şeytanla anlaşma yapıp doğaüstü güçlere sahip oldukları inanılan kadınlar. bunlar yılın belirli zamanlarında ıssız bir mekanda toplanıp ayin (sabbath) yaparlardı.
bazı insanların sevimli buldukları kız arkadaşlarına hitap şekli. tabi burda cadı derken kastedilen şey suratsız,meymenetsiz,uğursuz insanlar diil; hem tatlı hem baş belası olma durumudur.
büyü ile uğraşan kötü kadınlara verilen isim. çizgi filmlerde uzun kukuletaları siyah entarileri vardır. ellerinden süpürgeleri hiç eksik etmezler bir yere gideceklerinde süpürge ile uçarak giderler. genelde burunları büyük olup üstünde bir ben olur. orta çağda ise garip davranışları olan içine kapanık kadınların toplumdan birinin "aha bu cadı haydiin yakalım" şeklinde bağırması sonucu içine sokulduğu sıfat. son zamanlarda cadıların kötü imajı "tatlı cadı" adı altında değiştirilmeye çalışılıyor olsada cadının sözlük anlamına göre tatlısının olma ihtimali yoktur.
geceleri dolaşarak rastladıklarına kötülük yaptığına inanılan kişi. tırnakları uzun ve pis kadınlar için kullanılır. cadı süpürgesi bir ağaç dalından süpürge gibi sık ve karmakarışık dalcıklardan meydana gelen ürümsü topak çeşitli mantarlardan kiraz ve erik ağaçlarından, köknarda (melamsproraceae) familyasından mantarlar veya bir virüsten ileri gelen cadı süpürgesi, mantarların gizli tomurcuklara yaptığı uyarıcı etkiye karşı bitkisel dokuların karşı koyma ve korunma aracı olarak düşünülebilir.
avrupa'da tarih öncesi devirlerden beri cadılara inanıldığı anlaşılıyor. nitekim m.ö. 3000 yıllarından kalma mağara resimlerinde görülen bir boynuzlu yaratığı cadı olarak nitelendirebiliriz.
ispanya'dan rusya'ya kadar uzanan bir alanda bu tip resimlere rastlanmıştır. mısır tarihi uzmanı margaret murra'ya göre hrıstiyanlığın cadı inancı daha önceki putperest devirden kalmadır. bu konuda kötü ruhlarla işbirliği yapan cadıların gerçekten varolduğu veya bunların tamamen efsane olduğu gibi çeşitli yorumlar yapılmıştır. ıncil'de cadılardan sözedilmekte, ilk israil kralı saul'un cadılığı yasak ettiği anlatılmaktadır ama burada söz konusu olan cadı tam anlamıyla yukarıda anlatıldığı gibi değil daha çok geleceği gördüğünü ileri süren bir kahin tipidir.
eski yunan'da hemeros cadılardan sözetmiştir. o çağda bilinen en ünlü cadı medea'dir. romalı şair horatius "satirae" adlı eserinde mezarlıkta buluşan iki cadının yaptıklarını uzun uzun anlatır. daha sonraki yüzyıllarda cadılık birden bire arttı. bunda şeytanın tanrı kadar güçlü olduğunu savunan dualist görüşün de yaygınlaşması etkin bir rol oynamış olabilir. böylece xıv. yy. da cadılar yakılmadıkça içlerinden şeytanın çıkarılması mümkün olmayan günahkarlar sayılmış bunlar engizisyon mahkemelerinde yargılanmışlardır. bu devirlerde cadıların cuma geceleri mezarlıklarda keçi kılığına giren şeytan'la buluştuklarına zehirli otlar, hayvan ve insan cesetlerinin bazı parçaları ve idam mahkumlarının elbiseleriyle büyü yaptıklarına, tanrı kadar güçlü saydıkları şeytan'a taptıklarına, yeni doğan çocukları çalıp cesetleri yediklerine ve istedikleri kişinin balmumundan yaptıkları tasvirini yakarak o kişiyi öldürdüklerine inanırlardı.
