yıllar yılı türk filmlerine müzikler hazırlamış olan, moğollar grubunun vokali, uzun beyaz saçlı, müzisyen kişi. eski filmlerde duyduğumuz çoğu tanıdık müzik bu kişiye aittir.
(bkz. al yazmalım)
(bkz. çiçek abbas)
(bkz. fazilet)
(bkz. kılıbık)
(bkz. hülya)
(bkz. koltuk belası)
42. sanat yılında grup zan ile birlikte toprak albümünü çıkarmış üstad. albümde en dikkatimi çeken, en cici şarkılar ise gurgula, mahşer-i istanbul, şeytanın duy dediği ve özellikle yaprak dökümü. onun dışında selvi boylum al yazmalım'ı da yeniden düzenlemişler. o da güzel olmuş. zaten orijinali de güzeldir. ama albümün bombası bence yaprak dökümü. gerçekten dinlenmeli. zaten bu şarkının orijinali de yıllar önce trt'de yayınlanan yaprak dökümü dizisinin jeneriğiymiş. bu şarkıyı hızlandırarak ve yeniden düzenleyerek albüme koymuşlar. pek nefis olmuş. son olarak cahit berkay'la nice albümlere diyorum. adam bu yaşında müziğini çata çuta yapmaya devam ediyor. ayakta alkışlanası!
zafer şanlı,aydın şeref ve nevzat yılmaz'dan oluşan müzisyenlerle yoluna devam eden moğollar'ın kült elemanı.isimlerin baş harflerinden türettikleri zan adı hoş olmuş. gerçi sıralama farklı olsa naz da yakışabilirmiş.
cahit babadan öğrendik bir çoğumuz sevgiyi, canı, cananı ve muhalif olmayı, asi olmayı, sesimizi çıkarabilmeyi, örnek oldu bize uzun bembeyaz pamuk saçlarının muhalifliğiyle.sahnede savururken saçlarını bizler de bir şeyler yapmalıyıdık, evet. insanım diyorsa bir şey yapmalı!!! her konserinin sonunda bağırdık birlikte, güç aldık ondan delicesine.. o müziğiyle inletti sokakları, caddeleri, onun müziğiyle inlettik sokakları, caddeleri..ölüler altın takar mı dedik, bergama ya hayır dedik! hortumcu dayı dedik halaylar çektik! nasıl hortumluyorlardı bizi? ne der o ve moğollar?
bankasi-ankasi-nkasi-kasi-asi-si-i..
işte böyle hortumluyolar bizi, bizi sömürüyolar yavaş yavaş inceden inceden farkettirmeden..
alageyik’iyle gitti yüreğimiz uzaklara, ağladık selvi boylum alyazmalım da. sevgi neydi? evet, emekti sevgi! emek vermiyoruz ki hiç birimiz artık. öyle olduk ki hiçbir şeye emek vermiyoruz, ne için yaşadığımızı sorgulamıyoruz, yüzümüze tükürenlere "amin" deyip teşekkür etmediğimizle kalıyoruz. ama bir şeyler yapmalıyız biz di mi?
ağrı dağı efsanesiyle içimize bir ok sapladı sanki! kanadı yüreğimiz..neyin okuydu bu, sevginin oku mu? memleketin oku mu? onları mı hatırlatmaya çalışmış olmalı bizi. biz anladık bunu, yüreğimize işledik, yerleştirdik oraya sıkı sıkı.
2004 te "yürüdük durmadan" hep beraber yürüdük.. çöldeki gökyüzü yle birleştik. içimizde hissettik ıraktaki kanlı vahşeti, katliamı.. yargılanmalarını istedik bush’un, rumsfelt’in powel’ın..küfrettik düzenlerine..
sivas’ta katledildik biz, ne uğruna öldürüldük, konuşanı içeri attılar, atamadıklarını ateş ve dumanla boğdular. ufacık bir çocukken babamın tv karşısında "37 kez daha öldük biz" dediğini nasıl unutabilirim, o zaman bir anlam verememiştim, babam ağlıyor diye ben de ağlamıştım, "üzülme" demiştim ona "hem biz ölmedik ki" demiştim. şimdi çok iyi anlıyorum "ıssızlığın ortasında"yla nasıl da anladım bunu nasıl da hissettim, evet bizdik orda ölenler.. yaşayanlar, öldürenler baki kalıp üstümüze ekşimediler mi zaten??
