çarklar yerine yavaş yavaş oturur, insanların elinden birşey gelmez..istenilen, amaçlanan olmaktadır ve bundan sonra türk insanı -yapabilirse- daha dikkatli olmalıdır..
bir ingiliz gazetesine, ''ingiliz askerleri ırak'tan çekilmesin, ülkede kaos olur (zaten var), iç savaş çıkar (eh şu anki durumun iç savaştan pek bir farkı yok), komşularımız saldırır(türkiye, iran, suriye) şeklinde bir açıklama yapan ırak cumhurbaşkanı.
kürdistan yurtseverler birliği başkanı iken saddam'ın* devrilmesinin ardından kurulan paravan devletin sözde başkanı olmuştur. kyb liderliğini devam ettirmektedir. ayrıca rakibi ve iş arkadaşı için (bkz: mesut barzani)
amerikan otoriteleri tarafından geleceğin saddam hüseyin'i gözüyle bakılan ve bu yüzden önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde kalp krizi geçirerek öldürülecek, yerine uçkur düşkünü vasıfsız oğluyla anlaşılıp ki kendileri molladır, barzani ye "bana bak bizimle anlaşmazsan sikiriz belanı, al sana silah, al sana para sen aşiret reisliğini yap bize karışma" tümcesi kürtçe söylenip bu devri alemi tamamlatacak kişi.
kendisi son günlerde türkler ve türkiye hakkında yaptığı açıklamalarla haddini aşmıştır. olası bir kuzey ırak harekatında ele geçirilip dağın birinde öldürülecek ilk insandır.
mesut barzani'yi hasetinden çatlatan insan. kendince kurnazdır yada öyle olduğunu zannetmektedir. takılıyo işte garip önemli biri olduğunu zannederek. bu arada yanlış hatırlamıyorsam devlet başkanlığı sıfatını seçimle kazanmadı. daha ırak'da seçimler olacak. belki kıyamet o zaman kopar.
empati yaparak düşünmek lazım gelir kendisini. ırak diktatörlüğü altında yıllarca ezilen bir halkı vardı, halepçe'de kimyasal silahla katledilen bir halkı vardı, bu adam bu halka liderlik etti. kaypaktır, katılıyorum, ama bu kaypaklığı da tutttuğu dalın elinde kalmasından kaynaklanır. maşa gibi kullanıldılar bugüne kadar, 1991'de abd'li amcaları anında sattı adamları, derken saddam zulumleri. en çok zararı da bize vermiştir, garip bir paradoks ama her başı sıkıştığında bizden yardım aldı. 1991'de saddam bunları lime lime doğruyorken 1-1,5 milyon civarı insanını yine biz sınırlarımız içine alarak katliamdan koruduk. saddam'ı engellesin, onu korusun diye çekiç gücü biz getirdik buraya. o çekiç güç sonraları bize zarar vermiştir. dünyayı dolaşsın diye kırmızı pasaportlarını da biz verdik. ama bu adam o pasaportla rusya'ya giderek aleyhimize işler yaptı. yazacak çok şey var ama bunu bu adama nefret şeklinde kusmamak lazım. şunu da ekleyeyim, abdli amcaları henüz satmadı, amaçlarına ulaşınca satıp gidecekler, sonra ıraklı sunniler bunları doğramaya başlayınca yine biz gideceğiz yardıma.
savunulacak tarafı olmayan adam. ezilmiş, aldatılmış, dürtülmüş, bükülmüş... vah vah yazık! gelsin bir pasaport daha verelim hatta çifte vatanaşlık hakkı tanıyalım.
zaho bölgesine yığınak yaptıran kapımızın eski ağlağı bugünün devlet adamıdır.
yığınak yeni karakolların yapımı ve zırhlı birliklerin sınırımıza kaydırılmasıdır. burada sıkıntı olan konu sınıra kaydırdıkları tankların namlularını türkiye istikametine çevirmiş olmalarıdır. bu büyük bir hakaret ve savaş sebebidir.
hava kuvvetlerimiz bu durumu anında düzeltmez ise * olmaz olan olur.. bizim içimiz, atalarımızın kemikleri sızlar.
ortaokuldayken hiç sevmediğimiz, kan kusturan ve çirkin hocamıza öğrenciler arasında taktığımız isimdi, arada barzani de derdik.. şimdi fırsatım olsa hocamızdan elini öpüp özür dilemek isterdim; öyle bir laf ki adamın suratına ana-avrat dümdüz gitsek daha iyiymiş.