havva: al şunu...
adem: ne o?
havva: çınar yaprağı.
adem: ne yapıcam ben onu?
havva: bir yerlerini ört diye veriyorum. ne o öyle elmayı veren yılan gibi!
yıllar sonra edit gelir: bir çınar yaprağı da kalan başlıklardan koruması için başıma. yoksa yılların yazarıyız, diyalogla başlık açmayız müsadenizle.
(mavio, 05.09.2004 20:45 ~ 21.11.2008 08:58)
- havva ayıp ettik be
+ kime?
-
allah'a yahu.
+ olsun gider gönlünü alırız
(wondrous, 05.09.2004 20:50 ~ 25.02.2007 21:03)
-pişman mısın?
-ne desem ki...
muhtemelen böyle diyaloglar kovulmanın ardından olmadı. islam mitinde hz ademin kudüs civarına hz havvanın ise aden tarafına indiği sölenir. daha sonra adem kudüste kovulurken allah'ın tahtından söküp attığı mücevherle birlikte aden doğru gider. orada havvayı bulur ve taşı da oraya bırakır ki o taş şimdilerde hacer ül esved denen taşdır. ama adem havvayı bulduktan sonra elbetteki bir diyalog yaşanmıştır. ama hiçbir fikrim yok ne söylenmiş olduğuna dair.
(chixculub, 24.05.2006 13:48 ~ 25.01.2007 12:37)
-hadi hanım.
-ne oldu bey.
-işe girişmemiz lazım.
-ne işi.
-çocuk yapma işi.
-oluuurr
-her ne kadar günahımız yüzünden çocuklarımızın, torunlarımızın, onların çcuklarının dünya denilen bu zindanda kıyamete kadar günahla, şeytanla boğuşması sınanması işi hiç hoşuma gitmese de bunu yapmalıyız. bize emredilen bu.
-nee?
-boş ver . gel bakayım sen yanıma
-ihihihi
a: ..........
h: ..........
h: adem doğum sancısı ne demek?
a: bilmem çalışmak, tarla sürmek ne demek?
- havva!
- ne var ne be ne var?
- bir gece.
- !!!!!!!
- 150 elma.
-ne diyosun be?
-bi kere ver işte. 150 elma
yiycem gözünün önünde.
-cennetten kovulduktan sonra iyice tuhaflaştın.
ikimizden başka insan mı var be!
yapıyorsun yapacağını zaten.
- peki tamam. 300 elma. bir gece daha.
- düşünüyorum da
biz çocuk yapmayalım adem.
+ sen cennetlere layıksın sevgilim.
- bunu o elmayı yemeden önce düşünseydin ya..
+ ?!?!?
+ ya çocuk yapamadan, ikimizden biri ölürse?
- hadi ya.. bu da var dimi?
not : gerçekten enteresan bir durum. insanlık tarihinin run-time error verebileceği bir olay.
- ya o kadar yazmış adamlar. yemeyin diye. daha ne diye zorluyon?
+ kuralları çiğnemenein dayanılmaz hafifliği hayatım...
- şeytanla takıla takıla bu hale geldin sen adem. ne diycez şimdi çocuklara?
+ suçu şeytana atarız.
- şeytan deme bana adem. yürü git bi çay koy.
+var mıdır burda?
(zorba, 25.01.2007 15:57 ~ 16:02)
a: gel şu güneşin doğduğu tarafa doğu diyelim battığı tarafa batı diyelim. önümüz güney arkamız kuzey olsun.
h: ya arka taraf güney olsa?
a: espiri mi yapıyosun canım ya??? zaten şurada 2 kişiyiz ha önüme kuzey demişim ha güney ne farkeder?
h: ben anlamam arka taraf güney olsun
a: uff tamam...
(omega, 25.02.2007 15:50 ~ 24.08.2007 17:50)
- kesin bunun da makarasını yaparlar adem. ben böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum !
