esin maraşlıoğlu gibi güzel bir kadınla evli kaldıktan sonra nurgül yeşilçayla nasıl beraber olduğu tartışma konusu olan eski talkshowcu, yeni dizi ve film oyuncusu
laf lafı açıyor ile insanların hayatına girmiştir. daha o dönemden birçok insana antipatik gelmiş, kendisinden nefret eden, hiç hoşlanmayan oldukça geniş bir çevre edinmiştir. esin maraşlıoğluile canlı yayında, bir defile sonrası evlenmesi ile olaylar yaratmasına rağmen, bir yastıkta tam kırk yıl geçirememişlerdir.
her ne kadar talk showculuğu beğenilmese de, genel olarak oyunculuğu beğenilir. en son neredesin firuze ile sinemalarda boy göstermiştir. melekler adası adlı dizinin çekimleri sırasında da nurgül yeşilçay ile yakınlaşmış, bir çocuklarını olacağını öğrendiklerinde ise ikili evlenmiştir.
laf lafı açıyorshow tv'de yeniden can buldu. merak edip açayım bakayım dediğim anda, cem özer'in nilüferin gayet şık mor kıyafetini gösterip ne o nilüfer, morarmışsın, kapıya mı sıkıştın esprisiyle karşı karşıya kaldım. üzüldüm. hiç mi ileri gitmez bir insan. hiç mi izlememiştir televizyon, talk show yapmadığı dönemlerde. hiç mi espri seviyesinin geldiği yerin veya şu an yaşadığımız yılın farkında değildir...
edit: acımasız mı yazdım derken bir süre geçer.
nilüfer: çocukken maymun iştahlıydım.
cem özer: nasıl yani, çok mu muz yerdin
ya nasıl ya??? nasıl yaa?
geçen haftadaki programına rast geldiğim, program kapanırken herkesin bildiği, çocuk ve babayla ilgili eğitim yönü olan hikayeyi kendi başından geçmiş gibi anlatabilen, izleyenleri aptal yerine koyan kişi.
talk showu turkiye de ilk yapanlardan. laf lafı acıyorun yeni versiyonuyla tekrar karşımıza gelmiş zart.yok yanlış yazmadım dua etsin gecen hafta beyazın programı cezalıydı yoksa seyredecek seyirci bulabilecegini hiç sanmıyorum.
önceden çok itici bulup, sevmediğim, antipatik gelen ve tam olarak ne iş yaptığını bilmediğim erkek kişi, nurgül yeşilçayile evlendikten sonra sempatimi kazanmıştır, nurgül sevdiyse bir sebebi vardır.
yapamadığı espriler bitti, şimdi hakarete varan espriler ile çalıntı esprilere geçti. ceyhun yılmaz'a ananla yakınlaşmıştım gibi bir espri, cem yılmaz'ın ise reenkarnasyona inanan insanların kendilerine hep asil kişilikler seçtiği esprisini birebir kullandı an itibariyle.
ben de an itibariyle kendimi dedikoducu karılar gibi hissettim, ay o öyle dedi bu böyle dedi diye ama televizyon böyle birşey ya, sen gecenin bir yarısı televizyon vasıtasıyla talk show kisvesi altında seni önemsememi isteyerek hayatıma langadanak girip saçmasalak konuları çok önemliymiş gibi burnuma sokarsan, ben de sözlükte dedikoducu karı olurum, rahatsız olan varsa eksi oy versin dilediğince oh bea.
komik olmayan, hatta ürkütücü olan komedyen. sanki her an "senin ağzını gözünü dağıtırım laan!" diyebilecekmiş gibi duruyor. sinirini bastırıyor sanki, "program bitsin, ben hepinize gösterecem!" havası var. komedyenliği iş olarak yapıyor, "sabah sekiz akşam beş" çalışan bir insan gibi, görev gibi. programında sürekli bir gerilim mevcut... gülemiyorum, güldüremiyor.
dün akşam yayınlanan laf lafı açıyor programında da şöyle bir diyaloğun içinde bulundu, tespitlerimi doğruladı:
ceyhun yılmaz: ben 5 ekim 76da doğdum, aynı gün doğmuşuz her halde. sadece biraz yıl farkı var.
cem özer: evet, ben 59 yılında doğdum.
c.y. : babamla tanışsan çok seversin, eheh ehehe
c. ö. : annenle yakınlaşmıştık aslında!