtiler meydana çıkar. bunlar;
    yaşanılan deneyimin tekrar yaşanıyormuş gibi olması (flashback)
    deneyimle aşırı zihinsel meşguliyet,
    kendini bir türlü temizleyemediği korkusu,
    izlenme yada yalnız kalma korkusu,
    saldırıın olduğu yere geri dönme korkusu,
    kabuslar,
    uykusuzluk,
    yeme alışkanlıklarında değişimler,
    baş ağrıları
    bulantı ve kusmalar olabileceği söylenmektedir. tabii ki bu tacizin boyutuna da bağlıdır. dille tacizse belki bunlar yasanmayabilir ama cinsel taciz daha ağırsa yaşanması muhtemeldir.
    (ccuk, 27.07.2006 13:19)
  4. genellikle cinsel taciz erkekler tarafından kadınlara yapılır, elle taciz, gözle taciz, laf atarak taciz etme gibi çeşitleri vardır. taciz eden bir erkeğin ruhsal durumunu veya bu hareketinden aldığı zevki anlamak çok zordur. taciz etme cesaretini tacizciye biraz da toplum veriyor maalesef. taciz edildiğinde kadının tepkisiz kalmaması gerekir elbette, ama çoğu kadın bu şoku atlatamayarak yada rezil olurum düşüncesiyle bu eziyete sessiz kalmaktadır. sessiz kalmayanların durumu da pek iç açıcı değildir gerçi, tacizciye tekme tokat girişen kadın da minibüste, yolda her neredeyse hep yanlız kalmaktadır. yanında eşi ve çocuğu olan erkekler bile, sadece durumu izlemekle yetinirler, bir gün eşlerinin başına aynı şey geldiğinde onun da yanlız kalacağını düşünmeksizin. sadece erkekler değil ama kadınlarda sessiz kalır hemcinslerinin başına gelen bu iğrenç olaya. sadece izlerler, kadının feryat figan bağırarak adama gücü yettiğince vurmaya çalışmasını. bir film gibi, toplum izler bu rezil sahneyi. tacizciyi büyük ihtimalle bir kadın doğurmamıştır, o bölünerek çoğalmıştır, çünkü bir annesi olsa annesi gelmesi lazımdır aklına bunu yapmadan önce, taciz ettiği kadının da bir anne olabileceğini düşünebilir belki en azından. yada bu sapığın bir kız kardeşi yoktur muhakkak, kendi kız kardeşine böyle birşey yapılsa çıldırır heralde, bu hareketi yapmadan önce kendi masum kardeşi gelir gözünün önüne, tacize uğrayan kadın bir anne olabilir, bir kızkardeş, yada birilerinin biricik kızı, karısı, sevgilisi. kadın yanlız kalır her halukarda, bunu kimselere de anlatamaz, babasına, sevgilisine yada kocasına anlatsa neden mini etek giyiyorsun diye kızarlar çünkü. birdaha mini etek giymesi yasaklanır, hatta tek başına dışarı çıkması bile yasaklanır. çünkü kadın sürekli kendini gizlemesi kapatması gereken, erkekler tarafından giyimi kuşamı kontrol edilmesi gereken, tek başına gezmemesi gereken aciz bir yaratıktır. çünkü taciz edildiğinde kendini koruma gücü yoktur kadının.
    (katinanınelindemakası, 28.08.2006 17:58)
  5. türk ceza kanunu'nun 105.maddesinde düzenlenmiştir. buna göre;

    "bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına hükmolunur.

    bu fiiller, hiyerarşi veya hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlendiği takdirde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. bu fiil nedeniyle mağdur işi terk etmek mecburiyetinde kalmış ise, verilecek ceza bir yıldan az olamaz. "
    (zarpandit, 12.06.2007 17:40)
  6. akp kadın milletvekilleri tarafından cinsel taciz suçunun cezasının iki katına çıkarılması yönünde tbmm'ne teklif sunulmuştur.

