insanın kendiyle ve iradesiyle oynadığı aptalca bi oyundur.
son bir bekleyiş, ya ararsa dersin. aramayacağını bilsende!
staj başvurusunda bulunmuş olan arının akabinde gerçekleştirdiği eylemdir.
umutsuzluktan medet ummak.
(bkz:
çelişki)
(solti, 21.04.2005 20:05)
nasreddin hoca'nın göle maya çalması gibi... ya tutarsa...
(bkz:
göle maya çalmak)
cevap vermeyeceğini kabullenmekten korktuğu için beklemek amaçsızca.. umutsuzca.. garçeklerden kaçmak..
kötü bir cevap almanın daha iyi olduğu şeydir.en azından kesin bişey vardır.ya beklemeye devam edersiniz ya da unutmak için elinizden gelen herşeyi yapmaya başlarsınız.
umut dünyasından bir küçük kesit sadece.
acıyla beslenmeye meyilli bünyelerin gerçekleştirdiği durum.
iş başvurularında çok sık başımıza gelecek olan eylem... binbir umutla başvuru yapacağız onlar binbir acıyı bize tattırarak bize karşılık vermeyecekler...
(karde, 07.02.2006 10:59)
uykusuz bi gece daha kucaklamıştır seni yalnızlığınla birlikte seve seve.. sadece
a natural disaster ın damarlarında gezinmesine izin verebiliyorsundur ve onu neden bu kadar kırdığını böyle bir aptallığı neden yaptığını düşünebiliyorsundur.. hiç haketmemiştir bu kadar kötüsünü o.. ama sen ona ne kadar değer verdiğini göstermişsindir ve onu hiç beklemediği bir anda hiç beklemediği bir yönden vurmuşsundur.. seni asla affetmeyeceğini düşünüyorsundur.. aklından bütün düşüneleri atıp tek bir soruya kendini yoğunlaştırmaya çalışırsın; acaba ne yapabilirim onu biraz olsun yumuşatmak için..?.. ama o anda "no matter what i say no matter what i do can't change what happened.." sözü ilişir kulağına.. birkez daha kahrolur benliğin.. asla haketmediğini bağırıyorsundur kendi kendine içinden.. sonra ne yaptığını bilmez bir halde en azından bir sesini duysam diye aramaya karar verirsin.. biliyorsundur aslında o da uyumuyordur ama yine de açmayacaktır telefonu.. eminsindir buna.. ama en büyün düşmanın olan umuda esir düşmüşsündür o anda.. arama tuşuna bastığın andan itibaren saniyeler yavaşlar sanki senin için.. neredeyse zaman durmuştur.. öyle uzun gelir ki o dııııt sesi sana.. telefonun ikinci kez çalışından sonra düşüncelere dalmışsındır bile.. önce bu derece kötü bir şeyi nasıl ona yapabildiğini düşünür kendine kızarsın..daha sonra eski güzel günlerin hiç gelmeyeceği korkusu kaplar içini.. her şeyin bittiği bir kabus sarar büyün ruhunu.. telefonu kapatırsın.. hala düşmanının elindesindir telefonu kapattığında.. "belki şimdi o beni arar.." diye düşünüyorsundur.. ama bunun böyle olmayacağını farkedersin ve gidip iki tane uyku ilacı alıp uyuyabilmek için dua etmeye başlarsın.. sadece sabahın olduğunu güneşin yeniden doğduğunu görebilmektir, ışığı hissedebilmektir istediğin..
(frock, 19.01.2007 10:05)
gece odanda açmışsındır vodkanı bir de winamptan açmışsındır anathemayı yavaş yavaş demlenirsin tek başına.. son duble vodkanı da bitirdikten birkaç saniye sonra regret çalmaya başlar winampta.. aniden gözyaşlarının hakimiyetini yitirirsin.. yanaklarından aşağı doğru salına salına süzülür gözyaşları.. birden onun sesini duymak için ruhunun can attığını hissedersin.. en derinlerden gelen, çok saf bir istektir bu.. o ayrılıktan sonra ekranda senin adını gördüğünde telefonu açmayacağını bilirsin.. ancak yine de ararsın.. açmayacağını bile bile şarkı bitene kadar defalarca ararsın bir yandan da ağlarsın..
öğretmenlerin sözlü esnasında sergilediği öğrenciyi iyice çileden çıkartacak yada utandıracak (kişisine göre değişir) olan davranış
umut sarıkayanın bir kare içinde gayet güzel özetlediği durum.
ilişki=
erkeğin mesajı-(buluşmadan 2 saat sonra)
kızın cevabı -(2 saat sonra)
erkeğin mesajı-(hemen sonra)
kızın cevabı -(3 saat sonra)
erkeğin mesajı-(hemen sonra)
erkeğin mesajı-(1 saat sonra)
erkeğin mesajı-(2 saat sonra)
erkeğin mesajı-(8 saat sonra)
erkeğin mesajı-(24 saat sonra)
erkeğin mesajı-(1 ay 16 gün sonra sarhoşken)
gönlün ferman dinlememesi
(archi, 20.07.2008 00:13)
nietzsche'nin "umut en büyük kötülüktür,çünkü işkenceyi uzatır" sözünü hatırlatan ifadedir.
'her zaman umut vardır' sözüne dayanarak yapılan eylem.
hayatını kaybeden bir tanıdığınızın mezarı başında yalnızken yapılabilendir.
saklambaçta hiç bulunmamak üzere saklanmak gibidir.