birden bağımlısı haline geldiğim, 5-6 sene önce biz nasıl haberleşiyorduk diye oldukça şaşırdığım, sms lerin ilk çıktığı zamanlardaki televizyon reklamlarını hatırladığım(o zamanlar sanki kısa mesajlar sadece konuşma ve duyma engelliler için ortaya konmuş gibi bir anlam ifade ediliyordu.), sektöründe binbir türlü dalaverenin dönüğünü düşündüğüm alet.
kablosuz farenin niye kumanda etmediğini merak ediyorsanız, elinizde cep telefonuyla bilgisayarınıza kumanda etmeye çalışıyor olabilirsiniz. o teknoloji henüz gelişmedi!
olmazsa olmaz ama olmamasını tercih edeceğim bir alet(hayal tabii, belki filmlerdeki gibi büyük bir savaştan sonra insanlar tüm birikimlerini kaybettikleri zaman). kullanmazsam eğer ben madur olacağım, bir zorunluluk bir angarya...
ülkemizde cep telefonu kullanmak bile diğer ülkelere göre değişiklik gösterip bize haslaşıyor sanırım.
bilmiyorum tabi görmedim başka ülkeleri. ama yine de düşünmeden edemiyorum; acaba bizden başka bir ülkede aynı anda iki hattı üstünde taşıyıp durmadan birinden ötekine geçen insanların olduğu görülmüş müdür diye. ben bile avea'yı takıp*turkcell'i telefonun arkasında kapağın içinde saklıyorum. ama buna sebep tamamen maddi olanaklarımın ülke ekonomimizle paralel gitmesinden ötürüdür.
ne kadar önemli olduğunun farkına varamadığımız hayati ihtiyaçlardan birisi. ıssız adaya düşünce yanımıza ne alacağımız sorulsa; 10 ton leblebi tozu, 60 bin parçalı yapboz, saç kurutma makinesi de dahil olmak üzere pek çok saçma yanıt verebiliriz ama ilk 2 aydan sonra içten içe arayacağımız şeylerden biri nokia şarj aletimiz ve telefon çeken yüksekliğe tırmanabileceğimiz palmiye ağacı olacak.
(bkz: bağımlılık)
şu anda türkiye piyasasında temel gıda maddesi kadar değeri olan bir ürün haline gelen(inanmayanlar bulundukları muhitteki bakkal manav market sayılarıyla cep telefonu bayiilerinin sayılarını karşılaştırabilirler) ve büyük miktarda bir dövizin ülke dışına çıkmasına sebep olan, devletin bundan vergi alıyor olması nedeniyle olaylara seyirci kalmasından, bilinçsiz tüketim nedeniyle haybeye giden paralara kadar tam bir türk klasiği rezaletin sahnelendiği durumun baş aktörü, onsuz yatağa dahi giremediğimiz alet.
görüntülü konuşma yapılabilen teknoloji türkiye'de her ne kadar bulunmasa da adamlar bize daha teknoloji gelmeden telefonunu satarak ne kadar ne oldum delisi millet olduğumuzu da ispatladılar.