bir hayvan olarak dünyaya gelmesi durumunda kaplumbağa olması muhtemel tipleme. evini, işini, aşını, başını yani gereklilik ihtimali olan herşeyi üstünde barındıran kamuflaj katili.
günlük dilde çantasından herşey çıkan yada evini çantasına sığdırmaya çalışan kişilere söylenir***
bu sabah itibariyle almış olduğum 3. satatüm. allahım ben ne harika bir yerdeymişim, ya da cennetteymişim ben yeni farketmişim. buraya aşkım, artık bir destan oldu.
bu sözlük benim kaderim; kadere razı gelmeyi benimseyenlerdenim.
bana verildi mi yoksa bunu ben mi hakettim, dediğim statüm. iyi birşey mi, yoksa uçurumun kenarında mıyım bilmiyorum. insan yükseldikçe şımarır mı yoksa mütevazi mi olunur. hayır intihar etmek istemiyorum. bunu hazmedicem, layık olmaya çalışıcam, utandırmıycam. ben neymişim meğer!
küçük bebeği olan ailelerin tatil ve seyahat durumlarındaki hali. bebeğin bezinden yedek giysisine, mamasından en sevdiği oyuncağına dek her türlü aksam birlikte taşınmaktadır.
ayrıca bir zamanlar olacak o kadar adlı programda, sinan bengier ustanın canlandırdığı, hamit el sabah ın korumalığını da yapan, tam teçhizatlı kameraman. son derece sempatik bir karakterdi rahmetlik. yani yumurta bilem taşırdı yanında. ee koly mıydı tam teçhizatlı kamereman olmak.
aslında bu tipi leman dergisi falan değerlendirse diyorum. ey leman yazarları sözlük okuyorsanız beni duyun.
olacak o kadarda çıkan tam techizatlı kameramın adıdır. sinan bengier canlandırırdı bu tiplemeyi. omuzunda kangal sucukların asılı olduğunu hatırlıyorum. levent kırcada da; -eskiden müzik setlerinin katlanan antenleri olurdu- ona benzer bir mikrofon vardı. çocukken ona özenmiştim bi aralar da bizim müzik setinin antenini koparıp mikrofon yapmıştım; annem ağzıma sıçmıştı. ulan ne günlerdi be.
(bkz: bu da böyle bir anımdı)