bir şey istemeniz ama ne istediğinizi de bilmemenizin verdiği sıkıntı
kafayı bir şeylere takma, ama o takdığın şeyin de ya ne olduğunu bilememe ya da dile getirememe sıkıntısı
türkçe klavyeniz yoksa, maillerinizde "can sikintisi" şeklinde yazmak durumunda kalıp da bu gülümseten, sıkıntıdan kurtulmanızı sağlayan durum. yani tedavi şekli budur.
girme zorunluluğu olan dersi bırakıp çıkma durumu..
*
bazen nedensizdir, içinize çöreklenir birdenbire. birşey var dersiniz de ne olduğunu bulamazsınız. aklınızdan bütün muhtemel nedenleri geçirirsiniz de hiçbiri yeterli gelmez.
(viola, 18.11.2004 22:03)
(tdk:) yapılacak bir iş olmaması ve hiçbir şeyle oyalanma imkânı bulunmamsı sebebiyle duyulan tedirginlik, bunalım.
gidermek için uyguladığınız yöntemler de sonuç vermediği taktirde, ömrünüzden ufak bir parça çalan durum.
yazdığınız, okuduğunuz, dinlediğiniz, izlediğiniz şeylerden haz alamadığınızda, hiç içmediğiniz halde kendinizi sarhoş gibi hissettiğinizde,gördüklerinizden rahatsız olduğunuz halde eliniz kolunuz bağlı oturduğunuzda, vakit öldürecek
* bilimum aktivitelerden yoksun kaldığınızda vuku bulan durum.
işler iyice sarpa sardıysa tek çözümü uyumak ve uyandığında herşeyin daha anlamlı olmasını dilemektir.
yapmak zorunda olduğun ama beceremeediğin ödevler, sevdiğin ama yanında olmayan, olamayan insanlar, gitmek istediğin ama gidemediğin memleket, dönmek istediğin ama dönemediğin seneler...bazen karman çorman olup bi sıkıntı yumağına dönüşüveriyorlar..sonra midenin ortasına oturup herşeyden alıkoyuyorlar insanı..
güzel geçen bir günün ufak bi şakayla teoetaklak olması sonucunda yurda gelince mideye oturduğu hissedilem yumruğun sebebi..
genelde nedensiz yaşanan ruh halidir. ancak öyle melim bir şeydir ki kendinizi dünyanın bütün sorunlarıyla boğuşuyormuşçasına çaresiz ve bir o kadar yalnız hissedersiniz. takmayın kafanıza, gelir geçer, yine gelir yine geçer vs. insanoğlu ve insankızının kaderi...
hiç sebebi yoktur bazen ama peşini bırakmaz bir türlü. bu da yetmezmiş gibi bir de saplanır başına bir ağrı, bütün gününü sana zehir bile edebilir. böyle bir durum da annem:
sıkıcan iyidir çabuk çıkmaz der.
aslında yapacak bir sürü şey vardır ama tembellik sağolsundur; can sıkıntısı zannedersin.
asıl can sıkıntıları da olmuyor değil ama onlara girersek yine can sıkarız; iyisi mi
geçelim bu bahsi.
freecell'de psikopata bağlayıp tüm oyunları bitireceğim gazına gelmenize sebebiyet veren şey.
hiç hesapta olmayan bir şeyin gelip beyninizi meşgul etmesidir.
nerden çıktın, niye çıktın sen şimdi diye söylenirsiniz. adı üstünde sıkıntıdır, bir an önce geçip gitmesi için dua edilir.
(bkz:
mümkünse bir daha görüşmeyelim)
burda olmamı sağlayan ruh hali.
alınan oksijenin az gelmesi,nefes alamama durumu,sürekli iç çekme,aşırı sinirlilik nihayetinde sözlüğe girip,"can sıkıntısı" başlığını aratıp acaba altına ne yazsam diye düşünmeme sebep olan olay.
bu ruh halindeyken sadece ve sadece bir şeyler istemeyi isterseniz. aklınıza gelen hiçbir şey cazip gelmez. kimbilir belki de size cazip gelebilecek şeylerden iyice vezgeçtiğiniz için onlar artık aklınıza bile gelmiyordur. eğer bu can sıkıntısı yatmaya yakın çöreklenirse "allah'ım n'olur yarın hiçbir şeyi yapmak zor gelmesin, canım bir şeyler istesin" gibi sözlerle yatarsınız. yok eğer öğlen vakitleri gelmişse ortam değişikliği iyi gelebilir. eğer çok fazla derecede sıkılmışsanız ki bu artık anlık olmaktan çıkmış da bir ruh haline dönüşmüşse ki buna aslında pek de can sıkıntısı denmez, sıkılmaktan sıkılırsınız. her şeyden sıkılırsınız ve sonra yine sıkılırsınız.
bazen de zamanla geçer bu. bunu bildiğiniz için oturur beklersiniz. <iyi ne güzel.>
(viola, 10.11.2005 12:29)
keyifsizlik.
insana yapmaktan tiksindiği şeyleri bile yaptıran lanet olasıdır.
tırnak eti yemek,saç telini yalamak,kalem kemirmek vb.
sıkı can iyidir iğrençliğne muhatap olunan hâleti rûhiyedir.
her şeyin boş geldiği durum.tembellikten asosyalliğin dibine vurmuş olunsa da bir göz telefonda,ulan biri arasa da bi yere çağırsa valla üşenmiycem çıkıcam diye düşünce baloncukları dolaşır durur kafada ama nafile,olmaz arayan.msn listesini encarta işgal etmiştir bi başına,televizyonda bilimum dizi tekrarlarından başka bişiy yoktur.final dönemi de gelip çatmıştır zaten,çok ilgili bir öğrenci olarak son iki gün fotokopi başında sinir krizleri geçirerek geçirilmiştir.ne kadar istense de ne fotokopiye ödenen 32 ytl ne de akşam eve dönüşte otobüste 1buçuk saat taşınan o notların sebep olduğu iki gündür ağrıyan kol unutturur bayram tatili denen şeyin aslında tatil olmadığını.
sıkıntıdan saçmalanır,hafızada ne kadar kötü anı varsa getirir çıkarılır yüzeye,bi de onlara sıkılınır.pozitif feedback yapar gider bu böyle.
bir sonraki aşama için (bkz:
sıkılmaktan sıkılmak)
kierkegaard'a göre bütün kötülüklerin kaynağıdır.
bir sebepten evde oturmak zorunda kalan bir sözlük yazarının 200 giri girerek sözlükle paylaştığı hede.
ii kelime edecek insan aranır bütün rehber hatim edilir hepsi gereksiz yer iştigal etmekle suçlandırılır,yapacak bişeyler aranılır çoktan yapılacak şeylerin yapıldığı farkedilir pc başında saatlerce öyle boş aval uzun dalışlara sebeb verir.
genelde ders çalışmak zorunda olup eve tıkıldığımızda hissederiz bu duyguyu.hele dışarısı günlük güneşlikken, insanlar waffle zirvesi yaparken,ev arkadaşınız sınavlarını bitirmiş yan gelip yatarken, sizin "şafak sabah" diyerek ders çalışmak zorunda olmanız...işte böyle bir şey olsa gerek can sıkıntısı.