1. türkler tarafından ısrarla yanlış anlaşılan bir olaydır efendim. arapçada şarap aslında şrb sessiz harflerinden gelmektedir. şurub ve şerbet e aynı kökten gelmektedir. hatta çoğu kişinin sandığının aksi arapçadaki şarap bizim bildiğimiz şarap değildir. şarap kelimesinin arapçadaki tam karşılığı içecek veya meşrubattır. yani cennette sarhoş olma hayalleri olan varsa boşuna hayal kurmasın derim.
  2. yine de savunuluyor, "aslında orada öyle demek istememiş".

    daha ne diyecek ki? eski arabistan'da şarabın ne kadar yaygın ve sevilen bir içki olduğu bilinirken, cennet'in bu şekilde tahayyül edilmesinin sağlanması neden garipseniyor? sıkın dişinizi, öbür tarafta içeceksiniz deniyor. bu deyiş, sırf o zamanki dünya düzeni kurulması içindir. ideolojiktir, insanları güdebilme çabası içerir.

    huriler ve şaraptır cennetin asıl bütünlüğü. hala savunulur, anlaşılmaz. "yok şarap değil orada denen, günah o. hem de sübyan kızlar da yok aslında herkese dünyadaki eşi düşecek" falan gibi. ilginçtir gerçekten.

    islam'ın gerçek kaynağı olan kuran-ı kerim'den alıntı yapıyoruz. sanki kendi kafamızdan ayet atıyormuşuz gibi kötülemeden önce bir bakın.

    muhammed suresi 15. ayet: "takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur): içinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve rablerinden bir mağfiret vardır. hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?"

    açıkça şarap bahsi var. hem çeviri farklı olsa bile, "hani 'tüm zamanların ve tüm insanlığın dini' idi islam?" diye sorulur. eğer ben yanlış anlıyorsam, benim suçum değildir bu, aktarımın suçudur. daha açık yazılamaz mıydı diye sorarız, hani farklı anlaşılıyor diyenlere. elbette kelime oyunları ile savunabilirsiniz hala dininizi.

    konuyla alakalı olarak, (bkz: cennet/@1519787)
  3. yanılmıyorsam şarap içmek günahtır.burda vaadedilen başka bir tür şarapmı acaba.
    cennet o kadar güzel bir yer ki günaha girmek günah değil.
  4. inanç ve iman denilen olguyu anlamayan kişilerin, kafa kurcalayacağına inandıkları olay. neyi iddia ediyorsun ki kardeş? "cennet tamam, olabilir de içinde şaraptan ırmak olması çok saçma" mı diyorsun? ne yani, şaraptan ırmak yoktur denseydi inanacak mıydın?

    imani meseleleri basit mantıkla çürütmeye çalışan insanlar yok mu, bana oldukça komik geliyor. yav inanan adam görmediği halde tanrıya, ahirete, meleklere, kitaplara, cennete, cehenneme, ... inanıyor. bunlara hiç bir delil aramadan inanan kişiyi, "yav olur mu cennette şarap mı akar hiç, saçma değil mi" diye mi inancından vaz geçireceksin?

    bir arkadaş da şunu sormuştu bana: "yav nuh tüm hayvanları gemiye almış deniyor, * kutupta yaşayan penguen ile çölde yaşayan deve nasıl bir arada yaşamış ki?" kardeş dedim, sen inanıyor musun, inanmıyor musun? inanmıyorsan; nuhun, gemisine hayvan toplamasına gelene kadar daha gemi var, tufan var, nuh var, tanrı var. bunları nasıl es geçiyorsun, gelip hayvanlara takılıyorsun? yok eğer inanıyorsan, nuhu gönderen, tufanı yapan için hayvanları gemiye toplamak mı zor olacak?

    sözün özü:

    a. inanç ve iman kompleks meselelerdir
    b. iman sahipleri için başkasının imana gelmesi önem arzeder
    c. inançsız olanlar için, başkasının da inançsız olması önemsizdir.

    bu sebeple kasma be koçum, hayat kısa, ölüp yok olup gideceksin.
  5. kuran'ın ahlâki olmadığını savunup yasakladığı şeyi, cennet'te serbest bırakmasıdır. burada iki soru ön plana çıkar: "dünyada ahlâki olanı öğütleyen tanrı, neden cennet'te ahlâki olanı öğütlemez?", "cennet'te dayanacağımız temel değer ahlak değil midir?"

    ve şahsi kanaatimce burada "şarap" olarak ifade edilmek istenen, dünya'da yasaklanmamış bir zevkin imgesidir. eğer değilse, tanrı "ahlâki olmayan-zevk veren" eşleştirmesini yapmıştır, ki tasavvuf inanışı da bunu öngörür.