cahit sıtkı tarancı   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. (bkz. otuzbeş yaş)
    (spyder, 03.04.2004 14:20)


  2. (bkz. desem ki)
    (ba of, 17.04.2004 13:11)
  3. yanlış hatırlamıyorsam hayattaki en sevdiğim şiirlerden biri olan ömrümde sükut'u yazmış olan şair.
    (diskonnektus erektus, 17.04.2004 13:14)
  4. desem ki...
    bil ki mahşer yeridir, ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
    (deepblue, 22.04.2004 00:25)
  5. yamulmuyorsam diyarbakırlıdır.

    öyle değilse bile, diyarbakır'da atatürk köşkünün yanında heykeli vardır. bu kesin!
    (whopper, 14.01.2005 00:51)
  6. klasik okul isimlerinden biri.*
    (neverwinter nights, 20.04.2005 16:54)
  7. dalgın ölü

    dün güzel bir kadın geçti
    kabrimin yakınından
    doya doya seyrettim
    gün hazinesi bacaklarını
    gecemi altüst eden
    söylesem inanmazsınız
    kalkıp verecek oldum
    düşürünce mendilini
    öldüğümü unutmuşum

    cahit sıtkı tarancı
    (scarlet, 24.04.2005 15:32)
  8. varlık dergisinde yayınlanan yazısında edebi hayatını ikiye ayırır: charles baudelaire öncesi ve charles baudelaire sonrası...
    kendisi fransız edebiyatını içmiştir adeta.
    (kerrigan, 15.06.2005 20:25)
  9. cahit sıtkı'nın şiirlerinde en baskın his: ölüm korkusudur.
    genel itibariyle dizelerinde kırılgan bir ölüm derdi vardır. ne yazık ki yaşlılığa kalamadan genç yaşta vefat etmiştir.
    (kerrigan, 03.07.2005 15:36 ~ 15:37)
  10. şiirlerinde kullandığı eşsiz benzetme ustalığıyla türk edebiyatına hayranlık duymamızı sağlayan ender şairlerden.
    bu ustalığı tatmak isteyenler için:
    (bkz: minareler)
    yağmur/(bkz: @448226)
    ve diğerleri:
    (bkz: neden sonra)
    (bkz: sen de her şey gibi)
    (bkz: deniz)
    (bkz: gençlik böyledir işte)
    (bkz: gün eksilmesin penceremden)
    (kerrigan, 09.07.2005 11:11 ~ 04.04.2006 20:05)
  11. tutsam ellerinden ağlarsın (cahit sıtkı tarancı)

    tutsam ellerinden ağlarsın
    benek benek büyür karanlığım
    nokta nokta korkutur seni
    tutsam ellerinden, ağlarsın

    toprak kokar avuçlarım, kan kokar
    ben hoyrat gecelerde boy atmış fidan
    boz bulanık sularda yıkanmış, arınmışım
    geceleri çok yakınım yıldızlara
    ışığa çıkınca bir karışım

    tutsam ellerinden ağlarsın
    doğduğum köyü bir bilsen
    gecesi gecemden büyük
    acısı acımdan derin
    tutsam ellerinden, üşür ellerin
    (ubiquitous, 23.11.2005 16:28 ~ 16:32)
  12. şair 1910'da diyarbakır'da doğdu. ilkokulu orada okudu. istanbul galatasaray lisesi'ni bitirdi. bir süre mülkiye mektebi'ne devam etti. paris'te siyasal bilgiler okulu'nda okurken, ikinci dünya savaşı'nın çıkması üzerine yurda döndü. askerlikten sonra, bir süre, istanbul'a taşınmış olan babasının ticarethanesinde çalıştı. ankara'da anadolu ajansı'nda, toprak mahsülleri ofisi'nde, çalışma bakanlığı'nda memurluk yaptı. hastalandı (1954), konuşma yeteneğini yitirdi. iyileşmesi için devletçe viyana'ya gönderildi. 13 ekim 1956'da orada öldü. ankara'da toprağa verildi. kitapları, ömrümde sükut (1933), otuş beş yaş (1946), düşten güzel (1952), sonrası (1957), bütün şiirleri (derleyen; asım bezirci, 1982)'dir.
    (okulluserseri, 23.11.2005 17:59)
  13. ferman sendedir


