mottosu
doğruluk mu cesaret mi sorusu olan,
şişe çevirmece oyununun upgrade edilmiş hali.
önceki oyunda bulunan doğruluk kısmının çıkartılıp yerine ikinci bir cesaret seçeneğinin konulmasının temel sebebi, oyun ekibinin
enseye şaplak göte parmak kıvamda olmasıdır.
oyun bar ortamında bayık bayık oturup, hiç konuşmadan
jackass izlerken keşfedilmiştir. asıl sebep sıkıntıdır. yani ihtiyaçlar insan yaşamını belirler.
oyunda şişe çevirmek illa gerekli değildir, ne bulunursa çevrilebilir.
* * * çevrilen nesnenin , öncesinden oyunu oynayan ekip tarafından kararlaştırılan ucu kimi işaret ederse, o kişi cesaret seçeneklerinden birini, yani cesareti seçerek kendisini ortaya atar.
mızımak yoktur,
kan çıkar.
kısa bir örnekle anlatılırsa;
ilk seçilen kişiye şu görev verilmiştir, bar ile oturulan masanın arasında duran miller dolabı açılacak, içinden bir şişe miller alınıp göz hizasında 10 saniye tutulacak, çevirilip burna yaklaştırılıp dikkatle bakılacak, geri dolaba konup uslu uslu masaya dönülecek.
herşey yolunda görünür, ta ki elde miller 7.saniyede masadaki diğer oyunculardan birisi bağırırır,
hırsız var diye. gülümsenir, dişler sıkılır, garsona durum açıklanır.
ikinci oyuncu, garsona o günlerin sık kullanılan cümlelerinden birini söylemelidir. "abi, yüz bin liran var mı abi, bira alacağım" ( orijinali; abi, yüz bin liran var mı abi köfte alacağım şeklindedir.)
* garsona sorulur, garson sabrının sonundadır, ne dese haklıdır, başımızın üstünde yeri vardır, bizim eşekliğimiz, trişkalığımızdır.
son oyuncuya ise yan masadaki adamın kelini öpmek kalmıştır, ne denilirse denilsin kabul ettirilemez. oyunun başındaki kural hatırlatılır. mızınmaz, kan çıkar şeklinde. yanıt anlamlıdır; öbür türlü de kan çıkacak.
eveeet, bu ufak örneğin ardından, demem o ki, oynayın eğlencelidir.