birgün bi adam bir hayvan dükkanına girmiş bi papağan beğenmiş demiş bunun fiyatı ne kardeş 5000 euro demiş satıcı.ya demiş kardeş naptın biraz pahalı değil mi, demiş ama onun bisürü meziyeti var konuşuyo senle muhabbet ediyo falan filan..sonra başka papağanı göstermiş demiş kardeş bu ne kadar vallaha o 4000 euro demiş satıcı. e demiş adam bu niye böyle ucuz? ya demiş o konuşuyo ama senin dediğini anlamaz diğeri gibi sadece öğretileni söyler diye cevap vermiş satıcı .müşteri sıkılmış demiş neyse kardeş ben bi gezineyim geliyom.tam çıkacakken dükkanın önünde atılmış gibi duran bi papağan görmüş ucuz olacağını varsayarak fiyatını sormuş.10000 euro demiş satıcı.adam niye demiş bunun ne meziyeti var?satıcı dönmüş vallaha demiş hiçbi meziyeti yok onun ama neden bilmiyoz bütün papağanlar ona sayın başkanım diyo..deniz baykalın liderliğinde bu fıkrayla özetlenecek siyasi olaylar silsilesidir.
chp genel merkezi’nde kritik saatler yaşanıyor.
baykal’a en yakın isim olan mehmet sevigen ve eşref erdem ile genel sekreter önder sav baykal’ın istifa etmemesi için yoğun çaba harcıyorlar.
baykal ise evinde…
chp içinden gelen kulislere göre baykal her an istifa edebilir.
bu arada chp içinde muhalefet şimdiden sesini yükseltmeye başladı.
hikmet çetin “ bu açıkça yönetim sorunudur” diyerek baykal’ın istifa etmesi gerektiği mesajını verdi.
deniz baykal'ın asla ve asla vazgeçemeyeceği, bırakmayacağına kanaat getirdiğim makam. halk; ne kadar kendini yırtsa da, her ne kadar istifa etmesi konusunda birbirlerini yeseler, kavga etseler de istifa etmeyeceği hissini uyandırıyor hep bende.
baykal'ın sıkı sıkıya sarıldığı, kendisini sıkı sıkıya bağladığı, padişah yetkileri ile sınırsız yetkilendirilmiş, devletin resmi kurumu gibi hareket etmeyi seven partinin koltuğudur.