yelkenli teknelerde yer alan ön yelkenin (flok), ana yelkenin bulunduğu direğe kadar açılmış olduğu durum. aslında flogla aynıdır, farkı, iplerden çekmek suretiyle daha açık olması, alanının fazla olmasıdır
italyan tanıdıklarımdan duyduğum kadarıyla cimri halkıyla meşhurdur. bahsederken "italya'nın kayserisi" demişlerdi de "kayseri'nin ünü size kadar geldi mi?" diye küçük çaplı dumur yaşatmıştı şahsıma.
640000'lık nüfusu ile italya'nın kuzeybatısında yer alan ve ticari anlamda hayati önem teşkil eden şehri..
aslında tarihler boyunca bu önemini kaybetmemiş..şimdilerde ülkenin liguria denilen eyaletin başkentidir..cristoforo colombo'nun bir zamanlar bu kentin limanlarından ayrılıp yeni dünyayı keşfettiğini yazar tarih kitapları..komşu kıyılardaki şık sahil kasabalarının aksine, eski şehrin doğal korunaklı limanı ve dar sokakları yüzyıllar boyu denizcilerin uğrak şehirlerinden birisi olmasını sağlamıştır..
günümüzde de tarihi olsun, modern olsun her bakımdan kendini iyi pazarlamasını bilen bir kenttir..eski binaları olsun, avrupanın en büyük akvaryumu olsun, san lorenzo duomosu olsun, piazza de ferrari'si olsun, kendine has teması olsun her anlamda zevkle vakit geçirilebilecek bir sahil şehridir..
öte yandan; ilk geldiğim anda denize kıyısı olan mecidiyeköy zannetmedim de değil hani!
2008 ingiliz yapımı film. başrolünde colin firth ve hope davis var. colin firth'ü bridge jones'un günlüğünden sonra eşini yeni kaybetmiş bir baba rolünde seyretmek farklı geliyor belirtmek gerek. filmin konusuna gelmek gerekirse; anneleri ölen iki kız kardeşin babalarıyla cenova'ya taşınmaları ve burada birbirleriyle olan ilişikilierini ve bağlılıklarını sorgulama ve kendilierini bulmaları anlatılıyor. küçük kızın annesinin hayaletini görmesi ve ailenin kendi içinde bu zorluğu atlatmaları anlatılıyor. ayrıca filmde cenova'dan çok güzel görüntüler var. ve evet gidilmesi ve görülmesi gereken bir şehir.
italya'da caffe shakerato'yu en lezzetli yapan yerlerden birkaçı, bu şehrin limanın hemen arkasındaki deniz manzaralı cafelerdir. sıcak bir yaz gününde buraya oturup, güneşin genoa limanı üzerinde batışını izlerken yudumlanmış kahvenin tadı nereye gitseniz bulamayacağınız bir lezzet olarak dilinize yerleşmiştir artık. sırf o kahve için bile geri döndürendir.