    (bkz: http://www.ntvmsnbc.com/...)
    (zarpandit, 31.10.2008 09:48)
  7. öncesinde bana yapılsaydı şöyle yapardım böyle yapardım diye atıp tuttuğumuz, esnasında aciz kaldığımız, sonrasında da neden şöyle yapmadım ki-keşke şöyle yapsaydım gibi sızlanmaya neden olan, bugün ikinci kez başıma gelen ve çaresizce sadece çığlık atabildiğim durum. en kötü olan şey ise karşı tarafın hiçbirşey olmamışcasına yürüyüp gitmesi.
    bu olay açıkçası bende çok büyük bir travma yaratmadı ama iki şeyi anlamama yardımcı oldu. birincisi öldürme içgüdüsü hepimizde(bende dahi) var. ikincisi annem haklı,istanbul o kadar da güvenli değil.
    (heroine, 09.11.2008 00:17)
  8. iddia ediyorum cahil vatandaşlardan çok okumuş, sözde ahlaklı, sözde dürüst insanlar tarafından yapılır. hemen inceliyoruz:

    öğretmenler:
    bunca yıllık öğrencilik hayatım boyunca en az 10 oğretmenin öğrencilerine cinsel tacizde bulunduğunu gözlerimle gördüm. tacizler sıraların arasında dolaşırken kız öğrencilerin bacaklarına bakmayla, öğrenciyi zorla elde etme arasındaki yelpazede gidip geliyor. öğrenciler öğretmenlere laf edemiyor ya. devlet memurlarının bi' çeşit dokunulmazlığı var ya... yeni nesil sapıkların elinde. yazık...

    polisler:
    fazla söze hacet yok. 2 yıl önce 1 mayıs meydanında polislerin kadınlarımızı elle nasıl taciz ettiklerini bizzat gördüm.

    doktorlar:
    içlerinde işleri en kolay olan meslek grubu bu sanırım. çünkü bi ortopedist bayan hastanın kolunda oluşmuş basit bi incinmeyi büyütüp,omzundan itibaren kolunu sarmalıyız deyip, bayanın sutyenine varana kadar çıkarttırıp istediği gibi elleyebiliyor...

    dinciler:
    geldik meslek gruplarımızın en ilgincine. meslek grubu mu bu diye sordum ben kendime. evet bildiğiniz dinci bunlar. din satarak devam ettiriyorlar hayatlarını. dini istismar ederek yaşıyorlar. 5 vakit namaz kılıp dolmuşta kadınları sıkıştırmakta üstlerine yoktur bunların. gördükleri bayanları düşünerek kendi eşleri üstünde büyük fanteziler yaparlar. bana 'üniversitedeki bütün kızlar bozuk mu?' diye soran dinci birini tanıyorum o derece. tekme tokat dalmadan 10 sn zaman verdim kendisine.

    elbette içlerinde çok dürüst insanlarda vardır. onları ayrı tutnak gerekir. şimdiye kadar kimse için bu kadar kesin hükümde bulunmamışımdır herhalde ama orospu çocuğu bu yukarıda saydıklarım efendim.
    (weekend warrior, 20.11.2008 16:34 ~ 16:38)
  9. kadini utandiracak, kucuk duşurecek her turlu soz, davraniş, cinsel icerikli talep, dokunma, hepsi cinsel taciz olabilir. işyerinde duvarlara ciplak kadin fotograflarinin asilmasi, kadinin dekoltesi ile ilgili imalarda bulunmak, bedenine kadinin istegi dişinda dokunmak, kadinlari surekli aşağilayan açik saçik fikralar anlatmak, cinsel icerikli konuşmalar yapmak, telefonla veya mektupla surekli rahatsiz etmek gibi ... bu listeyi daha da uzatmak mumkun. ancak turk hukuku'nda "cinsel taciz" diye bir kavram yok. en azindan bu biçimde ifade edilmiyor. tck'nin 421. maddesi, "kadinlara ve genc erkeklere soz atanlar, üç aydan bir seneye ve sarkintilik edenler alti aydan iki seneye kadar hapsolunur" diyor. yargitay da cinsel tacizi henuz sozlügüne almamiş. sarkintiligi "belirli bir kimseye karsi işlenen ve o kişinin edep ve iffetine dokunan ani ve hareketler yonunden kesiklik gosteren edepsizce davranislar" olarak tanimliyor.
    (agnus dei, 04.04.2009 14:25)
  10. ilk uğradığınızda bir 5-10 sn kala kaldığınız durum.
    kal gelir yani.

