tanrıya inananların, tanrının kurallarına uydukları zaman gidecekleri vaad edilen, içinde binbir türlü güzelliklerin bulunduğu söylenen, bir anlamda başka bir boyut diyecebileceğimiz mekan...
(bkz. cehennem)
düş sokağı sakinlerinin albümü...
günaydın dünya
beni hiç ellere verme
gülden geçer gönlüm
kanrevan içindeyim
hüzünlü güzel
dünya bana doğru eğildiğinde
ikimize
beni al uykumdan
cehennemden cennete
canan
düşlerin büyüsü
paryoşa
melekler ve benler
acıdan doğar insan
sepet
hoşçakal dünya
allahın cemalini görmek için insanların hiç düşünmeden vazgeçecekleri kavram. zira belirtildiği üzere, cennetin bir günü tüm bir dünya hayatına değişilmez, allahın cemalini görmek ise ebedi cennet hayatına değişilmez.
kurban ın insanlar albümünden harika tadına doyum olmayan vs... parça..
sözleri;
uzaklarda ararken
bir ses duydum derinden
yakınlaştım sonra
takıldım tam düşerken
tuttu bir el elimden
devam ettim sonra
yalnızlığıma ağlarken
uyandım ben aniden
hepsi burada şimdi
bütün insanlar
senle ben
ve senle ben
belki bu son gün
dostça kal gitmeden
senle ben, senle ben..
omzumda ağlarken
ruhu aktı teninden
çaresizdim sonra
yeni bir gün başlarken
güneş battı aniden
karanlık var şimdi
yalnızlığıma sığınırken
bir ses duydum derinden
herkes burada şimdi
bütün insanlar
senle ben
ve senle ben
belki bu son gün
dostça kal gitmeden
senle ben ve senle ben
belki bu son gün
dostça kal gitmeden
belki bu son gün, belki bu son gün
ne oldu şimdi? ne oldu şimdi?
ne oldu şimdi? ne oldu şimdi?
senle ben
ve senle ben
belki bu son gün
dostça kal gitmeden
senle ben
ve senle ben
belki bu son gün
dostça kal gitmeden
senle ben, senle ben..
her insanın zihninde canlandırdığı şekilde ona görüneceğini ve
hayalini kurduğu biçimde bir yaşam süreceğini tahmin ettiğim;
boyutsuz, zamansız son mekan.
"böyle bir yerin olduğu sanrısı varolmasa cehennem olgusu bu kadar güçlü olur muydu ve dinler bu kadar etkin olur muydu insanlar üzerinde?" dedirten kavram.
ayrıca varsa bile kalabalıklığı ya da tenhalığı durumu size, bize kalmamış düşünsel mekan.
aynı zamanda adada yalnız kalan iki üvey kardeşin ergenlik dönemine girmeleriyle vücutlarında meydana gelen değişimler sonucunda birbirlerine duydukları tutku ve bu tutkunun ürününü konu alan film.filmin tamamı bir adada geçmektedir.
(bkz: vc andrews)
sunulan nimetlerden çok insanın algısıyla ilgili büyük süprizlerin beklediği kutsal mükafat. dünyada insanın algısı "daha fazlasını iste" şeklindedir. dünyanın en güzel kadınlarını yığsanız burada bir süre sonra insanın yapısı itibarı ile bıkılacaktır. nasıl ki cehennemde insanların acıya olan bağımlılıklarının olmayacağı, yani sürekli artan bir ivme ile artacağı söyleniyorsa cennette de haz alma duygusunun bu şekilde olacağı söylenir.
erkek egemen günümüz müslüman dünyasında şeyhlerin amaçları doğrultusunda müridlerini yöneltirken çok kullandığı hayali koftiden mekan. cennet i tanımlayacaksak eğer şunlardır katacaklarım;
cennet yaşamımız sonrasında ulaşacağımız bir nokta değildir, yaşarken hayatımızdan aldığımı olumlu geri dönüşlerdir. iyilik yaptığımız insanlardan o iyiliklerin bir gün bir şekilde bize geri dönmesidir cennet i yaşamak, bir yakınına yıllarca emek verdiğinde onu güzel bir yere gelmiş görebilmektir, insanlarla iyi ilişkiler kurup onları mutlu etme çabasını sürekli yaşatmak karşılığında mutlu olabilmek, ışıltınla güzelliğinle yaydığın sevginle yarattığın güzel dünyanda sevdiklerinle yaşayabilmektir.
cennet kelimesi, lügatta c ve n harflerinden meydana gelmekte olup, aynı kökten meydana gelen cin, cinnet, cinan, cenin kelimeleri gibi “örtülü” demektir. cennet meyveler, çiçekler, güzel kokular ve daha pekçok güzellikler ile örtülü olduğundan bu isim verilmiştir. dünyada bağ, bostan, bahçe manasına da kullanılır. kelimenin bu kullanılış şekli, daha çok teşbih, benzetme içindir.
