bize
cem yılmazı bir dizide gösterecek olan yapım.
reklamlarında cem yılmaz'ın oynadığını gördüğüm uğur yücel dizisi. ama cem yılmaz bir bölüm mü oynayacak destek ayağına yoksa çok da kilit olmayan bir rolde ara sıra mı gözükecek gibi sorular meşgul etmekte zihni.
bir röportajında yıllarca yaptığım işlerden para kazanamadım ama bir dizi ile para yüzü gördüm gibi bir laf etmişti uğur abi.
* izleyip görmek lazım konuşmadan önce.
uğur yücel'in yeni bir film çekeceğinin ve ne yazık ki yine batacağının habercisidir.
ilker aksum, uğur yücel, ozan güven ilginç bir üçlü olacak gibi görünüyor dizide. hele bi de cem yılmaz da oynuyorsa dadından yinmez.
uğur yücel mükemmel oyunculuğunu yine konuşturmuştur.dizi hem güldürüp hem hüzünlendirerek duygu gel-gitleri yaşatmış ve daha ilk bölümden kendine bağlamıştır.kadro süper,karakterler tam oturmuş.yalnız kafamda bir soru işareti oluşturmuştur.
atvnin son zamanlarda dizilerinde bir adanalı furyasıdır tutturmuşlar.
avrupa yakası olsun,
adanalıolsun,bu dizide de yine adanalılar çıkmıştır karşımıza (bir zamanlar da
beyaz gelincik vardı).nedir bu adanalılarla alıp veremedikleri anlayamadım gitti.neyse sonuç olarak izlenilesi,tavsiye edilesi şahane bir dizidir.
uğur yücel'in arapça ile kırık şivesini de kendisini de bayıla bayıla izlediğim dizidir. meliha karakterine de içim çok ısınmıştı ancak bir adanalı'yı canlandırdığını anlayınca canım sıkıldı zira adanalılar o şekilde konuşmazlar. hayır madem ki bilmiyorsunuz, şive de yapmayın. sanki adana'da herkes şiveli konuşuyor..
kardeşlerden mi yoksa
ozan güvenden midir nedir bana
ikinci baharı hatırlatan dizi.
(punica, 25.11.2008 21:32 ~ 21:33)
pek güzel oyuncu kadrosu olan dizidir hele şebnem bozoklu şapka çıkarılacak kadar başarılıdır o nasıl karakteri yaşayarak oynamaktır sokakta görsem meliha abla diye arkasından koşacağım hele bir de ''samiiimmm!!seni öldürürüm!'' demesi yok mu, canım ciğerim süper olmuş, hem de ay ışığı'nın günü değiştiğinden depresyona giren bana ilaç gibi gelmiştir umarım uzun ömürlü olur...
biçok insan tarafından "sıcacık aile dizisi" sözleriyle karşılanan yeni dizi. bunun böyle olmasının ardında yatanlarsa şüphesiz türkçe'yi aksanlı konuşan insanlar, öksüz-yetim kalmış çocuklar, uzunca bi süre sevdiğini beklediği için hiç evlenmemiş kadın... hepsi tam da istediğimiz gibi. aslında istediğimiz gibi değil de yaşadığımız gibi... yalılarda yaşayan, ihtişamın içinde türlü entrikalarla bezenmiş dizileri izlemek, bize ertesi gün arkadaşlarımızla konuşurken anlık susma zamanlarında kullanılabileceğimiz alternatif konulardan biri olabilir ancak. o dizilerde kendimden ya da yaşamımdaki insanlara dair ne bulabilirim ki? etrafımda yalıda yaşayan kaç tane insan olabilir? birbirlerine olan ihanetleri bile yüzsüzce. biz böyle değiliz...
etrafımızda türkçe'yi istanbul türkçesi'yle konuşan kaç tane insan var ki? ihanet gördüğü zaman bile karşıdakinin yüzüne gülebilen, sırf çıkarları için yapılan her şeyi gözardı edebilen kaç insan var? hangimiz bi başına kalmış çocukların halini görünce kendimizi onların yerine koyup üzülmedik? bunların hepsi zaten kıyın kıyın bizim hayatımızın parçaları. o yüzden bu dizinin "sıcacık aile dizisi" olması kimseyi şaşırtmamalı. tamamen bizim değerlerimizle uyuşmasından öteye geçmiyor çünkü. elbette ki oyuncular da iyi ama bi yapım içinde insanların dikkatini çekecek bi şey bulamazsan, isterse oyuncuların oscarlık oynasın... yine de sonuç sıfırdır.
müthiş bir cast kadrosuna sahip ve tahminimce çok tutacak olan yeni dizi.
ikinci bahar,
yeditepe istanbul,
havada bulut dizilerinden sonra izlediğim en iyi dizimiz. tuttu mu tutacak mı bilinmez, umarım tutar.
samimi görünen dizi, umarım tutar ve tüm senaryo çekilir. ama iyi tuttu diye de uzatmazlar umarım, planlandığı gibi olsun, dolu dolu, tadında kalsın icabında.
bugünkü bölümde başlangıçta aldatılma olup en sonda söz verme ile sonuçlanmış canciğer dizi
mertcan adlı küçük çocuğun mahsun rolünün çok iyi yaptığı dizidr. insanın içine sokası geliyor yahu veledi, ne tatlı ne masum şey öyle.
