17 mayıs 2012 perşembe
günün başlıkları: 373 tane
günün başlıkları: 373 tane
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·beklemek (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·yalnızlık (5)
- ·
- ·itü sözlük (2)
- ·aşk (2)
- ·
- ·blind guardian (2)
- ·
- ·
- ·türkiye kupası (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·gülse birsel (10)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
videolar
can alıcı şiir dizeleri
- biz sanıyorduk ki,
bir yaradılış varsa aşkadır
ne hata.
sonsuzluğaymış meğer
sonsuzluğun koyu yapışkanlığına
herkes sussun
boşluktaki dilsiz yıldızların körlüğü gibi
dursun her şey yatağımda.
ben neye ağlayacağımı bilirim
hangi tenin beni öldürmeye yeteceğini.
bu son
artık uykusundayım herkesin
yaradılışı değilse de
yokoluşu gördüm.
bejan matur/gece gibi olacağım - bu, ne ayıp, ne de yasak,
öylece bir gerçek, kendi halinde,
belki, yaşamama sebep...
evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
ve zehir - zıkkım cıgaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...
ahmed arif - kendin ol
kendin ol
sen buysan başkası ol!
buysan kederden öleceğim
başkası olursan da kimi seveceğim?
/ne diyarbakır anladı beni ne de sen
oysa ne çok sevdim ikinizi de bir bilsen.../
yılmaz odabaşı - bir kütüphanede kitapların arasında yürüken bir kitap düştü önüme ve bir sayfa açıldı.. ölmüş bir şairin ilk ve son kitabından mısralarmış. öğrendim. adını hatırlayamasam da dizeleri aklımda hala.
'durmuşum bir köşe başında
verdiğim randevuda ölümü bekliyormuşum
ama yarın olmuyormuş say ki...
direncin en direnç zamanı
umudum ütopyamla kolkolaymış
ama sırtları bana dönükmüş
say ki ben bir türlü ölemiyormuşum.' - sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.
sana gitme demeyeceğim.
genede sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim.
incinirsin
sana gitme demeyeceğim.
ama gitme lavinia.
adını gizleyeceğim.
sende bilme lavinia.
özdemir asaf - "şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki "
(bkz: biliyorum sana giden)
(bkz: cemal süreya) - "çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.."
(bkz: eğer)
(bkz: can yücel) - ...................
dostun seni bir kez terk edermiş, bin kez değil.
aslında hep yanımda olduğunu anladım.
ve bir kez terk etti mi seni, affetmek çok zormuş,
ben de affedemediğin şeyin ne olduğunu anladım.
....................
affedemem, çok geç demek gururdan başka bir şey değilmiş
hâlâ sevgi varsa içinde eğer.
tutsak kalbimin kapılarını kırıp, içine baktığımda anladım.
ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış.
yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.
.....................
(bkz: can yücel)
(bkz: anladım) - bakakalırım giden geminin ardından;
atamam kendimi denize, dünya güzel;
serde erkeklik var, ağlayamam.
orhan veli - zulmün topu var , tüfeği var , kal'ası varsa;
hakkında bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır.
göz yumma güneşten ne kadar nuru kararsa;
her gecenin bir gündüzü vardır.
tevfik fikret - ölürsün...kapanır yollar geriye
ben mezarla sırdaş olur,beklerim
varılmaz hayale işaret diye
toprağında bir taş olur beklerim...
necip fazıl kısakürek - "sen yoktun,
ellerimle dokundum sana
ellerim yüzümdeydi."
(bkz: nazım hikmet)
(bkz: sen yoktun) - sen o çocuk değilsin, sen artık çocuk değilsin...