bütün semavi dinler ve bazı semavi olmayan inanç sistemleri, bu dünyadan başka olarak bir ikinci dünyanın, yani ahiretin varlığından haber vermişlerdir. ilk insan ve ilk peygamber adem aleyhisselamdan itibaren bütün peygamberlerin, insanlara tebliğ ettikleri dinlerde, imana ait esaslar aynı idi. bu dinlerin hepsinde, ahirete ve ahirette mükafatlara veya cezalara uğrayarak, sonsuz yaşamaya “inanmak” emredilmiştir. cennet, insanları, ahirette mükafatlandırma yerinin adıdır.
cennet hakkındaki bilgilerimiz, din kitaplarına dayanır. fen bilimlerinin konusu bu dünyayı incelemek olduğundan, bunlardan ahiret (öbür dünya) hakkında bir açıklama veya bilgi beklenmez ve aranmaz.
islamiyet, insanların öldükten sonra tekrar yaratılıp sonsuz yaşayacaklarını, hayvanların ise kıyamette birbirleriyle ve insanlarla hesapları görüldükten sonra, tekrar yok edileceklerini bildiriyor. islam dininin mukaddes kitabı kur’an-ı kerim ve peygamber efendimizin hadis-i şerifleri, bunların şerhi, tefsiri yani izah ve açıklaması olan ana kaynaklarda cennet hakkında çeşitli bilgiler vardır.
buralarda bildirildiği gibi cennet, bu dünyada iken allahü tealanın gönderdiği peygamberlere inanarak, onların bildirdiklerine uygun yaşayarak, doğru yolda yürüyenlere mükafat, iyilik, nimet ve ihsan yeri olmak için allahü teala tarafından yaratılmış ve hazırlanmıştır.
cennet, akla gelen veya gelmeyen her türlü güzelliklerin toplandığı yerdir. dünyadaki zevk ve lezzetlerin, cennettekilerin yanında hiç kıymeti yoktur. cennette, oradakilerin istedikleri her türlü yiyecek ve içecek önlerine gelir. koparmak, pişirmek gibi zahmetlere katlanmadan dilediklerince yiyip içerler. türlü çeşitli mücevherden yapılmış köşkler, herbiri ayrı lezzette ırmaklar, leziz meyvelerle dolu ağaçlar, nefis bahçeler, kuşlar ve daha akla hayale gelmeyecek nice nimetlerden bol bol faydalanırlar. huri, gılman ve cennet melekleri ile beraber olup, zevk ve lezzet içinde sonsuz yaşarlar. cennet meleklerinin büyüğünün adı rıdvan’dır. cennet’te bir kısım köşklerin içinde olanlar, diledikleri yeri görür ve kendilerini istedikleri yere götürürler. insanlar, dünyada kaç yaşında vefat etmiş olurlarsa olsunlar, cennet’te 33 yaşında olacaklardır. hanımlar, kocaları ile ve islam büyüklerini sevenler de, onlarla beraber olurlar. cennet’e giren bir daha çıkarılmaz.
cennet’teki dereceler ve mükafatlar, herkesin ilmine ve ibadetlerine göre olacaktır. allahü teala, arş ve kürsi altında, yedi kat göklerin üstünde sekiz cennet yaratmıştır. bunlardan, cennet-i adn, derecesi ve nimetleri en yüksek olandır. peygamberler, sıddikler ve şehitler bu cennet’e girerler. cennet-i firdevs, diğerlerinden üstündür. bahçeleri çoktur. diğerleri; cennet-i naim, cennet-i huld, cennet-ül-me’va, darüs-selam, darül-karar, darül-celal’dır.
cennet’e herkes giremeyecektir. adem aleyhisselamdan kıyamete kadar gelip geçen insanlar içinde allahü tealanın razı olduğu kimseler girecektir. bunun için, insanların kendi zamanlarındaki peygamberlere ve getirdiği dine inanarak bu inançlarına uygun bir dünya hayatı geçirmeleri ve son nefeslerinde iman ile vefat etmeleri lazımdır. son peygamber muhammed aleyhisselamın gelmesi ve islam dinini bütün insanlara tebliğ etmesinden sonra, kıyamete kadar gelecek insanların o’na ve o’nun bildirdiklerine iman etmeleri şarttır. ancak muhammed aleyhisselamın bildirdiklerine şeksiz, şüphesiz iman etmekle ve her hususta o’na tam uymakla, allahü tealanın rızasına ve cennet’teki en yüksek derecelere kavuşulur.