2004 yapımı sean ellis in yazıp yönettiği 17 dakikalık bi kısa film. bir sanat okulu öğrencisinin 8 saatini vererek ekmeğini çıkarmaya çalıştığını konu alan süpermarkette geçen bir film. zamanı iyi analiz etmişler, farklı insanların farklı zaman geçirme metodları.
http://www.imdb.com/...(mastür, 26.05.2007 13:39 ~ 13:40)
zaman, kadın vücudu, zaman, güzellik, zaman, dırdırlar, zaman, gözler konulu film. bi de 'zamanı hızlandırabilirsin, yavaşlatabilirsin, durdurabilirsin ama asla geri alamazsın' fikri dinamik olarak uygulanmış. en etkileyici sahnesi ise bence en sondaki aşkın perili dünyası değil de, ben willis ile sharon pintey'in cafe'deki diyaloğu.
durağanlığı ile çok hoş bir film bunun yanında filmde çok güzel komedi sahneleri var ve gerçekten başarılı. ayrıca bir filmde oynayacak bu kadar yuvarlak hatlı hanfendiyi nerden bulmuşlar. isveç bilim adamlarının işi olmalı.
hiç susmayan dış ses yüzünden romantik komedi belgeseli ya da belgesel bir romantik komedi izliyormuş hissi uyandıran ama içe dokunan güzel film. türkçe dublaj çok uyumsuz (özellikle sean biggerstaff ın sesi yaşıyla çok uyumsuz) zamanla alışılabiliniyor.2006 da bu filmin uzun metrajı da yapıldı.
son sahnesinde ben willisin zamanı durdurup havada asılı karların içinden sevdiceğini geçirmesine hayran kaldığım film.
kurgusu, çekim teknikleri ve müthiş diyaloglarla harika bir film. oyuncular da eşlik edince bu harika olaya daha da güzel olmuş. ayrıca öyle sahneleri var ki komedi filmi etiketiyle piyasada bulunan birçok filmden daha eğlenceli ve komik. birde tüm bunlara filmin sonunda yeni bir güzele aşık olmuş olarak ayrılmanız ekleniyor.
(bkz:
emilia fox)
aşk acısı, kadın-erkek ilişkileri ve zaman üzerine çekilmiş gayet başarılı bir film. ayrılıkla beraber zamanın geçmek bilmezliği ardından yeni bir aşkla zamanın nasıl da çabucak geçtiğini komik, eğlenceli tarzda anlatıyor.
----spoiler----
sharon'un zamanın geçmek bilmezliği karşısında kol saatinin camını bantla kapaması, kasadayken bir an duvardaki saati görünce zamana karşı oynadığı oyunun bozulmaması için saati görmemek adına önünü kraker kutusuyla kapaması gayet sevimliydi.
----spoiler----
kısa film versiyonu çok beğenilince, uzun metraja taşınan film. sırf bu yüzden şüphe ile yaklaşmıştım izlemeden önce. izleyince fikrim tamamen değişti. çok iyi bir film. çekimler, kurgu çok başarılı. konu da ilgi çekici. tavsiye edilir.
spoiler içerir.
hayatın içinden, bir gencin hayatının içinden, en azından benim hayatımın içinden bir film. etraftaki salaklarla uğraşmak, en yakın arkadaşınıza 'o' kızı anlatmak, geleceğinizin belirsizliği, gözünü hırs bürümüş manyaklar, dışarıdaki insanların başarı ve başarısızlıklarını izlemek, beyninizin belinizin altına kaydığı anlar, hep sıradan biri olmaya çalışmak, zamanın geçmediği anlarda dakikalara kitlenip bir dakikanın geçişini bir asır gibi yaşamak, aşk yüzünden haftalarca uykusuz kalmak, dünyanızı verebileceğiniz kızın bir anda başka birisiyle bir hafta sonra aynı, hatta aranızda özel olan şeyleri paylaşması, resim, müzik, sanat, bazen zamanı durdurduğunuzu farzedip insanlar arasında dolaşmak, umut, kadınlar, kadınların güzelliği ve bilinmezliği, kadınların tutarsızlığı ve anlayışsızlığı ve buradan sonrası burası bana uymasa da sonunda derdinizi anlayabilen birinin çıkması, tekrar uyuyabilmek, dakikaları saymamak, kar, ilişkideki ilk öpücük, tekrar her şeyin yoluna girmesi üzerine, kısacası gerçekten kanlı ve canlı olarak hayatın içinden bir film. 23 yaşındaysanız, mutlu değilseniz, istediklerinizi hiç bir zaman alamıyorsanız, izleyin. değilseniz anlayabileceğinizi sanmıyorum.
