farzdır. geniş anlamıyla da savaş anlamııyla da farzdır. kimilerinin sandığının aksine de sadece meşru müdafaa amaçlı olarak değil, doğrudan saldırı ve fetih cihadı da farzdır. yani canlarım benim, islamı yanlış yorumluyorlar, islam aslında barış, hoşgörü dini hikayelerinin hiçbir gerçek tarafı yoktur. islamı yanlış yorumlayan sensin. ayetler belli, muhammed'in hayatı ortada. kim neyi yanlış yorumluyor.
- savunma durumularında:
sizinle savaşanlara karşı allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. elbette allah aşırı gidenleri sevmez. (bakara suresi 190)
- saldırı
kendilerine kitap verilenlerden, allah'a ve ahiret gününe inanmayan, allah'ın ve resulünün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini (islâm'ı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülmüşler olarak cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın. (
tevbe suresi 29)
zaten şu ayet olayı açıklıyo:
"kitap ehlinden çoğu, kendilerine gerçek (hak) apaçık belli olduktan sonra, nefislerini (kuşatan) kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek arzusunu duydular. fakat, allah'ın emri gelinceye kadar onları bırakın ve (onlara) ilişmeyin. hiç şüphesiz allah, her şeye güç yetirendir." (
bakara suresi 109)
yani, şimdilik hoşgörün. zamanı gelince size bildirilecek. nitekim medine döneminde iyice güçlenince müslümanlar şu ayet de gecikmemiştir:
"kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (mü'minlere savaşma) izni verildi. şüphesiz allah, onlara yardım etmeye güç yetirendir." (
hacc suresi 39)
yine başka ayetlerde:
"savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı) . olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. allah bilir de siz bilmezsiniz." (
bakara suresi 216)
"hiç şüphesiz allah, mü'minlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır. onlar allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu,) tevrat'ta, incil'de ve kur'an'da o'nun üzerine gerçek olan bir vaaddir. allah'tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip müjdeleşiniz. işte 'büyük kurtuluş ve mutluluk' budur." (
tevbe suresi 111)
daha başka bir sürü ayet hadis yazılabilir. cihad farzdır.
zaten islam tarihine baktığımızda da olayın savunma savaşından ibaret olmadığını görürüz. gerek muhammed gerekse de sonradan gelenler son derece saldırgan bir tutum izlemişler. yoksa, islam devletinin sınırlarının bu kadar genişlemesinin savunma savaşıyla mümkün olduğunu mu sanıyor bazı aklıevveller.
islam hoşgörü dini filan değildir. bilakis, kılıç dinidir. muhammed'in yaşadığı dönemden bir örnek vermek gerekirse hayber savaşı. bildiğin fetih savaşıdır. başka birçok savaş gibi. müslümanlar, yeteri kadar kendilerini güçlü hissettikleri andan itibaren sağa sola savaşlar açmaya başlamıştır. kısa denebilecek bir sürede bugünkü ispanyaya, hindistana kadar ulaşmıştır bu saldırganlık. yani islam, selamdan gelir, barış dinidir filan mavralarını bırakalım bir zahmet.
ha cihad orrayt. savaştan sonra ne olacak peki? işte
savaş esirleri konusu tam bir karmaşadır islam'da ve keyfilik diz boyudur bu arada. köleleştirme, cariyeleştirme, fidye, salıverme, öldürme gibi birçok uygulama vardır kuran'a ve hadise göre. bu karmaşaya burada dalmadan bedir örneğini verip kaçayım: (bkz:
bedr savaşı/@3843873)
ye