birdenbire
ates ve duman
feryadi figan
sanki elele
geliyor habire
üstümüze,üstümüze
canlar sazlar
kan oldular
kesildi teller
durdu nefesler
ama hala
dimdik ayakta
ayaktalar
bir ton kendini bilmezin ortalıklara dolaştığı bu zamanlar elbet geçicek ve ozaman işte ıssızlığın ortasında demeyeceğiz, bağırmayacağız ellerimiz yüreğimizde.. di mi?
annemin birkaç ay evvel mephisto'ya * girdiğinde duyduğu, "ne bu çalan?!" muhabbeti sonrasında eve toprak cd'siyle dönmesi sonucu, özellikle son iki gündür bozkırlarda tozla toprakla uğraşmak, kendi kendime eşinmek istediğimden olsa gerek*, döne döne dinlediğim kendimi iyi hissettiren müzikler için teşekkür etmek istediğim insandır...
bir dönem hayatını kazanmak için bir taahhüt şirketinde çalışıyordu, ben de orada çalışıyordum ve müzik dışındaki yönleriyle de tanıdığım, çok çok iyi bir insandır.
kendisi aç kalmamak için film müzikleri yaptığını söylemiş. sevinsem mi üzülsem mi bilemedim zira yaptığı bütün film müzikleri on numaradır kendisinin.
zeytinli rock fest 2007 de security olarak çalışırken yorgunluğun ve uykusuzluğun da etkisiyle kendisini bir de gözlüksüz olduğu için tanıyamayıp "giriş kartınız var mı beyfendi ?"sorma gafletinde bulunduğum sert bir şekilde: "var var" cevabını aldığım,sonradan; "lan bu cahit berkay değil miydi?" diye kendime sorup yerlerini dibine girdiğim, konser çıkışı özrümü dileyip "önemli değil kardeşim" cevabını aldığım büyük sanatçı.
(bkz: bu da böyle bir anımdı)
onlarca filme nefis müzikler yapmış güzel insan. lakin o orjinal kayıtları piyasaya yeniden çıkarmak yerine bugünün kötü enstrümanları ile yeniden yorumlamıştır. halbuki türkan şoray'ın sultan filmine yaptığı o harika müzikler bugün cd'ye aktarılmış olsa çok daha iyi olurdu. ve daha birçok eser var çiçek abbas, selvi boylum al yazmalım, devlerin aşkı, gibi. orjinal bantlar cahit bey'de tüm ilgilenenlere duyurulur.
bugün taksim'de bambi'nin kokoreç yapan ufak dükkanında karşılaşıp ufak bir sohbet ettiğim müzik insanı. tek başına kokoreçini yedi abimiz, ekmek çok yumuşak olmasın gevrek olsun dedi, usta bizim çeyrek nooldu filan dedi, cahit abi büyük hayranınızım dedim, eyvallah dedi. artık yaşlandık aslında bana yasak kokoreç ama ayda bi kaçamak yapıyoruz dedi. dedim cahit abi atın ölümü arpadan olsun, götür dedim. bu sonuncusunu demedim de belki bi daha karşılaşırsak derim. kendisiyle karşılaşıp da gram müzik muhabbeti yapamamış, onun yerine - kokoreçin hasını balat'ta yiyicen cahit abi - muhabbeti yapmış olmanın burukluğuyla mekandan ayrıldım.
1- bodrum hakimi
2- kırık bir aşk hikayesi
3- devlerin aşkı
4- gülermisin, ağlarmısın
5- davaro
6- selvi boylum, al yazmalım 1
7- dila hatun 1
8- selvi boylum, al yazmalım 2
9- dila hatun 2
10- av (herhangi bir kadın)
1- yaprak dökümü
2- ilişkiler
3- şaban ile şirin
4- bizim ev
5- aşık oldum
6- mualla
7- uzaylı zekiye
8- yıldızlar gece büyür
9- kanun savaşçıları
10- hülya
11- polis
12- bedel
işçiyiz, emekçiyiz diye diye bi yerlere gelmiş olan, fakat başkasının emeğinin altına hiç utanmadan imzasını atabilen insan. bununla ilgili hukuki hakkımızı arama aşamasında görüştüğümüzde de yüzünü kızartmadan 'olmuş artık bir hata' minvalinde konuşmuş, hatasını düzeltmek adına hiçbir şey yapmamıştır, ki normal bi insan bi şarkıyı kendisinin bestelemediğinin farkında olsa gerek, böyle hata olur mu onu da takdirinize bırakıyorum. neyse bi çay koysun, beklesin geliyoruz.