    nedim in gözünden ırak o dilber
    o dilbersin ki hüsn ü an sendedir
    rüyada görülen bahara benzer
    bülbülleri mest gülistan sendedir

    saç bir yana, dünya bir yana düşer
    o gözlere dalan ummana düşer
    halim nakleylemek yarana düşer
    yarayı ben aldım, derman sendedir

    emreyle at koşturam deryalarda
    gemi, vapur yürütem sahralarda
    kuş olam, kanat çırpam semalarda
    emreyle güzelim, ferman sendedir

    (otuz beş yaş)
    (game insane, 18.05.2006 15:00)
  14. öldük ölümden bir şeyler umarak,
    alıştığımız bir şeydi yaşamak

    demiştir.
    (cagrilanyakup, 18.05.2006 15:23)
  15. adı her geçtiğinde derin bir iç çekmeme neden olan değerli şair. insan şiirlerinde kendisini, kendi cümlelerini bulduğunda hayrete düşebiliyor. bu şiirleri yazan kişiyle aynı dönemde yaşamak, onu görmek, onunla konuşmak ne müthiş olurdu kimbilir. *
    (perileyn, 12.07.2006 02:32)
  16. şiirlrinde genellikle karamsar duyguları açığa vuran, ölümü sanki hep yakınlarda dermiş gibi hissedermiş gibi dizelere döken, ölümü kendine ilham seçen büyük şair. ayrıca okul yıllarında herkese mektup gelir ona gelmediği için üzülür ve kendine mektup yazarmış. okurken de sevinirmiş tabi.

    abbas

    haydi abbas, vakit tamam;
    akşam diyordun işte oldu akşam.
    kur bakalım çilingir soframızı;
    dinsin artık bu kalp ağrısı.
    şu ağacın gölgesinde olsun;
    tam kenarında havuzun.
    aya haber sal çıksın bu gece;
    görünsün şöyle gönlümce.
    bas kırbacı sihirli seccadeye,
    göster hükmettiğini mesafeye
    ve zamana.
    katıp tozu dumanı,
    var git,
    böyle ferman etti cahit,
    al getir ilk sevgiliyi beşiktaş'tan;
    yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
    (sahra, 12.07.2006 18:29 ~ 03.09.2007 21:23)
  17. ölçü ve kafiyeye bağlı kalmış bir şairdir. şiirlerini hece ölçüsü ile yazmıştır. ancak bu konuda önyargılı değildir. serbest şiiri de beğenir. şiirinde uzun cümleden kaçınır. anlamı tek mısrada vermeye çalışır. gözünün yaşına bakmamak, şakaklarına kar yağmak gibi halk deyimlerini şiirlerinde sıkça kullanır.
    (mon cher, 02.01.2007 09:42)
  18. yaşama aşık, ölümünden sonra hayatın devam etmesine bozulan, tecahül-i arif sanatının en güzel ve çarpıcı örneğiyle yaşayan usta şairimiz.
    (olric, 08.01.2007 23:46 ~ 23:46)
  19. çok beğendiğim fikr-i sabit şiiri;

    ne bileyim ben
    kimdi amerika'yi keşfeden
    ne eder beş kere beş
    güneyden mi kuzeyden mi dogardı güneş

    kaçıncı padişahtı yavuz
    aylardan nisan mı yoksa temmuz

    ne bileyim nereye gider turnalar
    şeftali ne zaman çıkar
    bahçemde gül açmis ya karanfil
    umurumda değil
    sabahlara dek kadeh elde
    aklım fikrim o güzelde...
    (ışığım ve gölgem, 30.04.2007 11:21 ~ 11:23)
  20. ilk okuduğumda çarpıldığım ve işte olay budur diyerekten hayatımda ezberlediğim ilk ve tek şiir olan ömrümde sükutun sahibi büyük şairdir:

