araba çarpması sonucu uçtuğu derede boğulma tehlikesi geçirip güç bela dışarı çıkmasıyla beraber kavalayan ayıdan kaçarken yoldan geçen arabalar tarafından kurtarılan, akabinde geri geri gelen ambulansın neredeyse altında kalan brezilyalı adamdır
dinin buyurduğu biçimde henüz yıkanmadığı için temiz sayılmayan kimse demek imiş * . tamamen inanışa bağlı olduğu için kişinin kendini nasıl hissettiği ile alakalıdır, tamamen manevi bir olgudur. **
ergenliğin ilk yıllarında cenabet olduktan sonra banyo yapma utancı vardır. özellikle anadolu ailesi çocuklarında. bir de cenabet değilsinizdir banyo yapmak istersiniz bir tanıdığın evinde.
-ben bi duş alsam.
+tabi tabi. cekinme...şeyy..banyo burada.. hazırlasınlar..
lan cenabet değilim diye bağırmak istersiniz. güye size iyilik yaparken daha da utandırmışlardır. şimdi bakınca hey gidi saçma günler diyor insan. cenap şahabettin esprisine hiç girmeyeyim.
uğursuz kişiler için kullanılır mecaz anlamda. bir işe elini attığı vakit işin gidişatını bozmasından dolayı ya da bir ortama girdiğinde ortamda abuk sabuk olayların vuku bulmasından dolayı kişi cenabet yakıştırmasını alır. şaka yollu söylenildiği gibi kötüleme amaçlı da kullanılır bu sözcük.
haydi dışını yıkadın, içine de mi su tutalım fikri pislerin? cenabetliğin kıstası nedir acaba? öpüşme, koklaşma, ön sevişme, birleşme? diyelim seviştim; lakin boşalmadım, ne yapacağım? yarım abdest?
oje sürmeden önce gusül, saç boyamadan önce gusül, dövme yaptırmadan önce gusül... ne bu? önemli olan temiz olmak değil mi? ilkokulda din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde abdest aldırıyordu öğretmenim dışarıda hepimize. sıra bana gelince, "ben yapmayacağım." dedim. "neden?" dedi öğretmenim. "ben doğunca abdest aldırmışlar bana, bir daha gerek yok." diye cevap verdim. "iyi bir de ölünce aldırırlar, göte pamuktan sonra." dedi. evet, katılıyorum.