çocukken her sabah inatla kahvaltı yapmayıp,aynı bölümlerini onlarca kez izlesem bile bıkmadan izlediğim ve çocukluğumdan kalan nadir tebessümleri hatırladığım çizgi film.."herkes benden korkuyor" dediği anda sıkıp mıncıklayasım gelirdi..hey be..
bir sene kadar teknik servisinde çalıştığım servisçilerin tüm bozdukları bilgisayarları bana havale ettikleri bilgisayar tekniğinden anlamayan bilgisayarcıları barındıran bir teknik servise(sahipleri dünya iyisi insanlardır ama) sahiptir. bilgisayarlı genellikle teknosa ve evkur tarafından satılan bu firma bilgisayarı satana kadar güzel yüzünü sergiler* sonrasında yükümlülüklerini yerine getirmek için kırk takla atar. herşeye rağmen piyasada bulunan diğer ortasınıf markalı bilgisayarlara göre daha kaliteli markada donanım kullanır.
teknik servise gelen nirvana adlı 14 inclik laptop modelini inceleyerek ne kadar kalitesiz malzemeden yapıldığını kendi ellerimde test ettiğim, kalitesiz ve dandik aynı zamanda pahalı bir bilgisayar markası.
bok gibi bir markadır. bilgisayarcıda geçen muhabbet ;
- hacım ne kullanıyorsun ?
+ casper
- (bana bakar) bak bu arkadaşta casper kullanıyormuş. memnun musun arkadaş ?
* olur muyum lan hiç memnun. şu halimize bak.
+ haha doğru diyor valla.
- ya hocam bu casper hebele höbele şübele...
çocukluğumuzun süper kahramanlarından bir karakter.
yetişkinlerin unuttuğu iyilik, doğruluk, önyargılı olmamak gibi kavramları o yıllarda amerikan propagandası altında bize, biz küçücük çocuklara öğreten, hiç unutmamız için belletmeye çalışan, ama maalesef başaramayan çizgi film.
ne zaman tv yi zaplarken denk gelsek öylece kalırız çoğumuz; çünkü çoğu kişiye çocukluğumuzun saf, temiz günlerini hatırlatır. kimine de kötü bir şeyleri, bir yerleri anımsatır bu tür enstantaneler.
bazen de anneler çocuklarını uslu tutmak falan gibi basit ama sonradan o küçük çocuğu çok etkileyecek nedenlerle bu çizgi filmleri izletir çocuklarına.
nitekim pek amaca ulaşmaz bu şeyler: casper, bugs bunny, spiderman, duffy duck, tweety, tom ve jerry, tazmanya canavari, speedy gonzalez, saftirik elmer, road runner, pepe le pew(romantik pepe), mickey mouse, donald duck, winnie, piglet ve diğer bir çok looney tunes, disney kahramanı...
bir de yeni jenerasyon var bunlarda, bunların hepsine yetişemedim: pokemon, digimon...
bunlar işe yarasaydı dünya her gün daha çekilmez, daha uyduruk, daha acımasız bir hal almazdı herhalde.
ya da bu çizgi filmlerle ancak bu kadar tutabildik kendimizi. zaten ne gereği vardı ki casper başlığına bu kadar yazı yazmanın.
kendi sınıfına yabancılaşmış komprador, uşak, işbirlikçi, hain hayalet. hayaletsen hayaletliğini bil deyyus. adam ol adam. senin gelişmemiş güdük zihnine takayım.
en insani duygu olan sosyalleşme çabasını bir hayalet üzerinden vererek bir yandan göz kırpıp bir yandan da kafamıza vura vura insanlığın neresinde olduğumuzu sorgulatan hikaye.
izleyemiyorum ben bunu. yeni tombalak versiyonu da sevmedim. eski narin içli hali daha güzel casper'ın.
tüm çizgi filmlerde bir hüzün vardır ama bundaki hüzün bir başka.
düşünün ki toplumdaki en dışlanmış kişi sizin yanınıza geliyor. sinyalci filan değil . derdi para değil. sandığınız gibi sapık değil.
sadece dışlanmış. öyle dışlanmış ki o ortama girdiğinde herkes ondan kaçıyor, kimse ona yanaşma niyetinde değil ve yanaşanları da dışlıyorlar.
sadece "gel seninle arkadaş olalım." diyor. ben burda kopuyorum. ben buna çizgifilm deyip gülüp geçemiyorum.
etrafıma bakıyorum herkes casper.
her gördüğüm bedenin içinde bir casper var kimseye göstermediği.
üstelik o casper olmadan sadece bir ceset oluyor bu kütleler ve bunun farkında da değiller.
şimdi düşünüyorum hangimiz casper'ın arkadaşı olmaya cesaret eder?
gayet tüyler ürpertici bir çizgifilm kanımca. sonuç olarak hayalet bunlar.. arada mezarlarına girip uyuduklarını falan gösterirlerdi. ne bu gotik, bu ne bohem? el kadar çocuğa ölüm korkusu pompalanıyor alttan alta. heidi ye zaten peter tecavüz etmiş, şeker kız candy ve hareketli seks hayatına hiç girmiyorum. en güzeli red kitt ti gene. delikanlı bir abimizdi. silahı falan vardı, atı düldül... bak onun da silahı varmış. olsun gene de düzgün, mert bir çocuktu. kimseye bir zararı yoktu. ayı yogi çok hayvandı. fred çakmaktaş barzoydu, vilma yı haketmiyordu bence. vizyonu dardı. vilma çok taş bir hatundu. betty barney i aldatıyordu bence. hep o tarz bir elektrik almıştım kendisinden. barney nin de eşcinsel olmasından şüpheleniyorum hala. casper iyiydi de çevresi kötüydü. hayatlet arkadaşları çok kötü insanlardı. hayatımda bu kadar artniyetli hayalet görmedim. benim tanıdıklarım hep işinde gücünde...
5 yıl sonunda aramızda duygusal bir bağ oluştuğuna inandığım bilgisayarımın markası. şaka maka değil valla, 5 senedir önünde oturuyorum yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyor, kimsenin bilmediği sırları biliyor, ödevlerimde yardımcı oluyor, sevdiklerimle buluşturuyor ve benim bütün zorlamalarıma rağmen nazımı çekiyor. arasıra kalbini kırıyorum ama arasıra fakat çok alıngan olduğundan kitleniyor bir süre, beni çileden nasıl çıkaracağını biliyor.
seviyorum onu ben. o da beni seviyor dimi. dimi dedim!!