• videolar+1

  • görseller

    • carlos carvalhal
    • carlos carvalhal
    • carlos carvalhal
    • carlos carvalhal
    • carlos carvalhal
    • carlos carvalhal
  1. aykut kocamanı hoplatacak-kocamanın kendi deyimiyle kanırtacak- teknik direktördür kendisi,aksini düşünenler ayarını fb-bjk maçından sonra versin lütfen.
  2. fenerbahçe maçı kadrosuna edu, alves, guti ve fernandes'i almamış ve mehmet akyüz'ü kadroya katmış olan teknik direktör.

    fernandes dışındaki eylemlerine itiraz etme hakkım yok da, fernandes'i alaydın be hacı...
  3. neyin kafasını yaşadığını merak ettiğim teknik bir şeydir. deminden beri düşünüyorum fernandesin kadroya alınmamasına mantıklı bir açıklama kesinlikle bulabilmiş değilim. haa desen ki geri zekalıyım, o da değil. ortalama zekaya sahip, ortalama futbol aşığı, hasta beşiktaş taraftarıyım. çözen varsa, olm sen mal mısın bunu akıl edemedin mi mınaki diyip söylesin kurban olayım. ulan içim daraldı derbi günü durup dururken..
  4. gerek saç dökülme şekliyle gerek eşofman altına giydiği beyaz gömleğiyle tam bir aile babası akabinde tam bir anadolu kulübü teknik direktörü imajı çizen bey abi.

    bu adam beşiktaşta sırf bu yüzden başarılı olamıyor bence. koy akçaabat sebatspor'un başına uçurur takımı uçurur.
  5. erdem ulusun kendisi hakkında mükemmel yazısı cuk oturmuş bence


    "maç öncesinde beşiktaş yedek kulübesinin hemen yanında tayfur havutcu’yu gördüğümde çok şaşırdım.

    tayfur hoca dediysem, kendisi değil tabi ki maketi.

    beşiktaş yönetimi yine kendi aklınca jest yapmış, sözde ihmal ediliyor diye yazılan tayfur hoca’ya sahip çıkmış?

    tayfur havutcu’nun gerçek ebatlarda bir maketi, aynı canlı gibi, ne yalan söyleyeyim irkildim.

    tamam tayfur hoca’ya inancım her beşiktaşlı gibi tam. bu takımın gerçek hocası da o, kabul ama bu kadarı biraz fazla.

    her kötü sonucun ardından yerle bir edilen ve bu takımın teknik direktörü olarak kabul edilmeyen, dışlanan, her fırsatta ezilen bir insan var hemen o maketin yanında. o da, carlos hoca!

    karşıdan baktığınızda hangisi canlı hangisi maket anlaşılmıyor aslında.

    yanına yaklaştığınızda hangisi bu takımın başında hangisi tutuklu o da çok belli değil bana kalırsa.

    tayfur havutcu, serdal adalı, ahmet ateş. birinin diğerinden farkı mı var yoksa? tayfur beşiktaş’ın çocuğu da diğerleri üvey evlat mı oluyor bu durumda?

    ya serdal adalı? onun maketi nereye asılacak statda? sahi ahmet ateş nerede duruyordu maçlarda?

    o vakit şeref tribününe de bir serdal adalı heykeli koysaydınız ya?

    tayfur hoca’nın maketini kulübeye dikenler carvalhal’i görmezden geldiler. o ses çıkarmıyor. hatta yanında durup poz veriyor. ama yüzü gülmüyor.

    carvalhal her şeyi aşmış bir hoca kompleksleri, ihtirasları yok. aslına bakarsanız kaybedecek de bir şeyi de yok.

    hocalığı bir tarafa, o bu dünya da yaşanabilecek her türlü acıyı yüreğine gömmüş bir baba.

    iki evladını bir trafik kazasında kaybetmiş.

