cevahir alışveriş merkezi az çok bilinir.adeta
lostadasındaymışsınız gibi, içeriye doğru ilerledikçe kaybolursunuz.''dolaşayım,şuraya da bakayım'' derken iyice boka sararsınız.çıkışı bulamazsınız falan.tavsiyem kapıdan girince derhal dümdüz en sona doğru gitmeniz. son merdivenlerden aşağıya inip,sinemaya,d&r'a ulaşmanız;yine aynı hizadaki merdivenleri kullanıp üst katlara çıkıp yemek yemenizdir. aynı yoldan da geri dönün kaybolmayın. neyse, peki bu hayvani boyuttaki alışveriş merkezi yazın nasıl serin tutuluyor? işte orası meçhul. serin dediğime de bakmayın, içerde bir kış yaşanıyor adeta
*.enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı bile ''evlerinizdeki,iş yerlerinizdeki klimaları 19 yerine 23 dereceye ayarlayın,yoksa enerji ihtiyacı karşılanamayacak'' diye sitemlerde bulunurken, bu mekanı soğutmak için ne kadar enerji kullanılıyor, bunun küresel ısınmaya ne yönde bir katkısı olur bilemiyorum ama cevahir'e arabayla veya yaya olarak-ki bu en kötüsüdür- ulaşıyorsanız, havanın 30-35 derece olduğu günlerde, dışarıda artan nem oranıyla ve üzerinizdeki ter sebebiyle cevahir soğuğuna girdiğiniz an çarpılabilirsiniz. önce ''oh be amma ferah, rahatladım'' dersiniz ama kanmayın. 15 dakika içerde sabit durursanız göreceksiniz ki hava akımı sayesinde kollarınız ve boynunuzdan soğuk terler akmakta, yüzünüz de buz gibi olmaktadır.
cevahir soğuğunda grip olmak.rezildir. yaz günü yataklara hapsolabilir,zayıf bünyeye sahipseniz ateşler içinde yanabilirsiniz.sinemaya gittiyseniz,boyun ve sırt tutulması da bonus olarak veriliyor.
siz,siz olun cevahire giderken üzerinize ince bir hırka almayı unutmayın.
(bkz:
mübalağa)