şu sıralar kerem görsev adlı piyanist kişi ile beraber çalışmaktadır.tarzı tam anlamı ile oturmuş,özellikle zilleri işleyişi ve çaldığı tarzdaki swing'i takdir edilecek bir davulcudur.
onu kimi zaman piyanist kişi ile beraber bir anma gecesinde,kimi zaman bir caz klubünde kimi zamanda, pazar sabahı bir villanın bahçesindebrunch keyfi yapan kaymak tabakaya fly me to the moon çalarken görebilirsiniz.
benim zoruma gidende sembol haline gelmiş insanların bu müziği tanıtmamak için ellerinden geleni yapmalarıdır.acaba neden devlet okullarına (burada kastım ilköğretim ve liselerdir) gidipte kısa seminerler vermezler ve müziği sevdirmeye uğraşmazlar.çıktıkları kanallarda sadece kendi egolarını tatmin etmek için çalarlar,seçtikleri parçalar izleyen kesimin sadece %4 üne hitap eder.
tanım olarak denebilir ki çok iyi bir jazz davulcusudur.
herşey iyi hoş, kıymetli insanlarla çalışıyor, bunun yanında stüdyo müzisyenliği de yapıyor ve farklı stillerde icrası da çok iyi falan filan.
lakin kendi albümü kadar insanı boğan bir albüm dinlemedim. icrasıyla armonisiyle kralından jazz yapmış falan iyi güzel de sürekli insanı geren akorlar, bir türlü akmayan rahatlamayan şarkılar falan. albümü bir kere anca dinleyebildim ikinciye açmaktan korktum. neyseki sekizinci parçaya * gelince biraz sakinleştiriyor. halbuki biraz daha akıcı olabilseymiş bir dave weckl albümü gibi tutabilirdi.
kendisi çok yardım sever bir kişidir ayrıca. lise son sınıftayken ufak çaplı bir gaz sonucu berklee college of music'e gitme hayaliyle, bu konuda yardımcı olabilecek insanlar arıyordum. arkadaşımın tavsiyesiyle kendisine mail attım. nasıl burs alabilirim, hangi koşullarda okula kabul edebilirim gibi bir maile 2 word sayfası kadar açıklayıcı bir maille cevap veren bir insandır. yardımları sayesinde yüzde 15 burs kazanmama rağmen gidemedim tabi okula. gün geçmiyor ki gitmediğime yanmayayım.