açıldığının ertesi günü önünden geçtiğim devasa alışveriş merkezi. gazete reklamlarındaki mağazalar listesi ve binanın dış görünümü büyüklüğü
hakkında fikir veriyor da carousel in tam yanında olması bu iki alışveriş merkezinin yanyana kime satış yapacağını düşündürüyor.kış günü insanlar bu tip yerlere buluşma amaçlı gidiyor ve çoğunlukla alışveriş yapmadan gezip dolaşıyor ve en fazla bir şeyler yiyor.kazanamasalar açmazlar herhalde ama istanbul da bu kadar çok alışveriş merkezi ayakta duruyorsa,çok para harcayan çok sayıda insan var demek ki.
kanyon yahut istinye park ayarı müşteri profiline sahip olacak gibi görünen yeni merkez. sarışın sivri papuç fiks tip ablalar, kürklü kokoş teyzeler ilk günden akın etmiş. yeşilyurt, yeşilköy, florya sosyetesi de akacaktır. bu durumda halk gene carousel e doluşur, sorun olmaz...
eskiden açık otopark olan araziye kondurulmuştur. muhtemelen sahibi otoparktan vurduğu voliyle bu olayı yaptırmış ve hem otopark hem alışveriş merkeziyle şu anda paraya para dememektedir. ekonomi adına güzel, bakırköy trafiğini sikerticilik bakımından kötü hareketler bunlar. ayrıca haksız rekabet denen bir şey var kardeşim, göt göte alışveriş merkezi ancak levent'te olur**.
dokuz eylül üniversitesi endüstri mühendisliği bölümü proflarından birisinden (isim vermek yasal olmaz) ders alan tüm öğrencilerin, kendisinin kelimenin telaffuzuna getirdiği yenilik sayesinde "kepeesiti" şeklinde okuduğu kelime.
cinebonus'un 12'den sonra biten seansları olduğundan o saatlerden sonra sadece çıkışlara olan yollar aydınlatılmış şekilde açık bırakıyorlar. atm'ler de kapalı olan tarafta kalıyor. ola ki yanınızda nakit yoksa otopark kredi kartı da kabul ediyor, buraya kadar sorun yok ancak 12'den sonra pos makinalarını kapatmış oluyorlar. dolayısıyla kredi kartıyla da ödeme yapamıyorsunuz. seviyor, sevmiyor gibi dalgalı fazda övüp yeriyorum ama neticede son tahlilde "size kolaylık sağlayalım" diye otopark ücretlerini almamalarıyla benden +5 müşteri memnuniyeti bonusu topladılar.
alt katındaki kocaman tansaş'a kardeşimle birlikte hayran olduğumuz,sinema için capacity'e gittiğimizde sinemanın standından mısır vb. almak yerine tercih ettiğimiz haribo şeker standının yanısıra en çok ziyaret edip abur cubur aldığımız ve hatta bir gün bakırköy'e taşınırsak tüm alışverişimizi burdan yapmayı düşündüğümüz,bunun yanında sevdiğim mağazaları (bkz: pull and bear),(bkz: bershka),(bkz: stradivarius) bulunduran,ferah,mimarisi güzel,sevilen ancak gün geçtikçe carousel'deki emo ve apaçi populasyonunun akınlarına uğrayan alışveriş merkezi.
ramazan ayına yaklaştığımız şu günler de sultanahmet meydanının alternatifi bir ibadethaneye dönüşmüştür. namaz çadırı, iftar mönüleri, özel mevlid geceleri ve akşam altıdan sonra hocalar eşliğinde bangır bangır okunan dualar... bu etkinlikleri düzenleyen avm'nin göbeğindeki işletmenin bir diğer vaadi ise vaizler getirecek olmasıymış.
dün beyazleblebi'yle gittiğimizde zemin katının ortasındaki cafe-bar tarzı mekanın tamamen ramazan hatta camii moduna girdiğini görüp dumur olduk. bar kısmını tamamen çevirmişler. tüm çalışanlar türbanlı olmuş. sonra barın iki kısmında iki çadır. bir baktık, birinde bayanlar için mescidyazıyor, birinde baylar için mescid. ben daha "abooo..." diyemeden, beyazleblebi'nin dürtmesiyle cübbeli ahmet hoca tipinde bir amcanın barın üstünde elinde mikrofon, mevlüd okuduğunu görerek derin düşüncelere gark oldum.
tuvaletleri carousel'in tuvaletlerine dört çeker nitelik halaya çağırır.. konu capacity'den açıldı mı ben hep tuvaletleri hakkında konuşurum.. temizliğe önem veririm.. tuvaletler çok modern burada.. gerek klozetler gerekse lavabolar olsun mis gibi.. lazerli sensörlü bi sistem var elini koyuyorsun su akıyor elini çekiyorsun su kapanıyor..
sonrasında tuvaletlerinin o kadar güzel bir değerde ışıklandırması var ki kendini hiç rahatsız hissetmiyorsun.. hani tuvaletin modernliğini görüp tam düşüp bayılacakken çat ışık dikkatini çekiyor.. o kadar hassas bir değerdeki bir anda kendini evinde buluyor halktan biri oluyorsun.. hele boşken o kadar güzel oluyor ki burası anlatmak çok zor..
ışıkların da etkisiyle aynalar daha bir güzel gösteriyor seni bu tuvaletlerde.. gidenler anlayacaktır ne demek istediğimi.. insanın yüzüne öyle bir durgunluk geliyorki bu aynalarda, sonsuzluğa uzanıyorsun gibi.. hele ki yüzünde saçında burnunda bir su damlacığı kalsın o damla o aynada sanki yağmurdan kaçıp içeri gelmişsin gibi gösteriyor seni.. bir rahatlama veriyor insana..
bir tuvaletin insanı kendi rahatlama amacının dışında bu denli rahatlatacağını düşünmemiştim hiç.. gerçekten tebrik ediyorum ilgilileri..
gitmeyen gitsin, görmeyen görsün.. çok ciddiyim mükemmel nitelikte tuvaletleri var..
tuvalet aynalarının ışıklandırmasını hangi zihniyette insanların yaptığı merak edilen alışveriş merkezi.
kızları düşünmedikleri kesin.
o ışığa sahip aynalarda makyaj tazeleyn kızlar, gün ışığında birer palyaçoya dönüşmektedirler.
aman dikkat.