    otobüste başkasını sıkıştıranını, sözle taciz edenini, otobüste eli şeyinde gezenini ve daha bir çoğunu gördüm. erkeklerden nefret etmek için yeterlidir aslında kadınlar için bunlar. daha önce yazmışımdır belki şimdi hatırlayamıyorum ama yaklaşık 7 ay önce falan elle tacize de uğradım. istanbul' da yaşamanın verdiği bir zorluk dicem ama konya'da da okuyan arkadaşlarımdan duydum bunları. neyse sonucunda başıma daha kötü bir şey gelmediği için şükretmiştim.
    evimin bir alt sokağında saat 21:00 gibi, alışverişten geliyorum.otobüsten indim, bir yokuş çıkmam gerekiyor.iki tarafında evler olan bir yokuş. biraz karanlık ama her zaman gidip geldiğim yol ve kendi mahallem olmasının verdiği rahatlık. elimde poşetler... yokuşun ortasına geldiğimde yokuşun başından bir kaç kişinin geldiğini anlıyorum ama aklımın ucundan geçmiyor böyle bir şey. arkama bakmıyorum. yokuşun sonuna çok az kalmış elimde telefonla uğraşıyorum. tam bu sırada ayak sesleri hızlanıyor hem de bana doğru. yine şüphelenmiyorum.(oha be) o bir kaç sn lik arada kuzenlerim olduğunu (dışarda olabilirlerdi) düşünüyorum. ve her şey olup biter. toplasan 10 sn olmayacak bir zaman dilimi. arkadan biri sarılıyor. duruyorum, arkamı dönüyorum arkamda bana bakan bir çift göz, ee bu erkek.o da aptal aptal suratıma bakıyor, yüzünü tam seçemesem de kafa bi milyon belli. sonra dönüyorum solumda da bir çocuk, iki kişiler en fazla 16 yaşlarında ikisi de.2-3 sn bakıştıktan sonra onlar aşağıya doğru koşmaya başlıyorlar ben dondum kaldım.aynı şekilde. ne yapacağımı şaşırmıştım tam anlamıyla. öyle bir durum ki, iki kişiler orda onlara vurmaya çalışsan ne kadar küçük olsalarda erkek gücüne sahipler, senin ellerin dolu. ee sokak çocuğu iseler kesici bir aletleri varsa? bir şey yapamıyorsun. öyle bakıştık 2-3 sn. hadi ben ne yapacağımı bilememezlikten öle dondum kaldım size ne oluyor aval aval bakıyorsunuz? işte aynı sn ler içinde kendimin ne yapması gerektiğini düşünürken(niye kala kaldığıma karar verme) ee onlar da bekliyor, acaba bir şey mi yapacaklar korkusunu hep o sn ler içinde yaşadım.nerde kalmıştıkonlar aşağıya doğru koşmaya başlıyorlar, yokuşun sonuna vardıklarında kendime geliyorum, ağzımdan sadece bir küfür çıkıyor bağırıyorum arkalarından. acaba kovalasaymıydım diye düşünüyorum. o kadar şok olmuş durumdayım ki aynı zamanda bunu yanlarına bırakmama güdüsü içinde elimden kaçırmak istemiyorum. tam yokuşun başındayım. eve gidiyorum sonra ama nasıl? abim açıyor kapıyı. bunu fırsat bulup hiç ayakkabılarımı çıkarmadan "gel benle diyorum." "ne var, ne oldu?" diye soruyor. yolda anlatıyorum, sesim titriyor. yokuşun başına geliyoruz, abim peşimde. bunu öyle bir hazmedememe durumu oluşuyor ki bünyede, onları yakalayıp suratını tekmelemeden rahata ermiyecek gibi. tam yokuşu inmeye başlayınca yokuşun en başında araba yolunun karşı tarafında ikisini görüyorum. benim geri geleceğimi tahmin etmedikleri için kaçtıkları yerden geri geliyorlar ve tam karşı tarafta trafik ışıklarının oraya gelip oturuyorlar. abime " işte ordalar."diyorum ama koşmaya başlamıştım bile yokuş aşağıya doğru. o anda onlar da beni görüyorlar ve kaçıyorlar. bir aşağıdaki yoldan karanlığa doğru. ben araba yolundan sağıma soluma hiç bakmadan koşarak geçiyorum. sola dönüyorum ilerde iki çocuk oturmuş onlar sanıp duruyorum hızımı kesiyorlar. onlar olabilir ler mi? yok canım bu kadar akıllı olmazlar? "valla biz değiliz abla "falan diyorlar ben sorunca. kaçırıyorum yani. çocuklar aracılığıyla not bırakıyorum. saçmalasam da çok kızgınım. tehditler savuruyorum orda belki duyarlar diye. bir kaç ay etkisinden kurtulamıyorum, işten gelirken mecbur kaldığım o yolda her ayak sesinde irkiliyorum, koşarak çıkıyorum o yokuşu, rüyalarıma giriyor. abartmıyorum ama anlatırken gülüyorum daha sonra. ilk gün anlatırken dolan gözlerim şimdi gülerek anlatıyor. ama eğer orda amaçları çantamı almak veya başka bir şey olsaydı amaçlarına çok rahat ulaşabileceklerinin farkına varıyorum o günden sonra. yapabileceğiniz hiç bir şey olmuyor çünkü. kala kalıyorsunuz. arkanızdan yaklaşıp kesici bir aletle 2 sn lik işiniz var. ya da çocuk değil de 2 adam olsaydı hiç şansım kalmayacaktı.bunlar olmadığı için şükretmek kalıyor bana.

