bir wham parçası, daha sonra george michael tek başına da söylemiştir bunu
edit:
bir george michael parçası, daha sonra tek başına wham da söylemiştir bunu
i feel so unsure,
as i take your hand and lead you to the dance floor.
as the music dies...
something in your eyes,
calls to mind a silver screen,
and all its sad goodbyes.
chorus
i'm never gonna dance again,
guilty feet have got no rhythm.
though it's easy to pretend,
i know you're not a fool.
i should have known better than to cheat a friend,
and waste a chance that i'd been given.
so i'm never gonna dance again,
the way i danced with you.
time can never mend,
the careless whisper of a good friend.
to the heart and mind,
if your answer's kind...
there's no comfort in the truth,
pain is all you'll find.
repeat chorus
what am i without your love?
tonite the music seems so loud,
i wish that we could lose this crowd.
maybe it's better this way,
we'd hurt each other with the things we want to say.
we could have been so good together,
we could have lived this dance forever...
but now, who's gonna dance with me?
please stay.
(alternatively):
and now it's never gonna be
that way...
repeat chorus
now that you're gone...
now that you're gone...
now that you're gone...
was what i did so wrong?
so wrong that you had to leave me alone?
(return to top)
kimine aşk şarkısı gibi gelir kimine bitmiş bir dostluk üzerine yazılmış bir ağıt gibi...
her ne sebepten olursa olsun kendinizi yalnız hissettiğiniz bir gecede bu şarkı yüksek sesle kulağınızda yankılanırken siz gerçekten bir daha dans etmek istemezsiniz, sadece şarkıya eşlik eder, bir köşede kendinizle başbaşa kalır ve kaybettiğiniz kişinin gözünüzün önünden hiç kaybolmayan suretiyle bakışırsınız.
saksofon sesi hiçbir şarkıya bu şarkıya yakıştığı kadar yakışamaz. nefesli çalgılar zaten insanı (kaval ise koyunları) alır götürür ama burda bi başkadır o aygıtın sesi... george micheal ' ın o pişman yanık sesi de cok oturmuştur olaya
80lerin tarzını ritmler, düzenleme, enstruman kullanımı vs açısından çok iyi yansıtan bir şarkı. vardır böyle şarkılar ben 80lerden geldim diye bağırır.
banu alkanın diskolu filmlerinde romantik sahnelerin vazgeçilmez şarkısı.banu alkan o ebatla ne kadar romantik olur orası tartışılsa da şarkının güzelliğinden filmin o kareleri izlenilmeden geçilmez.
sevdicekle dans etme hayali kurduran şarkı.george michael 17 yaşındayken yazmış rivayete göre bu şarkıyı,lisede 250.000lerimi harcayıp arka arkaya çaldırırdım bu şarkıyı kantinde."tonight the music seems so loud..."ile başlayan bölümü insanı coşturur.
seksenli yılların türk filmlerinde, bar ve disko ortamlarının vazgeçilmez arka plan müziği olmakla hafızalarda yer etmiştir. yabancı müzik dinlemeyen insanların bile çalmaya başlayınca "aaa, bu o şarkı değil mi lan, hani tolga savacı'yla dans ediyordu hatun?" diyerek tanıdıklarını ifşa ettikleri şarkıdır. ayrıca george michael'in kariyerinde zirveye oynamasını da sağlamıştır.
harikadır, kimine gençliğini, kimine çocukluğunu anımsatır.
harika olmasının nedenlerinden biri, evet george michael'in şarkıyı ne kadar muazzam yorumladığının yanı sıra, şarkının frekansıdır aslında.
daha ilk notasından itibaren alır götürür..
80lerde çocuk genç yetişkin olmanın pek de bir önemi yoktur, eğer olsaydı ufak yeğenim hala bu şarkıyı severek dinliyor olmazdı.
bunun yanında tabi es geçemeyeceğim bir ayrıntı var;
klibinde george michaeli, kundurasının içine uzun beyaz pamuklu çorap giymiş, tshirt'ünü yüksek bel bermuda şortunun içine sokmuş, beline de deri iri tokalı bi kemer takmış olarak göreceksiniz.
evet tam olarak 80lerin modası buydu. soran olursa, bunu gösterin.
lise çağlarında aniden çok sevmeye başladığım hatta george michael'a aşık olmama sebep olan şarkı. hala çok severim. george michael'in wham ile çıkışını sağlayan parçadır. klasik sayılabilir.
çok klasik bir aşk parçası olmasının yanında, benim henüz 13 yaşımdayken aşık olduğum bir parça olması da özellikleri arasındadır. marmaris'te kaldığımız otelin dj'ine bu parçayı çalmasını söylediğimde yüzüme bakıp "bu parça senden yaşlı biliyor musun" dercesine "ne işin var bu parçalarla" demişti. ben de çok sevdiğimi söyledim ve bana karışık bir kaset doldurmuştu. hey gidi... kaseti doldururken yanında duran bir tanıdık da iki paket sigara içtiğini söyleyip ve bu yaşta bu parçaları niye dinliyosun ki demişti. ben de böyle über çılgın bir adamım diye anlatıyorum bunları tabi. öyle bir anım işte...
seksenler gecelerinin vazgeçilmez şarkılarındandır; ki zaten seksenlerde gecelerin vazgeçilmez şarkısı idi. bir de kazık attığı sevgilisinden af dilemek isteyen dj'lerin çaresiz çırpınışlarına alet olmuştur her daim.
geçen seether coverını dinlediğim de acayip bi şekilde george micheal ın yaptığından 100% emin olsam da başka biri söylüyormuş hissine kapıldım. ama kesinlikle dinlediğim en iyi coverlarından biri olmuş dinlemenizi tavsiye ederim...
burdan deathcomp a selam ederim fıldır fıldır ararken gönderdi!
şimdi bazı parçaları dinlerken kendinizi o döneme ait hissedersiniz de hemen o dönemin etkileşimine girersiniz işte buda o şarkılardan biri... ben neye göre değerlendiriyorum peki talihsiz bir şekilde bu şarkıları zamanında dinleyemeyen bir kitleye hitaben. ama görüldüğü üzre iyi işler hep bir sonraki kuşaklara aktarılabiliyor. sizde o şarkıyı dinlerken kendinizi çok iyi hissedebiliyorsunuz sanırım bundan daha güzel bir durumda olamazda evet o şarkı eskidende vardı ve şimdi ben onu dinleyerek size yazıyorum. velhasıl güzel ritimler ve şarkıyla dansss etmek istiyorum! *