önceleri kişisel bir şeyler yazacaktım ziyadesiyle, sonra buna gerek olmadığını düşündüm. nereden çıkıp, ne zaman akla düştüğünü, yıllar içinde başına gelenleri değil bu haliyle yapılacak tanımı daha uygun geldi şu an.
*hediyelik vb. tasarımlarınızı ve tablolarınızı satabilmeniz için ücretsiz sergileme imkanı
*içimiz sıkılınca sandalyeleri çekip akustik gitarları takıp takılacağımız ve sizi de bunu yapmaya davet ettiğimiz ufak bir serbest sahne köşesi
*kablosuz internet
*tabu, monopoly, trivial pursuit kıl yün gibi kutu oyunları ile satranç ve tavlalar
*masaüsü frp oyuncuları için uygun ışıklandırmalı oyun imkanları
*gündüzleri çeviri ve okuma yapabilmek için uygun ortam
*tchibo kahveler ve ürünleri
*dört'e özel tatlı ve salatalar
*atıştırmalıklar, kurabiyeler, antin kuntin içecekler
*konuşmayı bastırmayan müzik sesi; floyd, yes, antimatter delirirsek hande yener
*özel günler için organizasyonlar ve "müdavim" uygulaması
*sükunet huzur ve müdavimlerimizi tanıyor olmanın samimiyeti
*ve itü sözlük yazarları, kadıköy anadolu lisesi, galatasaray lisesi, istanbul erkek lisesi ile istanbul teknik üniversitesi mezun ve öğrencilerine indirimler var burada.
uzun lafın kısası bu ufak yeri bile açması zorlu ve masraflıydı belki benim için ama şimdiki mutluluğumu, bir hayalimi daha gerçekleştirebilmenin verdiği hazzı değişebileceğim hiçbir meta yok eminim.
burası benim, girdiğim bu işte bana yardımcı olmaya karar verirken bir an bile düşünmeyen çok senelik kardeşim great dilemma'nın ve bu yazıyı okuyan herkesin olacak orası kesin. onlar kendilerini biliyorlar, yıllardır bu işle ilgili bana destek veren herkese çok teşekkürler.
yani sonuç olarak şöyle bir şey:
9 şubat 2008 cumartesi günü, şair nedim caddesi çatalmektep sokak güçlü kaptan apartmanı no:2/1a adresinde açılışta ve sonrasında her zaman görüşmek üzere.
''alternatif mekan'' kavramına taze kan! cafe dört arkadaşları ile nereye gideceklerine karar veremeyenlerin, taze kahve kokuları arasında hafif müziğe kendini bırakmak isteyenlerin, klasik mekanların can sıkıcılığından bıkmışların, sevgililerinden ayrılmış nutella kızlarının, hüzünlü abilerin, tatlı bir huzur almaya gelenlerin, samimi düzgün bir hizmet isteyenlerin, ''siz çalıyorsunuz ben de eşlik etmek istiyorum'' diyenlerin yuvası olacak. farklı beklentisi olanlarla bizzat kendim ilgileneceğim. kısacası; büyük bir özveri ve heyecanla açılacak bu mekan sözlük yazarları başta olmak üzere herkesin rahat bir ''soluk'' alabileceği bir yer olacak.
hızlı bir başlangıç, güzel bir zirve ile start verildi koşu başladı dördüncü ayakta gülbahçe bir ad... küçük, şirin ve müdavimi olunacak bir mekan. friends'i bilenler için söylüyorum, adeta bir central perk
açılsa da gitsek , hiç çıkmasak dediğim mekan. on parmağında on marifet olan palanthaser in son eseri. artık benim de forsum var , ''arkadaşımın kafesi var ya oraya gidiyorum'' diyebileceğim. emeği geçen herkesin ellerinden öpmüşüm.
hayırlı olacak bir cafe. bol kazançlar versin. duvarında ''sözlük yazarlarına veresiye defteri yoktur'' yazacakmış.
girişte yaş kıstası var mı acaba? diye düşündüren kafe.
gidildi, görüldü, takdir edildi ve belli oldu ki gidilecek yerler listemizin üst sıralarında olacak bir mekan. ufak, şirin mi şirin bir düzen mevcut. her ne kadar alkol olmasa da menü zengin ve hoş, fiyatlar uygun, oyunlar bonus. ayrıca mekanın sahipleri çok sevecen insanlar*
resmi açılışını yapmış açılış partisi de an itibarıyle başlamış ve devam etmekte olan, bir sürü kıl yün sebebin biraraya gelmesi nedeniyle olunmak istenen ama olunamayan yerdir.üstelik orda bi zirve var uzakta......ağla1
iyi eğlenceler arkadaşlar demek istiyorum burdan ve kolay gelsin pala**
müşteri memnuniyeti diye ortalarda dolanıp şahsımı (ki o an müşteriydim) memnun edememiş bir garsona sahip, şirin mekan. yarın kendisine bir hediyem olacak ama o garsonu attıracam oradan. yazıcam gazeteye.
menüden, kupalardan çay kaşıklarına kadar herşeyin ince ince düşünüldüğü, gelenleri müşteri değil misafir gibi hissettiren ortamı ve sahipleriyle nezih, güzel, kısaca on numara mekandır. müdavim listesinin başındayız, tekrardan hayırlıı, uğurlu olsun pala.
