seyirciyi geri zekalı yerine koymayan yönetmen. sırf bu özelliğiyle bile şahsımın gözünde çok büyük bir değeri var.
sıradan kireç önleyici tadında, sıradan hollywood filmlerine bir bakalım: klişeler, klişeler, klişeler... düşman karakterler karşı karşıya dikilip birbirlerine ortaokul çocuğu seviyesinde ayarlar verir, bikinili güzel kızlar ortalıkta dolaşır -hatta bazı filmler sırf bu hatunlar için izlenir-, birkaç hızlı araba oradan oraya vızır vızır dolanır, bombalar patlar, kötü karakter öldürülür ve esas oğlan üstü başı kir pas içinde, kafasında gözünde birkaç karizmatik façayla manitasının dudaklarına yumulur. aşağı yukarı böyle bir şeyler işte.
peki chris ne yapıyor? (evet pek bir samimiyim kendisiyle) filmi sadece bir aksiyon ya da belli bir tarzın filmi olmaktan çıkarıp; içine felsefe katıyor. klişe olmaktan uzak, kendine has bir tarzı olan aksiyon sahneleri oluşturuyor. mesela
the dark knight'daki o hastanenin yıkılması sahnesi neydi öyle... tepeden öyle bir gösterişli almış ki, daha önce sinema tarihinde bu kadar gerçekçi bir yıkım sahnelendiğini sanmıyorum. bir de eleştirmişlerdi o filmi; batman'in o gizemli duruşunu,
gotham city'nin o karanlık atmosferini bozup her şeyi daha bir aydınlık yaptı diye... bir kere batman; gelmiş geçmiş süper kahramanlar içinde en gerçekçi olanlardan biri. süper güçlerinin kriptonlarla, örümcek ısırmalarıyla, uzaydan gelen maddelerle falan hiç bir alakası yok. öyle kafasına göre uçup, gözlerinden ışınlar falan çıkarmıyor. senin benim gibi insan o da; onu süper kahraman yapan şeyler tamamen teknoloji ve yine insan icadı olan savaş sanatları falan. böyle bir karakteri, son derece gerçekçi bir atmosferde ele almamaktı asıl saçma olan. tabii ki aydınlık bir şehir olacak, tabii ki her şey çok daha gerçeğe uygun olacak. mesela batman'in kıyafeti ilk defa bu kadar detaylı yapıldı, yüzlerce parçadan oluşuyor var ve giyip çıkarmak çok daha kolay.
mtv'deki bir röportajda,
christian balebizzat kendi söylemişti eski batman filmlerinde kostümün sadece maskesini çıkarmak için 5 kişinin aktörün etrafına dizilerek yarım saat uğraştığını... böyle bir kostümün ne kadar inandırıcı olması beklebilirdi ki zaten?.. tabii ki o zamanın yönetmenlerine de sonsuz saygım var, fakat christopher nolan kesinlikle bütün eski filmleri saf dışı bıraktı.
neyse, konuyu nereden aldım nereye getirdim. sırf şu saydığım örnekler bile, chris'in ne kadar da işine özen gösterdiğini açıkça ortaya koyuyor. daha sayılabilecek ne örnekler geliyor aslında aklıma; ama bu kadarı adam olana çok bile. chris'in niyeti kesinlikle sadece "bir film yapalım, parayı vuralım" değil. adam sanat yapıyor, üretiyor. imdb'de bugüne kadar alınmış en yüksek puana sahip filmi yaptı adam, daha ne olsun...
şu saatten sonra bu adamın yapacağı her filme gözü kapalı gider insan. sadece güzel zaman geçirmeyi değil, çok daha fazlasını vaat ediyor. izleyiciye de rol veriyor, ortaokul düzeyinden çok daha yüksek bir zekalarının olduğunu hatırlatıyor ve o zekayı kullanmaya teşvik ediyor. adeta "siz o dandik filmlere layık değilsiniz olm, prim vermeyin böylelerine" diyor. e tamam da chris abi, yok ki senden bir tane daha... daha çok film yap da izleyelim o zaman yahu.