|
|
- birbirlerine yakın olan iki müzük türüdür. zaten dolaylı yönden caz metalin dedesidir. ilk örnekleri 1900'lü yılların başında yapılan caz müziği zencilerin tekelinde olup şeker kamışı tarlalarında çalışan yoksul köle durumundaki insanları temsil ediyordu. beyaz adam allah'ın zencilere verdiği bir lütüf olsa gerek kadife ses çıkartabilen bir gırtlağa sahip değildi. caz müziğini beceremeyince blues tazı müzikleri yapmışlardır. özellikle 50'li yıllarda chuck berry gibi üstatlar sayesinde gelişen blues evrim geçirerek rock'n' roll diye yeni bir türün gelişmesine neden olmuştur. rock 'n' roll'un da gelişmesiyle beraber ilk heavy metal örnekleri deep purple , black sabbath grupları doğmuştur. zaten bu grupları incelediğimizde daha önce blues ve rock n roll yaptıkları aşikardır. heavy metal'in gelişmesini sağlayan judas priest, motörhead gibi gruplar eski blues gruplarının şarkılarını da yorumlamışlardır.
- özellikle progresif rock ve metal'de kendini belli eden kombinasyon. öyle ki progresif metal'in özü progresif rock'a, progresif rock'ın özü de caz, dolayısıyla blues'a dayanır. blues ve caz'dan hangisi önce gelir orası da tartışmalıdır, ama bu o kadar da mühim değildir kanımca. öncelikle 1960 başlarında rush, yes, camel, pink floyd ve sayamadığım pek çok grupla başlayan, deneyselliğin sınırlarını zorlayan ve özü caz, klasik müziğe dayanan müziği progresif rock olarak değerlendirebiliriz. bu gruplar da zaten yaptıkları deneysel ve karmaşık müzikle progresif metalin önünü açan gruplar olmuştur. yani ileride bizi bizden alacak, diğer müzik türlerine ambargo koyacak progresif metalin temellerini atmışlardır. zaten progresif metal'in de aynen progresif rock'ta olduğu gibi caz'ın temel özelliklerinden olan deneysellik ve karmaşıklığı baz aldığını söyleyebiliriz. öyle ki bazı progresif metal grupları benim gibi caz'la pek arası olmayan dinleyicilerin dahi caz'a merak salmasını sağlayabiliyorlar. bu konuda kendim için dream theater'ı örnek verebilirim ki zaten progresif metal deyince ilk akla gelen gruplardandır. örneğin dream theater'daki elemanlar hep caz altyapılıdır ki genelde bu hep böyledir. hemen hemen her şarkılarında da caz tınıları, melodileri ve ritimlerini duymak mümkündür. yani kısacası altyapı caz'a dayanıyor. bu da müziğe deneysellik ve zenginlik katan unsurlar. belki de dream theater ve onun gibi gruplara alışma süresi bu yüzden böylesine uzun ve zordur. çünkü hem çok karmaşık, hem çok deneysellerdir, hem de bize çok da yakın olmayan caz'ı temel alırlar. bu yüzden bu kadar karmaşık müziğe ya da caz müziğe alışık olmayan insanlara dream theater dinlettiğinizde suratları ekşiyebilir ve "bu neea yauuuv" tepkisi verebilirler (mesela the dance of eternity dinletirseniz). hemen "lan bu hıyarto da hiç müzikten anlamıyor" demek de pek doğru olmaz. gerçekten alışma süresi gerektiren bir müzik türüdür progresif metal. çünkü ülkemiz için konuşursam progresif metal'in özü, yani caz, blues bize uzak müziklerdir. anlaşılması için içine girilmesi ve her enstrümanın tek tek duyulması gerekir. belki buradan sıkı progresif metal dinleyicilerinin neden bu kadar seçici olduğunu da çıkarabiliriz. ama buna bağlı olarak da dream theater'a ve onun gibi progresif metal'i iyi icra eden gruplara aşina olmuş, onları derinlemesine dinleyebilen, müziklerini analiz edebilen insanlar artık başka bir şey dinleyemez, hiç bir müziği beğenemez hale gelir. çünkü o deneysellik, derinlik, zenginlik ve ustalığı her müzik türünde bulmak mümkün değildir. lafın kısası "caz ve metal"den ziyade "caz ve progresif metal" eşleştirmesini yapmak daha doğru olur. çünkü ne bileyim bir thrash, bir black, bir death metal dinleyen insan caz müziğe yönelmez, fakat progresif metal grupları, örnek verdiğim dream theater gibi gruplar dinleyiciyi caz'a alıştıran, onlara caz sevgisi pompalayan gruplardır.
(therion, 23.04.2007 00:03 ~ 00:07)
- (bkz: atheist)
|