    aylar sonra bunları anlatmamın ya da tekrar anlatmamın(yazdıysam daha önce) başka bir sebebi var aslında. dün eve gittim ve üst kattaki kuzenimin tacize uğradığını öğrendim.gebze/dilova'sında öğretmenlik yapıyor. gerçi öyle bir yerde tacizle kurtuldulduğuna binlerce kez dua etmeli, adak adamalı ama tabiki kendim yaşamış biri olarak biliyorum ki bir travma yaşatıyor insana. bizim kuzen benden daha cesaretli çıkıp çocuğun(yine 16-17 yaşlarındave arkadan elle taciz) peşinden koşuyor ama yakalayamıyor tabi. tacize mi üzülsün yoksa gittiği polislerin " aman bee abartma, nolmuş yani." gibi umarsız tavırlarına mı kızsın karar verememiş. gün boyunca ağlamış, uyuyordu gittiğimde. sordum şimdi hala kötü durumdaymış, morali sıfır yani. güpegündüz okul yolunda kuzenin başına gelenler, akşam benim. gecesi gündüzü yok. eğitimsilik, doğurup sokağa atma, bastırılmış cinsel duygular, yaptırım eksikliği bir çok neden. yazsam sayfalar yetmez heralde ve gittikçe daha berbatlaşan bir türkiye. yozlaşma hızında bütün ülkeleri solda sıfır bırakan ama yıllardır gelişmekte kaplumbağa hızını geçememiş türkiyem. ne diyeyim ki en az üç çocuk yapın dostlarım. bakamazsanız sokağa atarsınız. nasıl olsa orda da bir şekil büyüyorlar tarzan da ormanda büyümedi mi? neyle karşılaştıysa ona benzemedi mi? büyür büyür.
    (dörtyapraklıyoncanındördüncüyaprağı, 09.06.2009 10:54)
  11. karşı tarafın istemediği, rıza göstermediği cinsel yaklaşımlar, cinsel nitelikli teklifler (karşılıksız veya terfi, zam vb. karşılığı yatma teklifi gibi). bu terim daha çok iş dünyasında kişinin gücünü ve statüsünü kullanarak, karşıdaki insanlardan cinsel anlamda faydalanmaya yönelik davranışlar için kullanılmaktadır.
    (zibidi gonzales, 22.11.2009 03:57)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil