güzel olmanın gereği
bir kez verir on kez alır
kesmez ise bin kez alır
bir güzele gönül veren
falcılarla iyi anlaşır
zor güzele aşık olan
elinde mendil dolaşır
(bkz: kurban)
ve güleceğim, rol yapmayı öğreneceğim,*
ve hiçbir zaman açık olmayacağım.*
ve savunacağım hiçbir hayalim olmayacak,*
ve hiçbir zaman açık olmayacağım. *
bir sihir gibiydi şehre inerken gece;
mektubun güvercin oldu, vardı gizlice...
gel diyor, geç olmadan gel, geçiyor yıllar;
böyle başladı, dönülmez bu müthiş firar...
madem ki yeminimiz var, madem aşk mukadder;
işte geldim, bilmesinler yarına kadar...
bil ki artık dönüşüm yok, gitti son vapurlar;
sakla beni, bulmasınlar sabaha kadar...
belki herkesin dilinde şimdi bu firar;
belki verildi kararım, şimdi yoldalar...
madem ki yeminimiz var, madem aşk mukadder;
işte geldim, bilmesinler yarına kadar...
bil ki artık dönüşüm yok, gitti son vapurlar;
sakla beni, bulmasınlar sabaha kadar...
işte gidiyorum birşey demeden
arkamı dönmeden..
şikayet etmeden..
hiçbirşey almadan birşey vermeden..
yol ayrılmış..
görmeden gidiyorum..
ne küslük var ne pişmanlık var kalbimde
yürüyorum sanki senin yanında..
sesin uzaklaşır her bi adımda
ayak izi kalmadan gidiyorum..
eğer sevda bu demekse
ben vaz geçtim beni sevmeyin
(bkz: rüya)
aşılmaz dağlardan aşırdın beni
iyi olmaz dertlere düşürdün beni
madem soysuz bende gonlun yoktu
niye dogru yoldan şaşırdın beni
daha oturaklı bilmiş bi halimde olsam "yaşanmışlık" falan gibi kelimeleri de cümle içinde kullanma fırsatını da değerlendirerek can alıcılığa bağlayabilirdim bu sözleri ama akşam yorgunum, özellikle ikincisinin tümünü dinleyince ilginç şekilde etkileyici olabiliyo. ilginç olması da şeyden, ben türkü dinlemem ve de çağdaş biriyim ondan.
bi de bu var aklıma gelen:
a broken promise
you're not honest
i'll bite my time
i'll wait my turn
have you seen my childhood?
ı'm searching for the world that ı come from
'cause ı've been looking around
ın the lost and found of my heart...
no one understands me
they view it as such strange eccentricities...
'cause ı keep kidding around
like a child, but pardon me...
people say ı'm not okay
'cause ı love such elementary things...
ıt's been my fate to compensate,
for the childhood
ı've never known...
have you seen my childhood?
ı'm searching for that wonder in my youth
like pirates in adventurous dreams,
of conquest and kings on the throne...
before you judge me, try hard to love me,
look within your heart then ask,
have you seen my childhood?
people say ı'm strange that way
'cause ı love such elementary things,
ıt's been my fate to compensate,
for the childhood ı've never known...
have you seen my childhood?
ı'm searching for that wonder in my youth
like fantastical stories to share
the dreams ı would dare, watch me fly...
before you judge me, try hard to love me.
the painful youth ı've had
yalnızlığım, yaşamak zorunda olduğum beraberliğimsin,
yalnızlığım, kanımsın canımsın sen benim çaresizliğimsin
yalnızlığım, bu günüm yarınım sen benim hüzünlerimsin
yalnızlığım, tek bilebildiğim sen benim vazgeçilmezimsin