- yaprağını giy bi düşünürüz.
yer dünya
zaman bilinmiyor.
adem: nerdeyiz lan
havva: adem! ayıp yerlerimiz görünüyor çabuk yaprak bul! örtelim.
adem: al lan al sanki ikimizden başka biri var.
havva: adem yemicektik o meyve'dan, bak cennetten kovulduk ceza olarak buraya geldik ne yapacağız şimdi!
adem: boşver be güzelim sadece ikimiz varız, daha ne istiyorsun! sen gel bakim şöle
(bkz:
olaylar gelişir)
h - aa, noldu? nerdeyiz adem?
a - ...
h- o elindeki elma kafana düşseydi keşke!
a - o değil de, elma da kurtluymuş biliyor musun? kazıklandık alenen, cennette olacak iş mi bu?
adem: aşkın kanununu yazsam yeniden, kimi ümitleri yel alır gider
havva: kimi benim gibi sever gönülden, kimi senin gibi el olur gider
adem: dünyanın bir yazı bir kışı vardır, her yolun bir sonu bir başı vardır
havva: boş yere bekleme geçen günleri, böyledir ne yazık ezelden beri
adem: hava ayazmı ayaz ellerimiz yapraklarımızda bir şarkı tutturmuşuz duyuyorsun değil mi?
h: doğalgazı kapattın mı?
a: ne biliyim ya.
h: ay ben de kapatmadım galiba. n'apıcaz?
a: oohoo...
h: ay adem ben cebimi yukarda unutmuşum. bi koşu gidip alsan?
a: n'apıcan kızım cebi? burda bizden başka kimse yok ki zaten.
h: ay ne biliyim. yılan falan oynardık.
a: bak hala yılan diyo.
h: burda yeşilden başka giysi yok mu ya? yeşil bu sene moda diil ki.
a: bekle. sonbahar kreasyonunda sarılarla kırmızılar çıkçakmış.
h: sarı beni soluk göstermesin?
a: kime göstermesin?
a: sigaran varmı?
h: neyim varmı?
a: ne bileyim içgüdüsel olarak çıktı ağzımdan..
h: ne güdüsel olarak çıktı?
a: boşver...kafam çok karışık, bir aşağa bir yukarı. bir elma için yapılacak şeymi ya!?
h: öyle bakma daha kötü durumda da olabilirdik.
a: .......!
h: ne bileyim içgüdüsel olarak çıktı ağzımdan.
a: biliyorum..
h: karnım acıktı.
a: aman aman bir süre birşeye dokunmayalım.
h: iyi uyuyayım o zaman biraz.
a: iyi al şu yaprağı ört üstüne, üşüme.
h: ......
a: üstüne, üstüne örteceksin! ohhooo iki kişiyken böyleyse...
h: ......!
(leak, 04.06.2007 13:32 ~ 13.01.2008 23:19)
a : ulan hepiniz aynısınız ya, gördün mü bak senin yüzünden atıldık
h : hepimiz mi? ne diyosun adem?
a : ya lafın gelişi söyledim ben...
h : başkası var demi açık konuş bana adam...
a : olsa dükkan senin, seçeneğim yok allah kahretsin...
kur'an'da bildirildiği üzere cennetten kovulduktan sonraki diyalogları şudur.
"ey rabbimiz! biz kendimize zulmettik. eğer bizleri affetmezsen ve bizlere acımazsan hüsrana uğrayanlardan oluruz"
(a'raf suresi, ayet 123)
- ya ade..
- bi sus, allahaşkına bi sus ya !
+ arka kapıdan fırlatılarak kovulma isteği varmış meğerse hep içimde.
- adem sus, allah yarattı demem vururum.
+ aile içi şiddet, diyorsun.
- kadınlar daha mı üstün acaba bu konuda?
+ ya sus zaten kaburgalarım ağrıyor.
- ne bu şimdi? ayar mı vermeye çalışıyorsun?
+ (ikiki) yok canım ne ayarı.