erdal öz tarafından kurulan bir yayınevidir. doksanlı yılların sonu ve ikibinli yılların başında "her aya bir kitap" ilkesiyle hilmi yavuz editörlüğünde bir şiir dizisi yayınlamıştır ki bundan ticari olarak büyük zarar etmesi sonucu diziyi sonlandırma kararı almıştır.
dünya edebiyatından çevirileriyle tanınır. gabriel garcia marquez, george orwel, albert camus gibi yazarların bütün eserlerini basmaya girişen bir yayınevidir aynı zamanda.
pahalı kitaplar satan bir yayın evidir. bu yayınevi tarafından çıkartılan kitaplar bütününe bakınca yayınevinin sahip olduğu siyasi tutumu görebileceğiniz bir yayınevidir. piyasada bir çok yerde 3-5 ytl ye bu yayınevininde korsan yayınlarını bulabilirsiniz.
şu sıralar taksim'de bulunan merkez kitapçısının üst katında indirimli kitap reyonu bulunan yayınevi. tomris uyar'dan, italo calvino'ya pek çok yazarın kitabını ucuz bulabilmek mümkün. aynı şekilde meşrutiyet caddesi üzerindeki ucuz kitapçılara da düşmüş durumda can yayınlarının bu kitapları.
kapak tasarımı, baskı kalitesi, kitabın şekli vs. ayrıntıları oldukça başarılı yani okuyucuyu kendine çeken yayınevi. fakat oldukça pahalıdır. her ne kadar yky'nin yanındaki şubesinde her kitap %25 indirimli olsa da yine de pahalıdır. çevirileri dolambaçlı anlatımlarla doludur. bazen eseri anlamak için kelime oyunlarından kurtulmasın gerekebilir.
(bkz: kibar)
yayımladığı kitaplara, ancak kendi kurumsal kimliğiyle dolaşım hakkı veren yayınevi. onlarca metre öteden, bir kitabın hangi yayınevinden çıktığından emin olmak ilginç oluyor haliyle.
iletişim'in 2000'lerde yayımladığı bir kitabın ilk baskısını can'ın 1980'lerde yayımlaması da ilginçtir.
her zaman, ayşe sarısayın'ın yorgun anılar zamanı ve oya baydar'ın kayıp söz kitaplarıyla anımsadığım ve anımsayacağım yayınevi. klasik okuma özürlüyüm ben. her gün babamdan azar işitiyorum, kalk bilgisayarın başından, klasikleri oku şeklinde, lakin, can yayınlarının ferah, iç açıcı kapaklarıyla bile olsa, klasikler korkunç geliyor bana. ilkokuldayken, şeker portakalını bitirememiştim, şeker portakalı okumadan geçmiş, ziyan bir çocukluğum var, ne diyordum; ayşe sarısayın ve oya baydar. okumak lazım ikisini de. oya baydar, neredeyse yetmiş küsür yaşında bir teyze; ama kayıp söz'de, o kadar gerçek, canlı bir biçimde, başarılı bir dille çatışma sahneleri anlatmış ki. helal olsun. can yayınları deyince, bunlar geldi aklıma birden. kapakları ve amblemleri de çok güzeldir bir de.
dünya edebiyatından (genel olarak 19. yy.) merak ettiğimiz her yazarı fahiş fiyatlara satın aldığımız yayın evi. zannımca nobel ödülü olan yazarların yüzde yetmiş beşini yayımlamışlardır. elimiz kolumuz bağlı, alıyoruz. güzel de basıyolar. herhangi bir kitapçıya girip yayılan beyaz ışığı görünce orada ne varsa satın alası gelir kişinin. belki de kitaplarına çeşitli büyüler yapmışlardır, ele alınınca hemen bitirilmek istenir. iletişim ve yky ile beraber yayımladığı bütün kitapları almak gerekmektedir.