oyuncuların başarılarından ve senaryonun ağlaklığından ziyade (ki gerçekten bıktığımız bayıklıkta bir konusu var), ağlaklığa attığı ''gürültülü tebessüm''ler ve ''sessiz kahkaha''larla kendini sevdiren dizi.
yeditepe istanbul'dan sonra seyredebileceğim bir türk dizisi bulmanın heyecanı da ayrıca güzel.
yersiz bir şekilde üzülmek, aynı şekilde sevinmek için birebir.
izlerken uğur yücel ciğerim dedikçe kendisine "adamım işte ya" diyerek sevgilerimi göndermekten kendimi alıkoyamadığım dizi . bir adam bu kadar mı doğal oyuncudur, bu kadar mı mest eder. ömrüne bereket diyorum. muadil lezzet için (bkz:
şener şen)
bir dizi ama öyle böyle değil, acayip güzel . eğer herhangi bir dizide oyuncu, senarist, yönetmen ya da asistan olsaydım hırsımdan çatlardım canım ailem'i izlerken. herşeyin dört dörtlük buluştuğu, anlatacak hikayesi olan on numara ( bu da diziden bir laf ) dizi. zora gelemediği için nişanlısını bile düğün öncesi bırakıp kaçan samim'in , bir kazada anne ve babalarını kaybeden 3 yeğenine sahip çıkışının ve bu vesile ile nişanlısı ile yollarının kesişmesinin anlatıldığı dizi. salı akşamlarını diğer akşamlardan anlamlı kıldıkları, bizi havuzlu evler, entrikalar, tutarsız senaryolara mahkum etmedikleri ve tüm emekleri için dizi ekibine teşekkürler.
(bkz:
samim seni öldürürüm)
içinde gerçekten oyunculuk olan dizi.konuyu bırakın, sadece oyunculuk için bile izlenir.
şu yalan televizyon dünyasında samimi, gerçek ve bir nebze hepimizi yansıtan dizi. başka dizileri izlerken hep bir eksik, bir özentilik görüyorsunuz ama bu dizi o kadar sade ki, o kadar hayattan ki bitmesin istiyorsunuz. evet n'olur bitmesin...
hakkında şurda iki kelam kötü söz söylenmemiş ama ne yalan söyleyeyim hakediyor bu dizi. şu ana kadar hiç yeni bölümünü başından sonuna izleyemedim. tekrarlarla bölük pörçük izledim ama konuyu çok net kavradım. bütün oyunculuklar harikulade. senaryo eğer yaprak dökümü, binbir gece misali başlarına gelmedik kötü olay kalmayana dek mottosuyla ilerlemiyorsa tuttu diyebiliriz şimdiden.
yalnız dikkatimi çeken bir şey var. ozan güven yine içinden geldiği gibi oynuyor da sanki birkaç bölüm oynayıp, diziyi rayına oturtup, ekipten ayrılacakmış hissi uyandırdı bende (denize açılma amacıyla alakasız bir tespit bu). eğer bu karamsarlığımı giderebilirsem atv turnayı gözünden vurmuş nasılsa diyeceğim.
ah o mertcan ah o mertcan. türk dizilerindeki bilmiş, büyümüş de küçülmüş, laf ebesi, akıl küpü, insanı 4-12 yaş arası çocukların tamamından soğutan, tiksindiren çocuk karakterlerden sonra nasılda sevdirdi kendini. çocuk işte bildiğin, son derece çocuk. çocuk masumiyeti, saflığı,şekerliği şirinliği herşeyi mevcut. yemek istemediğinde hooop kuş kaçıyor derseniz bakakalır ağzına sokabilirsiniz kaşığı, ay ne kuşu evin içinden kuş mu geçer demez. bizim olduğumuz gibi çocuk işte, tek kanalla büyümüş gibi, bildiği tek dizi bizimkilermiş gibi. her türlü entrikanın döndüğü binbir türlü tv dizileri, ahlak kavramının lime lime edildiği kadın programları, insanların birbirini yermekten, çekiştirmekten başka maharetinin olmadığı reality showlarla vaktinden çok önce büyümüş, ama boş büyümüş çocuklar gibi değil. ve bu dizi sırf mertcan için bile izlenir.
süper baba ve ikinci bahar dizilerinden sonra böylesine sıcak bir diziye hasret kalmıştık. fragmanlarına baktığımda uğur yücel ve ozan güven'i görmek de yeterli gelmişti zaten. severek izliyoruz...
salı günlerini iple çekmeme sebep olan harika dizi.
hikaye çok güzel belirlenmiş.
karakterler çok gerçek, çok bizden. diğer dizilerdeki gibi salt kötü veya iyilik meleği tipler yok. herkez biraz iyi biraz kötü.
oyuncuların performansına diyecek yok zaten.
uğur yücel,
ozan güven,
ezgi mola,
ilker aksum gibi daha önceden tanıdığım ve beğendiğim oyuncuların dışında yeni yüzler, yeni isimler de mevcut kadroda. mesela
şebnem bozoklu,
funda eryiğit,
deniz denker,
alpay şayhan. ufaklık mert bile döktürüyor dizide yahu.
(bkz:
ailecek severek izliyoruz)
(linahor, 01.01.2009 17:03 ~ 17:05)