blackmores night türkiye konserinde grup tarafından yorumlanmış, candice night ile sisters of the moon adlı vokalistlerinin başarılı vokalleriyle ve aynı ritchie blackmore sololarıyla dinleyenleri kendinden geçirmiştir.
daha girişindeki ritmler ve melodilerle beni benden alan, müzik dinleme hobimin başladığı ilk yıllarda gönlümde taht kurmuş olan, deep purple klasiğidir. 3-4 bölümden oluşur gibi gelir, sürekli format değiştirir.
ian gillan ın kıçının yırtıldığına şahit olabileceğimiz gerçek bir rock klasiği.ian gillan kadar kimse bu parçaya vokal yapamamaktadır ki en başarılı örneği gillan ın yanına bile yaklaşamayacak olan ama yine de başarılı olan mark boals performansıdır.
depresifliğe ardından maniye sonra tekrar depresifliğe sebep olur bu şarkı.bana çok şey hatırlatır.hatta en kötüsü belki de bu parça çalarken beni içine soktuğu ruh haliyle, birine hesap soruyordum.elimdeki sigarayı koluma öyle bir bastım ki;o geceyi,bu şarkıyı ve acıyı asla unutturmayacak bir şarkı haline geldi.unutulmayacaklar arasında.
+abi x grubunun solisti süper child in time sölüyo
-siktir lan
*oha lan
+harbi yaw,walla çocuğun çok sağlam gırtlağı var
-oha lan
*siktir lan
yani bu parçayı belli bir yere kadar güzel yorumluyorsanız artık siz bir yerel kahramansınızdır.bu derece zor ve büyük bir yapıt.
zamanında babamın dinlediği ve hayran olduğu, bana küçüklükten itibaren dinlettiği ve deep purple sevgisini aşılatan, benim de ilerde inşallah çocuklarıma dinleteceğim aşmış şarkı! gillian'ın çığlıkları efsane!
keşke benim deep purple bilen dinleyen babam olsaydı da bu güzelliklerle 20li yaşların sonrasında tanışmasaydım dedirten şarkı. ne gördük biz aşık mahzuni şerif...
pink floydlar, deep purple lar, karanlıkta el feneriyle aradık bulduk biz bunları, bırakmaya pek niyetli değiliz.
benim için pek özel olan parçadır.
lise yıllarının fon müziği olarak, smoke on the water, wish you were hereve shine on you crazy diamond ile birlikte yer tutar. her dinlendiğinde başka yerlerini keşfetmeyi sağlayan, kesinlikle kendini yeniden doğurabilen bir deep purple parçası.
ergenlik çağımın altın dönemine (bkz: temple of the king) ile yüzük kardeşliği yaparak damgasını vurmuş şaheserdir. çocuk halimle banyoda şarkıyı söylerken aralardaki huuuu uuu uuuuu seslerini çıkartabilmek için kafamı öne eğip titremem gerekirdi..heyt be.
dinlendiğinde intihar teşebbüsü gerçekleştiren şarkı.ne zaman dinlesem aklıma çocukluğum geliyo.hiçbirşeyle alakasız sadece soundlardan kaynaklanıyor.her ne kadar masum olduğum zamanlar aklıma gelsede pencere cazip geliyor.özellikle sarhoşken dinlemeyin.
insanı klavye çalmaya başlattıracak derecede güzel bir introsu olan ian gillanın en iyi deep purple solisti olduğunu gösteren şarkılardan sadece bir tanesi. 1970den bir video http://www.youtube.com/...
uzunluğuna rağmen insanı sıkmayan, güzel geçişleri olan harika parça. sözleri;
sweet child in time, you'll see the line
line that's drawn between good and bad
see the blind man shooting at the world
bullets flying, ooh taking toll
if you've been bad - oh lord i bet you have
and you've not been hit oh by flying lead
you'd better close your eyes, aahaouho bow your head
wait for the ricochet