sokak çocukları ile baş etmek konusunda verdiği bir demeçte daha önce görev yaptığı bölgelerde böyle bir problem olmadığı için istanbul'daki bu durumu iyi bilemediğini (ya da buna yakın bir şeyler) ifade etmiştir. cerrah baba gibi bir lakabı olduğunu anımsıyorum, ancak kaos şehri istanbul'un her daim daha istanbul ehli olan polis yetkililerine sahip olması gerektiği de aşikar.
bir de yanılmıyorsam bir dönem galatasaray-febe arasındaki maçlarda rakip takım tribünleri arasına küçük çocuklar yerleştirmeyi önermişti.
emniyet müdürü olduğu sivasta hergelelik yapan serserileri toplatıp dansöz kıyafeti ile fotoğraflarını çektirip sopa ziyafetinin ardından tekrar sokağa saldığı, bu olaydan sonra asayişin düzeldiği rivayet edilir. doğrumudur efsanemidir bilmem. ama doğru ise takdir ederim, ellerinden öperim sayın amirim.
hakkında giri yazmanın çok zor olduğu, değişik bir insan. giriye nereden başlasan değişik bir hakaret unsuru barındıracağı için çok dikkatli olmak gerekiyor. kendisinin gafları ile ünlü olduğu söylenir; lakin bence recep tayyip erdoğan'da da olduğu gibi bu gaflar, içindeki samimi düşüncelerin bir anlık dışavurumudur.
en son, hrant dink cinayeti hakkında "cinayette örgüt unsuru ve siyasi boyut yoktur. zanlı milliyetçi duyguları ile cinayeti işlemiştir." dedi. bunun öncesinde ise diğer bazı önemli gaflarını da belirtmek isterim:
-şu açıklama savaş ay ile yaptığı 28 kasım tarihli röportajdan ""eşim de kızlarım da iyi silah kullanır. ilkokuldan beri ateş etmeyi öğretirim çocuklarıma. ateş etmek rahatlatır insanı. patlayan tabanca sesi huzur bizim gibilere. stresini alır" diyordu."
-şüphesiz ki 30 ağustos kutlamalarında lübnan'a asker yollanmasını protesto eden gençlerin başına gelenleri hatırlıyorsunuzdur. sayın cerrah'ın bu linç ile ilgili yorumu ise "vatandaşlarımız güzel bir tepki gösterdi." olmuştur. zannımca en iğrenç gafı da budur.
-barbie operasyonunda yakalananların, mağdure olarak kayıtlara geçtikleri halde, deşifre edilmesi üzerine "polisimiz namuslu kişileri afişe etmez." demiştir.
velhasıl, hakaret unsuru bulunmasın diye akla karayı seçtiren, acayip bir yazı oldu. dolayısı ile kendilerine saygılarımı bildirerek noktalıyorum*.
polisiye romanlarında anlatılan, polis karakterlerine hiç benzemiyor. o gür bıyıkları erkekliği simgeliyor. maço olmadığını düşündüğüm bıyıklı istanbul emniyet genel müdürü.
dün maraton programında, lig tv kameramanlarının polis tarafından darp edilmeleri üzerine şansal büyüka ve erman toroğlu tarafından istanbul polisi büyük ayarlar almaya başlayınca programa bağlanmış, kameramanların tekmelenmesi ve ağızlarına biber gazı sıkılması olayıyla ilgili;
"tek taraflı yayın yapıyorsunuz. gerçekleri söylemiyorsunuz. kameraman arkadaşınızın polislere tekme attığını niye söylemiyorsunuz? ayrıca bu arkadaşlarınız mahkemeye çıkarıldı ve suçlu bulundu. orada tek taraflı yayın yapıyorsunuz. polis kimseyi dövmez. ayrıca siz gittiğiniz karakolda bulunan polisleri tehdit etmediniz mi? polisi böyle karalamaya hakkınız yok."
yani polislerini korumak için "önce o vurdu" tarzı bir koruma yöntemini seçmiş kendisi. polis kimseyi dövmez'e değinmiyorum bile de, yav bari bu konuda öyle bir şey olamaz falan de. tekme atmışmış da. daha dün bir basketbol salonuna giriş sırasında, sırada olanları kalkanlarıyla dövüyordu be senin polisin. külahıma anlat sen sonra olanları.
not: lan şimdi benim de ismimi alıp sıkıştırmasınlar bir yerde. ama tekme atmam ben baştan söyleyeyim.
iddia ediyorum, kendisi istanbul'da görev almış en kötü emniyet müdürüdür. belki çok iddialı bir tanım oldu ama yaşadığım şu yirmi küsür senede daha kötüsünü görmedim.
bu adamla ilgili aklıma takılan bir şey var. bıyıkları. atıyorum sıradan bi nufus memuru boyle bir bıyık bırakıp daireye gitse "olum ne ayaksın" demezler mi. bu cerrah devlet memuru değil mi? bu ne biçim bıyık? devlet memurları boyle bıyık bırakabılıyor mu artık?
istanbul emniyet müdürü celalettin cerrah ve istanbul emniyet müdürlüğü görevlilerinin "kasden öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi" suçundan istanbul cumhuriyet başsavcılığı'na verilen dilekçe:
hayatımda gördüğüm en şiddet yanlısı insanlardan biridir. suratında bir meymenetsizlik vardır. hakkaten insanın içi yüzüne yansıyor galiba diye düşündürür insanı. hrant dink cinayetiyle ilgili bilgi sahibi olup önlem almamak suçlamasıyla hakkında soruşturma açılmış kişidir. umarım hakettiği cezayı alır.