en bilinen haliyle
fight club'un yazarı.
damage inc adlı kısa hikayesi çok beğenilince onu fight club'a çeviren yazar.
(guenever, 02.03.2005 16:43 ~ 12.03.2005 23:37)
abimizin romanındaki sonla, filmin sonu aynı değildir.kanımca filmdeki daha iyi olmuştur .
görünmez canavarların yazarıdır. dili fight clubtan daha iyicedir. güzel eserdir. ayrıca kaçaklar ve mülteciler diye otobiyografik* sayılabilecek bir eseri daha vardır. sanıyorum son eseridir.
* otobiyografi değil, portland kullanım kılavuzudur doğrusu. yanlışımı düzelten
ada blake'e teşekkürler.
fight club, tıkanma, gösteri peygamberi, görünmez canavarlar gibi eserleriyle ülkemizde büyük ilgi görmüş şahsiyet.
survivor ve invisible monsters eserlerinin david fincher tarafından çekilmesi için dua ettiğim sahsiyet.
figth club sayesinde tanıştığım , sonradan hayatımın bir parçası haline gelen ,şuanda türkçeye çevrilmemiş kitaplarını okumaya başladığım, pop kültür karşıtı taptığım yazar. chuck palahniuk okumayanlara görünmez canavarları tavsiye ederim okumaya bundan başlayın.
her kitabında değişik noktalara takılıp bunları tekrar eden ve ilginç bilgiler veren harika yazar. her kitabı ayrı bir zevkle okunur sıkılınmaz.
(misty, 27.06.2006 15:48)
1996- figth club (bkz:
dövüş kulübü)
1999- survivor (bkz:
gösteri peygamberi)
2001- choke (bkz:
tıkanma)
1999- ınvisible monsters (bkz:
görünmez canavarlar)
2003- fugitives and refugees (bkz:
kaçaklar ve mülteciler)
2002- lullaby
2003- diary
2003- stranger than fiction
2005- haunted
tarihler ingilizce basım tarihleri, sıralama ise türkçe'ye çevrilme sırasıdır. son dört kitap henüz türkçe'ye çevrilmemiştir.
yalnızca bir eserini okuduğunuzda diğerlerini de okumuş sayılabileceğiniz postmodern amerikan şahsiyet, nitekim hep aynı şeyleri yüzlerce değişik şekilde ifade edip duruyor.
(bkz:
modern yaşam kritiği)
bitirdiği her kitabından sonra kendisini baştan aşağı traş eden yazar. birçok kez intihar girişiminde bulunmuştur.
otomobil tamirciliği yaparken yazdığı project mayhem isimli kısa hikayesinin,
fight club a dönüşmesiyle ses getiren yetenekli yazar.karanlık bir anlatımı,sade bir dili var.değindiği konular benzer olsa bile herkesten farklı ele almasıyla öne çıkmaktadır.türkçeye çevrilen son eseri
günce dir. (bkz:
diary)
kitaplarında belirli paragrafları, cümleleri tekrar eden ve anlatmak istediğini "al sana!" diye yüzümüze adeta bir tokat gibi vuran dahi yazar. her dahi gibi o da biraz sıyırmıştır, intihar teşebbüslerinden, gençken yaşadıklarından da anlayabileceğimiz üzere. bir de gençken
pink floyd delisi olması beni kendine bir nebze daha hayran bırakmasına yardımcı olmuştur. saygı duyuyoruz...
popüler kültüre ilişkin söylemler çerçevesinde oldukça sık rastlanan tanıdık birtakım motifleri ters yüz ederek eleştirisini karşı durduğunun kendi silahıyla yapan, nihilizme de sinizme de selam çakan, dibine kadar muhalif, "öteki amerika"dan bir yazar. romanlarını merak edenlere, okumak isteyenlere işe
gösteri peygamberini okuyarak başlamalarını öneriyorum.
kendinden sonra gelecek yazarlar için bir hayli can sıkıcı işler yapmış, yazacak bir şey bırakmamış yazar.(denedim ordan biliyorum) lakin ustamızdır, hocamızdır. günümüz yer altı edebiyatının en iyi kalemidir kanımca. nefret dolu anti kahramanlar yaratırken onları da bizim gözümüzde tapılası kahramanlara çevirir bir yandan. modern dünyanın ağdalı zemininden sıyrılıp bir kaç gün kendinizi bulmak istiyorsanız kesinlikle okumanız gerek. gel gelelim "lullaby" adlı eseride ninni adıyla bir kaç ay önce satışa sunulmuştur.
asla ama asla okurken sıkmayan kitapların yazarı
kitaplarındaki tekerleme tadında yinelemeleriyle başımı döndüren,popüler kültürü ve tüketim toplumunu analizine hayran olduğum yazar.
