son günlerde
facebook'u sömürüyor. arkadaş listenizdeyse farketmişsinizdir.
ekşi sözlük'ü bıraktıktan sonra -ki bana göre, sonunda herkesin tak deme sınırına geldi ve kıçına bir tekme vuruldu- tüm interaktif platformlarda - ki ekşi sözlükte bu platformların hepsine birer birer ayar vermiş, dedikodusunu yapmış, beğenmediğini her türlü sözle ifade etmişti- yazdığı her şeyi facebook sınırları içinde duyurma merakına girdi.
ana sayfada sadece
cem şancı ve yazdığı yazıları "
share" ile duyurma atraksiyonları var . sanırım bu hareketinin tek amacı vardır. kendisini sevenlerin (!) takip etmesini kolaylaştırmak. kendisi gibi oradan oraya, sözlükler arasında mekik dokumayanlar için hazır metinlerini okuma fırsatı ve kolaylığı amacında. sağolsun. çok iyi ve düşünceli bir insan (!).
her geçen gün bu durum beni şaşırtıyor. zira
author değil de cem şancı olarak kendisini doygun bir insan, erdemli bir insan hatta olgun bir insan olarak tanımış, öyle olduğunu varsaymış, tahmin etmiştim.
meğersem daha 15 yaşında yeni ergen olmuş oğlan çocuğuymuş. takip edilmeyi, ünü, popfpoflanmayı ne kadar çok seviyormuş. bıkmadı usanmadı yıllardır.
o yaşta bir insan önce külahını önüne koyar ve bir düşünür. vakti gelmiştir. bu zamana kadar ne yaptım, ne oldum. ne doğru ne yanlıştı. bir
analiz eder. yavaş yavaş kendini tekrar etmeyi bırakır. kenara çekilir ve yıllarca sömürdüğü beyinleri biraz dinlendirir. ünlü olmak böyle bir şeydir. hani günümüz aktör/artist/sanatçı/şarkıcı kişilerin de taktiği bu değil mi? yüzümüz eksimesin trendi.
kendisinin de bunu bir hatırlaması gerekiyor. biraz çekilsin kenara da kendisini merak ettirsin. yazacaklarını biriktirsin. eminim yeniden döndüğünde şimdikinden çok daha sevilen biri olacak. aksi takdirde bu bıktırma taktiği ters etki değil tam etki yaratacak ve bir müddet sonra "amaaaan author mu, salla, hep aynı şey" sözleri sıklaşacak.