2006 yılında en iyi kısa film dalında oscar'a aday gösterilen ve beyaz lale için de yarışmışlığı olan film
sean ellis tarafından önce kısa film olarak çekilip beğenilmesinin akabinde uzun metrajı çekilen, başrollerinde sean biggerstaff ve emilia fox'un oynadığı türkçeye zamana güzellik kat olarak çevrilen şaheser. 26. istanbul uluslar arası film festivalinde gösterildi.
kız arkadaşından ayrılması ile bunalıma giren ve insomniac olan ben adlı kahramanımız geceleri bir süpermarkette çalışmaya başlar. oradaki elemanların zamanı geçirmek için küçük oyunlar oynadığını görünce kendisi de bir oyun hayal eder ve gerçekleşir. zamanı durdurabilmekte ve hatun kişileri soyarak resimlerini çizmektedir. derken kasiyer hatun kişiye aşık olur ve aralarında ilişki başlar.. ve olaylar gelişir.
şirinlik harikası. bütün karakterleri ayrı ayrı dakikalarca değerlendirilebilir. sanatsal çıplaklık, ayrılık acısı, arkadaşlık, aşk, müziklerin girişleri, görüntülerin harikalığı.. duygusal, komik, trajik..
hayatımda gördüğüm en başarılı filmlerden biri belki de en iyisi... hayata farklı bir gözden bakan sıradışı bir erkeğin hayallerini, ideallerini anlatan, insanı farklı yönde düşünmeye sevk eden bir film. ayrıca zaman kavramı bu kadar güzel anlatılabilir. abartısız ama çarpıcı...
gerçekten başarılı bir film. filmi izledim ve bu film sözlükte yer almalı dedim. nitekim adını getir bölümüne yazdığımda karşıma çıktı.. ilk ben yazmak isterdim ama neyse.. gerçekten düşündürücü bir film.. zamanı yakalamak bir dakikayı bile kaçırmamak..
...
(idiot, 09.08.2008 13:45)
(parantezler spoiler içerir)
bu film hiç bir şey değilse bile hayal ötesi güzellikte bir kadın yüzü (afişteki kız) ve onun daha da ötesinde bir kadın vücudu görmeniz demektir (tabii ki isveçli kız)
ama bu film kesinlikle hiç bir şey demek değildir. filmin çoğunu kaplayan aralardaki baş kahramaman ben'in yaptığı konuşmalar oldukça edebi ve gerçekten çok güzeller. ama bunları fazla dinlemeseniz bile filmin çekim teknikleri zaten size işliyor bir şeyler.
son olarak baş kahraman ben'de tam bir edward norton hali vardı. onu çekici yapan sakin tavırlar, uyuyamama sendromu, günü gelince bebekler gibi uyumak vs. filmde bir kaç esinti daha vardı ama hakkını yememek lazım, başarılı ve izlendiğinde gerçekten keyif alacağınız bir film, her ne kadar ingiliz yapımı olsa da.
(mumble, 11.09.2008 14:59 ~ 14.09.2008 11:37)
-----spoiler içeriyor olabilir-----
ilk izlediğimde "aa güzel filmmiş lan" dediğim, ancak 3-4 kez daha izleyince hayatımın filmlerinden biri olduğuna karar verdiğim harika bir yapım. öyle sade bir film gibi dursa da, ilişkiler üzerine bakış açınıza bazı konularda yön verebilecek kadar güçlü bir filmdir. aslında hemen, hemen herkesin aşk konusunda yaşadığı benzer hislerin ve olayların üzerinden gitmektedir. ancak çekici kılan işleyiş biçimidir. ben'in zihninde zamanı durdurabilmesi, buna rağmen olayların ters gidişi ve bazı durumlarda zihnindeki bu küçük oyunun işe yaramayışı, sizi izlerken filme bağlamaktadır. tüm bunların yanında eğlenceli sahneleriyle yüzünüzün gülmesini de sağlar. adamı dağıtan cinsten değil, toparlayan cinsten bir aşk filmi. her ayrılıkta elinizin altında durması gereken bir film.
bir kaç karesi için bile izlenmesi gereken nadide filmlerden. türkçe'ye 'zamana güzellik kat' olarak çevrilmesi adının değil de anafikrinin verilmeye çalışılması açısından başarısız. kelime çevirisiyle yetinilse çok daha anlamlı olabilirdi. kısa metrajıyla vurup geçen, uzun metrajıyla aslında kısa metrajını tanıttığına inandığım yapım. zaman, aşk ve kadın üçgeninde kendinizi kaybedip, bittiğinde bir daha izleme hissiyatı yaratır. kurgusu, çekim teknikleri ve geçişleri çok başarılıdır. kadın vücuduna olan övgü başarıyla kotarılmış ve çıplaklık unsuru asla rahatsız edici değil. tabi ağız da sulandırır efendim.
' ayrılıktan kopup gelen zaman oklarını hissediyorum.
zaman manipülasyonu kesin bir bilim değil.
herhangi bir sanat gibi kişiye özel. '
(bkz:
hiç bitmesin denilen filmler)
hamiş: filmin müzikleri de film kadar güzel.
(mabel, 09.05.2009 23:26)
zamana güzellik kat adı ile izlemiş olduğum güzel bir film.
(idiot, 09.05.2009 23:28)