(bkz: attila ilhan)
(bkz: kaptan) - güzeldi'li geçmiş zamanları düşünüyorum
şimdi...
cümlelerimiz öznesiz...umursayan yok,
kanlıca'daki yoğurdu...
ve eşikteki öpücük, tarih bilinci olmayan bir
aşkın mührüdür artık...
yılmaz erdoğan - --
kaderde senden ayrı düşmek de varmış
doğrusu bunu hiç düşünmemiştim...
seni tanımadan
hele seni böyle deli divane sevmeden
yalnızlık güzeldir diyordum
al başını, kaç bu şehirden
ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
git gidebildiğin yere git diyordum
oysa ki, senden kaçılmazmış
yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış.
bilmiyordum...
yine de dayanmaya çalışıyorum işte
bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
rüzgar güzel bir koku getirmişse
saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
yaşamak seninle bir başka zamanı
bir başka zamanda seni yaşamak
herşeyden önce sen
elbette sen
mutlaka sen!
ister uzaklarda ol
ister yanıbaşımda dur
sen ol yeter ki bu zaman içinde
ben olmasam da olur..
seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
bitmiyorsun..
çaresizliğim gün gibi aşikar.
su olup çeşmelerden akan güzelliğin
inceliğin ışık ışık yüzüme vuran
sen güneş kadar sıcak
tabiat kadar gerçek
sen bahçelerde çiçekler açtıran
sudan, havadan, güneşten yüce varlık
sen, o tek sevgi içimde
sen görebildiğim tek aydınlık..
bir nefes de benim için al
havasızlıktan öldürme beni
bulutlara, yıldızlara benim için de bak
susadım diyorsam
bir yudum su içmelisin
ben yorulduysam sen uyumalısın
ellerim sevilmek istiyor
saçlarım okşanmak istiyor
dudaklarım öpülmek istiyor
anlamalısın..
ağaçların yeşili kalmadı
gökyüzünün mavisi yok
bu dağlar o dağlar değil
rüzgarında kekik kokusu yok
kim bu çaresiz adam?
bu kan çanağı gözler kimin?
kaç gecedir uykusu yok..
gündüzü yok..
gecesi yok..
yok..
yok..
anladım..
sensiz yaşanmaz bu dünyada
imkanı yok !
--
her bir dizesi ayrı acıtır, kanatır. - "biz büyüdük de kirlendi şimdi dünya...
sanki temiz kalcaktıya..."
(bkz: murathan mungan) - sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış
üstüm başım çamur içinde
yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.
(bkz: nazım hikmet)
(bkz: sen benim sarhoşluğumsun) - ''bekarlara ev vermiyorlar, doğru;
evlilere kız vermedikleri de doğru,
bu yüzden bir gün seni bırakırım ya,
tütünü bırakmak gibi bir şey olur bu.
evet, gün geliyor bıkıyorum senden
ama istanbul'dan bıkmak gibi bir şey bu...''
(bkz: cemal süreya) - boynuna o yeşil fları sarma çocuk
gece trenlerine binme kaybolursun
sokaklarda mızıka çalma çocuk
vurulursun..
attila ilhan - ey yüzünü ay ışığı çizmiş çocuk ;
gönül bağladım sana.
sen ki kör, sağır, dilsiz olma
karanlıklar karşısında
anonim - sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya
biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkım aşık olmadık - (...)
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yokettim.
ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim.
ismet özel
(bkz: kanla kirlenmiş evrak) - son isteğin nedir?
sorusu,
çok, çok kolaydır,
ilk isteğin nedir?
sorusundan.
çünkü,
o soruyu
kimse kimseye soramadı,
korkusundan.
özdemir asaf - parayla yaşanır diyorlar,
havayla, suyla.
ecelle ölünür diyorlar
veya kazayla..
oysa bilmiyorlar,
seninle yaşamak, senine ölmek varken... - sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
yolumun karanlığa saplanan noktasında,
sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
.
.
.
.
kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
.
.
.
.
ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
ıslak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
.
.
.
.
necip fazıl kısakürek/kaldırımlar şiirinden
saygıyla anıyoruz.