    bir oğlu olay yerinde ölürken diğeri hastanede kollarının arasında can vermiş. canı çok acımış, nasır bağlamış. bir ara her şey den vaz geçmeyi istemiş ama pes etmemiş. ölmenin kolay olduğu bir zamanda yeniden doğmayı seçmiş. iki çocuğunun acısını yüreğine gömüp beşiktaş’a gelmiş ve bu anlattığım hikayeyi de takımla yaptığı ilk toplantıda futbolcularına kendisi anlatıp yardım istemiş. bana yeniden yaşama şansı verin. ben buraya ölmeyi reddederek geldim.

    beni üzen, o yokmuş gibi davranmak, her başarısızlıkta acımasız eleştiriler yapıp en ufak başarıda başkasının adını haykırmak.

    sahi sen kimsin carvalhal? neden geldin istanbul’a? burası senin yeniden doğacağın yer değil anlayamadın mı hala?

    mağlup bitirilen bir maçın ikinci yarısında rüştü’nün de takım arkadaşlarına seni göstererek isyan ettiği gibi. “şu adamın hırsının yarısı bizde olsa kazanılmadık kupa kalmaz ortalıkta!”

    senin yeniden var olma savaşı verdiğin bu takımda, yürümekten aciz yıldızlarla gökyüzüne uzanamazsın hoca!

    senin yaşam mücadelesi olarak gördüğün bu takımda ruhunu teslim etmiş futbolcular olursa, yeniden doğmak imkansız bu topraklarda.

    hani bir sabah metrise gidip tayfur hoca’ya anlattın ya “bu takım senin takımın, başarılı olursam bu senin başarın ama başaramazsam tüm suçlu ben olacağım”

    kendi tabirinle ikinci hayatında, ikinci bir şansın olmayacak bu takımda. adın, yangın da en son kurtarılacakların arasında.

    unutma sen bu takımın emanetçisisin. var ile yok arasında.

    beşiktaş’ta ki geleceğini bilmem ama bundan sonra ki hayatında yüzün her golden sonra ki gibi gülsün.

    sonuç ne olursa olsun, sen emanetine asla ihanet etmedin.

    ve tüm bunları kazandığın bir maç sonrası bilmeni istedim.

    sen belki çocuklarını kaybettin ama şimdiden beşiktaş'ın çocuğu olmayı hakkettin.

    selam sana carlos hoca. tüm kaybettiklerin adına...

    erdem ulus - http://www.kartalbakisi.com/...
  6. çocuklarını kısa süre önce kaybettiğini öğrendiğim teknik direktör. sırf bu olaya bakıp carvalhal'in çalışma temposunu izlemek, onun ne kadar sağlam karakterli bir insan olduğunu gösteriyor. varsın şampiyon yapamasın takımı ama bu inanılmaz acıya rağmen pozitif kişiliği ile hemen harcamayalım adamı. zar zor tutunduğu hayatta bir darbeyi de biz vurmayalım. hayatta herşey skor değil, bunu da en iyi biz biliyoruz. efendiliği, sempatikliği ve sorun çıkarmayan kişiliği ile iyisiyle kötüsüyle bu takımdan sorumlu carvalhal. beşiktaş seyircisi onu bağrına daha fazla basmalı.
  7. beşiktaş'a gelip dengeleri oturtmaya çalışacağına iyice alt üst etmiş adamdır. guti ve fernandesi takımdan soğuttu, edu ve alves denen 2 tane işe yaramızı transfer etti, ernsti form düşüklüğüne soktu, necip uysal'ı kulübeye mahkum etti.

    beşiktaşın başına ne zaman ki ismail köybaşını oynatmayıp yerine adam akıllı birisini yerleştirecek ve necip - ernst ikilisini asla ama asla ayırmayacak bir teknik adam geldiğinde, o adamı baş tacım yapacağım. aha sözlük sana sözüm budur.
  8. iyi bir teknik adam olduğuna kesinlikle inanmıyorum. beşiktaş gibi bir takımı ziya doğan felsefesi ile yönetiyorsan, kusura bakma ama ben o takıma da acırım o takımın taraftarına da.

    onurlu davran ve git lütfen. babaannemin meşhur bir lafı vardır: " oğul, sen bu yaylayı yaylayamazsın!"

    bu kadro ile, izin ver de başka bir teknik adam uçursun şu kartalı.