|
|
- istenilen kişiye her an ulaşmanın mümkün olmadığı, kimsenin acil bir işinin çıkmadığı, randevulara zamanında gitmenin önemli olduğu, aranılan kişiye nerdesin sorusunun sorulmadığı, kimsenin kimseyi çaldırmadığı, arkadaşların ailelerine hal hatır sorulduğu, telefon numaralarının ezbere bilindiği, şarjların bitmediği, şarkıların başarısının cep telefonu melodileri ile ölçülmediği, saat taşımanın gerekli olduğu, yatağımızın ucunda bir çalar saatin bulunduğu, söylenenlerin gelen kutusuna kaydedilmediği, mektup alıp göndermenin sms göndermek kadar basit olmadığı, özel günler için tebrik kartları satın alındığı, kontörümüzün bitmediği, herkesin aynı tarifeye sahip olduğu, 0900'lü hatların olduğu, sözlerin yüz yüze mertçe söylendiği, ayrılıkların ayrılık olduğu, son dakika bahanelerinin olmadığı, sevgilerin çok çabuk tükenmediği, sevgili arar diye saatlerce evde beklenildiği, kapkaçların olmadığı, masanın üzerine konulacak sadece anahtar olduğu, acaba kim arıyor diye meraklanılan, sessizce veya şifreli konuşulduğu, en yakın arkadaşla okuldan döndükten sonra uzun uzun telefonda sohbet edildiği, paralelden dinleyen var mı acaba diye tırsıldığı, telefonun meşgul edildiği, telefon sapıklığı ve şakalarının olduğu, telsiz telefonlara hayranlıkla bakıldığı, cevapsız çağrıların olmadığı, telefona yetişemeyip de kapanması üzerine acaba kim aradı diye uzun uzun düşünüldüğü, resimlerin cüzdanda saklandığı, oyunların gameboy'larda oynandığı, müziğin walkman ile dinlendiği, sohbetlerin çalan telefon ile kesilmediği, aile bireylerinin hepsinin ahizenin başında heyecanla konuşulan yakının sesini duyma çabalarının olduğu ve konuşmak için sıra kapmaya çalıştığı günümüz 30 yaş üstülerin çok net anımsayacağı, 20li yaşlardakilerin çocukluk anılarından öteye gidemeyecek, yeni neslin ise hiç bilemeyeceği yaşamdır.
(redras, 05.08.2007 03:52 ~ 03:53)
- mobilden önce
(bkz: m.ö.)
- (bkz: döncem ben sana)
yoktur.(nox, 05.08.2007 04:18 ~ 06.08.2007 20:02)
- (bkz: karanlık çağ)
- (bkz: internet öncesi yaşam)
- her yönüyle daha bir güzel yaşamdı. kimse "keşke telefon olsaydı, yada telefon olmasaydı bidi bidi olmazdı." demezdi.
- cüzdanın, fermuarlı bozuk para gözünde küçük, büyük, orta boy jeton bulundurulduğu zamanlardaki yaşamdır. hatta yurdum insanının jetonu delip, ip bağlayıp, jetonun bitmesine yakın ipi çekerek saatlerce telefon görüşmesi yaptığına şahit olduğumuz dönemlerdir. saygıyla anıyoruz şimdilerde.
- kontör derdinin olmadığı kaygısız bir yaşamdır.
- (bkz: cep telefonsuz günler)
- santralın aranıp falanca numarayı bağlarmısınız dendiği dönemdir.
- sonrakiyle karşılaştırıldığında, kapitalizmin hayatımıza nasıl ciddi yön verdiğini gösteren yaşam şekli
- (bkz: adana çık aradan)
- (bkz: jeton bulunur)
amerika versiyonu için;
(bkz: bir çeyrekliğin var mı dostum haa)
(bkz: madafaka)(adrian, 05.08.2007 12:30 ~ 12:31)
- dışarıdayken jetonla/telefon kartlarıyla iletişim sorununu çözebildiğimiz yaşamdı. üstelik şimdikine göre daha rahat bir yaşam sunuyordu "genç" kişilere. her dakka telefonun çalıyor şimdi, nerdesin bik bik bik... ne o öyle...
- yılan oyununun tetrislerde oynandığı, fotoğrafların filmli makinalarla çekildiği, aradığımız kişinin hiçbir zaman ulaşılamadığı, celocanların ordan oraya hoplayıp zıplamadığı vs vs dönemdi
- kötü olan cep telefonu değil de onu abuk sabuk kullanan insanlar olsa gerek.hala insanlarla yüzyüze konuşabiliriz,hala mektup gönderebiliriz.ama eve geç kalan annemi,ya da hastalanıp acile kaldırılan yeğenimi arayabilmenin rahatlığı olmadan,dokuz doğurarak yaşamayı hiç özlemedim.
- belki de her şeyin daha dozunda ve tadında olduğu bir yaşamdı.
- cep telefonu icat ettiren yaşam...
- berbat bir hayattı.
önceki akşam evde, telefonda:
* 18:15'de taksimde buluşalım.
- tamam, tam 18:15'de. nerede?
* akm'nin önünde.
- orası çok geniş, bulamayabiliriz birbirimizi, gişelerin önü olsun.
* doğru, gişelerin önü daha iyi..
saat 18:19, taksim, akm gişeler önü:
* (düşünür) hay allah, gelmedi hala. acaba diğer tarafta mı bekliyor? gidip bakayım, ya o anda buraya gelir de beklemeyip gittiğimi düşünürse. olmaz, en iyisi beklemeye devam.
saat 18:19, gümüşsuyu, trafikte bir otobüs:
- (düşünür) üff, 4 dakika geçti. nerden bulaştım bu trafiğe. ya beklemezse.. üff yaaa..
işte böyle olayların çok sık olduğu yaşamdı cep telefonu öncesi yaşam.
halbuki cep telefonundan sonra öyle midir?
* nerede buluşuyoruz?
- taksim'de? 6 civarı nasıl?
* süper. gidince araşalım.
- tamamdır.
haliyle günümüz insanının zamana, trafiğe, buluşma kavramına vs. bakışı değişmiştir. insan şimdi daha rahattır. demek ki, cep telefonu öncesi yaşam insanların daha gerilimli, daha stresli olduğu bir yaşamdır.
- kontör derdi, telefonun şarjının bitme sorunu, melodi seçme ve seçilme özgürlüğünün olmadığı, sağ baş parmağımızın mesaj yazmak nedir bilmediği, titreşimle bir anda ürkmek ne demekmiş bilinmeyen, turkcell süper lig isminin olmadığı, acaba hangi operatörün hizmeti, kapsama alanı daha iyi reklamlarını göremediğimiz, evden çıkarken yanımıza alacağımız eşyaların arasında yeri bulunmayan telefon nesnesinin ortaya çıkmadığı eski zamanlardır.
cep telefonu sonrası yaşamı bilemedeğimiz dönemlerdi, eskilerdi eskiler.
- günümüzde "ulan o zamanlar nasıl yaşıyorduk be" denilesi durum olup kah sokak sokak telefon kulübeleri aranmış, kah saatlerce buluşma noktasında beklenilmiş, kah meraktan çatlanmış, kah sinirimiz içimizde patlamıştır.
- birinden telefon beklerken bazen günlerce eve çakıldığımız günlerdir. var mı böyle bişey ya? kımıldayamıyorsun bir yere. ha şimdi arıcak... ha şimdi arar... acaba saç kurutma makınası sesinden duymadım mı? bekliyim bi daha arar...*
- bir kaç yıl sonra beyin tümörleri artınca gıpta ile anacağımız dakikalar
|