bana çok salakça gelmesine rağmen ayrıntılarına indikten sonra yapan kadınlara hak verdiğim iştir.
(şimdi sosyal tespit çıkarmaya çalışacam, kusuruma bakmayın)
kadınların kuaförde rahatlamaları, kendilerini huzurlu hissetmelerinin nedeni, kuaförü "parasıyla dertlerini dinleyecek birisi" olarak görmelidir. burada güzelleşmenin verdiği mutluluk ve huzur bence saçmadır, çünkü canı sıkıldıkça kuaföre giden bir kadın zaten
deli makbule görünümündeyken aniden manken görünümüne kavuşmaz.
bunu yapan kadınlar çoğunlukla parasını verdikten sonra, kuaförlere, erkek bile olsa, en yakın dostlarına anlatmadıkları sıkıntılarını anlatırlar. burada bir teslim oluş anı yaşarlar. yataktaki sorunlara, aldatma itiraflarına varan ayrıntıları bir kuaför arkadaşımdan (hem de erkek) duymuştum.
işin ilginci, bu yaklaşımda "gideyim de kuaföre bizim yakışıklı ahmet'i/mehmet'i göreyim gibi bir yaklaşım bile yoktur. o koltukta oturmanın rahatlığı, sıcaklığı yeterlidir.
ve bunlardan daha da ilginç olanı, bu amaçla kuaföre giden kadın kendisini orada rahatlatanın ne olduğunun farkında bile değildir. bir arkadaşıyla sohbet ederken ne "çok canım sıkılmıştı, gittim saçıma bilmem ne modeli yaptırdım kendime geldim" ne de "çok canım sıkılmıştı gittim bizim x'le dertleştim kendime geldim" der. dediği ancak "çok canım sıkılmıştı, kuaföre gittim kendime geldim" olabilir, kuaförde nasıl rahatladığını bilmez.
kuaförler de bu durumun farkındadır. çünkü, adıyla sanıyla aranan, özellikle gidilen kuaförler vardır ve ustalar bu işe yeni başlayanları özellikle bu yönde eğitirler "müşteriyle dertleş, dinle, esprili güler yüzlü ol, gerekirse abilik/ablalık yap".
eveeeet, geldik bir sosyal tespitimizin daha sonuna. haftaya aynı gün ve saatte
meyhanede rakı masası kuran metalci kızları inceleyeceğiz. sevgiyle kalın.