vaat edilen şeyleri birebir yerine getiren ve dün gözlemlediğim kadarıyla müşterileri tanıdık olmasına rağmen samimiyet dolu olduğu kadar da ciddiyetle işlerini yürüten sevimli bir mekan.
gidecek olanlar için biraz içini tarif etmek gerekirse:
ne kadar ''bizden'' de olsa, great dilemma'nın tabiriyle elit döşenmiş lakin bunu ağza yüze çarpmadan hissettirmeyi ; son zamanlarda birçok kafede görülen ''salaşlık'' imajını yıkıp eli yüzü düzgün bir mekanın ferahlığını yaşatabilmeyi başarabilmiş bir yer. tuvalete giden yolun mutfaktan geçiyor olması ise ''bakın biz işimizi bu kadar temiz yapıyoruz, siz de görebilirsiniz.''in bir ifadesi diye düşünmekteyim. mekanın yapısı falan öyle değil yani kasti bunlar, düşünülmüş planlanmış evet. tuvalet demişken, oldukça güzel ve hijyenik bir tuvaleti var. tuvalet önemli bir mesele, sırf bu sebepten bir daha uğranılmamasına ant içilen yerler oldu geçmiş zamanlarda.
beşiktaş'ı zerre bilmeyen biri olarak mekanı yaklaşık 4 dakika içinde bulabilmiş olmam da mutlaka bir şekilde oraya ulaşılabiliceğinin göstergesi sanırım. menüsünde ise bir kafeden beklenebilecek her şey mevcut. avrat salatası bile var misal . güzel şeyler bunlar.
herkesin gidip görmesi, oturup bir şeyler yiyip içmesi, müzik dinlemesi, oyun oynaması, sohbet etmesi, kısacası tecrübe etmesi gereken bir mekan. öyle bir ortam var ki sanki isteyen mutfağa girip kendi işini kendi görebilir, parasını ödeyip çıkabilir gibi. o denli sıcak. adeta bir ev ortamı.
ayrıca içtiğim kolanın parasını ödemeden çekip gitmeme ve bunu bir mesajla bildirmeme rağmen ''olsun canım senden de para mı alıcaz.'' şeklinde bir cevapla karşılaştım. yapılan kibarlığa karşı ''hayır abi yea ne yiyip içtiysem parasını öderim ben'' diyerek kabalık gösterme niyetinde değilim fakat, ''ilk müşteri'' grubuna dahil olup aldığım fişi herhangi bir özel günde hediye edilecek fiks çerçevelerden birine koyup masamın baş köşesine yerleştirecektim. faiz işlesin.
bir gün gelir laptopu açar 5-6 saat tek bir çayla, wireless'ı sömürmeye kalkarım. ''bir şey ister misiniz? a verelim b verelim'' derseniz yarım saatte bir; o zaman kalkar giderim. bu da ipucu olsun.
dün gidip açılışına katıldığım mekan. her şeyden önce çok hoş ve sade bir mekan. kalaba yok , gözünüzü yoracak bir şey yok. müzikler dinlendirici ve ruh okşayıcı. dün açılış münasebetiyle verilen ikramları lapur lapur götürüp , hayatımda yediğim en güzel pastayı yiyip , çayımızı da içip kalktık. bundan sonra beşiktaş ta , inönü stadından sonra müdavimi olacağım bir yer daha var. palathaser ve great dilemma nın ellerine sağlık.
pek güzel bir mekan. sakin, sıcak, samimi bir yer. açılışında bulunduğum ve ilk gününe rağmen eksik görmediğim kafe. özellikle kurabiyelerine ve pastasına bittim. elimden geldiğince sömürmeye çalıştım ama her ihtimali göze almışlar. bize rağmen bitmedi kurabiyeler. ayrıca menüde gördüğüm avrat salatasını da pek bir merak ettim. ilk fırsatta yemek istiyorum. hazırlayıp, sunanların ellerine sağlık diyoruz.
kendi evimde yeterince ısınamadığımdan ve yiyecek içecek sıkıntısı çektiğimden kalan ömrümü pencere kenarındaki kırmızı koltuğun üzerinde; şu an adını hatırlayamadığım oyundaki faideli bilgileri ezberleyerek geçireceğim yerdir.
bugüne dek palanthaser inc. tarafından kullanılan tüm sloganlar 32 kısım tekmili birden aşağıdadır:
oks ye 108 gün kaldı. oysa cafe dört hep açık!
fly me to the moon and let me play at cafe dört
yalnız yiyen yalnız ölür. ortam insanı dört e ak!
cafe dört kutsaldır kaderine terk edilemez
mevzubahis dört ise gerisi teferruattır
ya dört ya ev. aynı anda ters mıknatıslanma yapar
cafe dört te başörtüsü takıyorum. sulhi için.
geçen pazar seni cafe dört te göremedim john?
iyi ki bu isimdedir dedirten kafe..
baktıkça sanki insanlar bana sesleniyormuş gibi oluyor; "dörti gel, dörti kek yap" gibi..
en bi sevdiğimiz beşiktaş kafesi ailecenek..
gidip görmesi bu hafta kısmet olacak gibi olan..