    -ömrümde sükut-

    çıngıraksız, rehbersiz deve kervanı nasıl,
    ipekli mallarını kimseye göstermeden,
    sonu gelmez kumlara uzanırsa muttasıl,
    ömrüm böyle esrarlı geçecek ses vermeden,

    ve böylece bu ömür, bu ömür her dakika,
    bir buz parçası gibi kendinden eriyecek.
    semada yıldızlardan, yerde kurtlardan başka,
    yaşayıp öldüğümü kimseler bilmeyecek
    (moonman08, 30.04.2007 11:57)
  21. beğendiğim şairlerden birisidir....
    şiirlerinde genellikle ölüm ve aşk temasını işlemiştir. şiirlerinin bir kısmını serbest vezinle, bir kısmını heceyle yazmıştır.
    "serenad" adlı şiirden

    kimdir bana gülümseyen yeşillik balkonundan,
    demek gecelerden sonra nihayet gün doğuyor.
    bir gülüşündür gençliğimi döndürdü yolundan,
    yanan şu alnım elinin gölgesiyle soğuyor.
    (kagan7558, 16.05.2007 20:13)
  22. en çok da sevgisizlik yormuştur onu bu hayatta...

    ...
    aşık mı olmadım taparcasına
    bir mecnun geçti o çöllerden bir ben
    diş mi çektirmedim alemde kerem gibi
    ferhat gibi gürz mü sallamadım dağlara
    ne leyla yar oldu bana ne aslı ne şirin

    o gün bugün sırtımı kendim sıvazlıyorum
    sabahları sokağa çıkmadan evvel
    cesaret şairim cesaret
    kendi saclarımı okşuyorum geceleri
    sevgilimin saçları niyetine
    (strangelove, 02.07.2007 23:51)
  23. hayattan ve insanlardan "sıtkı" sıyrıldığı halde ve değer görmemesine rağmen hayatı kucaklayan şiirlerin sahibi şair. belli bir hayat felsefesine de sahip olduğu halde türk edebiyatında çirkinliğinden şikayetçi olan ve genelde kadınlarla olan ilişkilerinde başarısız olmuş genelde yanlış anlaşılmış şairlerdendir. en yakın dostu ziya osman saba'ya mektupları içtenlikle yazılmış iç-dökmelerden oluşur. bu mektuplardan kimi kez oldukça ilginç anılar ya da bilgilere ulaşılabilir.

    bunlardan biri de tarancı'nın lise yıllarında yatılı okuldaki arkadaşlarıyla arasında geçen bir anıdır. okuldaki erkek arkadaşları sürekli dışarıdan, özellikle de sevgililerinden mektup almaktadır. cahit sıtkı ise bunun sıkıntısını çekmektedir. yalnızlığın getirdiği yükü azaltmak ve arkadaşları arasında edinmek istediği itibarı kazanmak için kendi kendine bir oyun oynar. kendi eliyle kendine okulun adresine gelecek şekilde yazdığı mektubu bir izin gününde dışarıdan atar. okula döndüğünde ertesi hafta ulaşan mektubu arkadaşlarına göstererek keyifle odasına çekilir. herkes şaşkındır. işte böyle içli bir durum söz konusu olunca türk edebiyatında şair olmanın da yeri hakkında sonraki nesillere ilginç biranı kalmış olmaktadır.

    tarancı, kendisini öyle çirkin buluyordu ki başını kesip kurtulmak istiyordu. ama aynı zamanda tanrı'sına "her mihnet kabulüm / gün eksilmesin penceremden" diyecek kadar da yaşama arzusu taşıyordu. hayatı bu diyalektiğin varlığıyla geçti. ama geride insan sevgisi, aşk, hayat güzellemesi dolu bir yığın şiir bıraktı.
    (sinefilolog, 26.08.2007 02:52)
  24. yanlış hatırlamıyorsam 2. dünya savaşı sırasında fransa'daymış ve nazilerin fransa'yı işgalinin ardından isviçre'ye kadar bisikletle gitmiş
    (dirk, 03.09.2007 21:22)
  25. saint joseph ve galatasaray lisesini tamamladıktan sonra paris siyasal bilgiler fakültesini bitiren çağdaş şiirimizin önemli şairlerindendir...
    (deathsqeeze, 03.09.2007 22:45)
 sayfa  / 2