'hayat ölümün biyolojik olarak aktif safhasıdır.hiçbirimiz yaşamıyoruz,hepimiz ölüyoruz.'sözleriyle beni etkileyen amerikalı gazeteci ve yazar.insanların ihtiyaçlarının kölesi haline gelmelerini tenkit etmiş,amerikadaki sisteme dahil olmanın fifrinden bile nefret etmiş...
(maşuk, 07.08.2007 18:51)
yataklara düşürür,hayata küstürür,sağa dönersiniz 'bırakacağım bu üniversiteyi' dersiniz sola dönersiniz 'yaşamak için önce ölmem lazım' .kitaplarını okudukça zihninizde beliren yazar portresi saçı sakalı birbirine girmiş,herkül cüsseli bir adamdır.kendisini görünce aklınızdan geçen ilk şey ise 'chuck palahniuk bu mu?' olur.
fight club ın yaratıcısı.çocukken polonya'dan amerika'ya taşınmıştır ailesi ile birlikte. babasıda daha yazarımız küçükken öldürülmüş.yazarın cüsseli ,iri yarı biri olduğunu gördüğümde şaşırdığım ve asıl mesleğinin komyon şoförlüğü olduğunu öğrendiğimde daha bir şaşırdığım 45 yaşlarındaki yazar. dilimize çevrilen diğer kitaplarıda
tıkanma ve
gösteri peygamberidir.
(fluwn, 25.12.2007 11:22)
kendisinin bir douglas coupland hayranı olduğunu düşündüğüm yazar. zira
fight clubda anlatılan ve değinilen herşeye benzer anlatım ve kelimelerle kendisinden beş sene önce yazılmış
generation x de rastlayabilirsiniz. ayrıca generation x in baş kahramanının kardeşinin adının da tyler olması ve sürekli "... diyor tyler" gibi söylemler bulunması, son olarak da bahsi geçen romanın baş kahramanı andy nin de palahniuk gibi portland oregon lu olması dikkat çeken benzerlikler. ayrıca dilleri ve eleştirileri de oldukça benzerdir. gelgelelim chuck palahniuk her zaman daha eğlenceli ve zeka parıltısı her zaman daha yüksektir ve bir fikri yedirişi daha üstü kapalıdır. coupland ise biraz daha karamsar ve ciddi bir havaya sahiptir ama o da eğlencelidir. ayrıca fikirlerini en ince detayına kadar ustalıkla açıklar. size düşünüp ders çıkaracak pek bir şey bırakmaz. ha nedir chuck palahniuk,
irwine welshdouglas coupland, x kuşağının çocuklarıdır ve anlattıkları herşey zaten beş ekle beş çıkar aynı şeydir.
'1999'da görünmez canavarlar ve 2001'de tıkanma adlı kitaplarıyla medya çağını, materyalizmi, tüketim kültürünü, hırs ve üstünlük duygusunu, güzellik idealini, iş dünyasını, artan yalnızlık ve yabancılaşmayı, şiddeti ve pornografiyi, şöhret açlığını, pop kültürünü, insanın ölümsüzlük arayışını ve yarı tanrıya dönüşme çabalarını sinik ve kara mizahi bir alaycılıkla, tuhaf bir kurguya sahip sivri bir dille, rahatsızlık veren bir atmosfer yaratarak aşağılıyor.
temel olarak kullandığı karakterler genelde toplumun kenara ittiği, lüzumsuz saydığı ve kendilerine karşı yıkıcı bir saldırganlık gösteren streotipler. anlatımda başa ve sona geçici sıçramalar yaprak şaşırtıcı bir anlatım kullanıyor, sınırlı sözcük dağarcığını tercih ederek ortalama bir bireyin konuşma kapasitesine hitap ediyor, ahlakı hor gören nükteler ve pop kültür yergileriyle toplumsal davranış bozukluklarını eleştiriyor. ve dolambaçlı bir finalle etkiyi en yüksek dereceye sarsıcı bir darbeyle taşıyor.'
"dibe vurulacak, dibin dibine vurulaca, dibin dibinin dibine vurulacak, dipsizleşilecek."
"hayat ölümün biyolojik olarak aktif safhasıdır. hiçbirimiz yaşamıyoruz, hepimiz ölüyoruz."