1487 de iki papaz "hericus ınstitoris ve jakop sprenger" tarafından cadılarla ilgili bir kitap yazıldı ve almanya'ya bu kitabı yolladı. "cadı tokmağı" adlı bu kitap gerek katolikler gerekse protestanlarca büyük ilgi gördü. kitap cadılığın kökünde doymak bilmez bir cinsi isteğin yattığını öne sürer. pişman olanların ömür boyu hapsedilmelerini, tövbe etmeyenlerin ise yakılmalarını öğütler. ayrıca eser psikiyatri tarihi açısından da önemlidir. çünkü bir insanın birden bire aklını kaybetmesinin o insanın içine kötü ruhların girmiş olması şeklinde açıklar.
günümüzün bazı topluluklarında afrika'daki barotse, yeni zelanda'daki maori'de, guetemala'daki kise kızılderililerinde genel olarak cadılara inanilir.
cadılar tabiat üstü güçlere sahip olduklarını bazı yerlerde açıkça söylerler. pek çok yerde cadıların gece buluştuğuna, tabiat üstü güçler kullanarak bir yerden bir yere çok çabuk gittiklerine, zehirli içkiler hazırladıklarına, suçunu kabul eden cadının artık büyü yapamayacağına ve bir süre sonra öleceğine inanılır.
büyü yapılacak insana ait bir şey ( tırnak, saç, elbise parçası gibi.. ) büyü aracı olarak kullanılır.(bkz: kara büyü) divan edebiyatında cadının adı farsça "cadü" dür.
eski türklerde cadı; hortlamış bir insandır ve hortlaması için ölünün gömülmeden önce ışıksız bir odada bırakılması, gömülmeden üstünden kedi atlaması gibi sebepler vardır. hortlayan ölünün mezarı üzerine ateş yakılırsa cadılıktan kurtulanacağına inanılırdı. hrıstiyan halk inanışına göre cadı bir ölü değil bir insandır. masallarımızdakı cadı hrıstiyanlarda olduğu gibi büyücü bir kocakarıdır.
sihirli güçleri kullanarak mevsimlerin dönüşümünü sağlayan ve gerçekliğin algısını "bükebilen" şifacılara antik wic (yani söğüt dalı, kırılmadan bükülebilen dal) sözcüğünden türetilerek wicca denirdi; cadı, witch sözcüğü de buradan gelir. (kökeninin akıl, bilgi anlamına gelen wit sözcüğü olduğu da söylenir). ortaçağda, kamusal ritüeller ve tıp bilimi güçlü erkekler tarafından devralınırken güçlü kadınlar şeytanlaştırılmış, sözcüğün anlamı siyasi nedenlerle çarpıtılıp şimdiki kötü anlamını kazanmıştır.
seçkinci erkek tıp mesleği, yüzyıllar süren cadı avları, yargılamalar ve cinayetler neticesinde kadın şifacıların bastırılmasından doğmuştur. cadı diye katledilen milyonlarca insanın yüzde seksen beşi kadındı. erkeklerin cinsel organlarını yok etmekten komşunun ineğini öldürmeye kadar bir sürü hayali suçlama yöneltiliyordu kadınlara; ancak bilge kadınlar, şifacılar ve ebeler cadı avcıları tarafından özellikle hedef seçiliyordu.
-büyüyünce ne olacaksın yavrum ?
-cadı olacağım
-sessizlik
-anne iksir yapacağım ben solucanlarımı bulamıyorum .
küçükken bize pek misafir gelmeyeşinin nedenini hala merak etmekteyim oysaki ne kadar normal bir çocukmuşum.
a. hristiyanlıkta kendine yer açmayı başarmış ama zamanla çarpıtılmış, paganist kadın bilge.
b. dünya üzerindeki çoğu kültürde karşılaşılan, büyücülükle uğraşan ve doğaüstü güçlere sahip kadın.
c. özgürlüğünü elinde tutan, kendi kafasına göre takılan kadın.
tarih boyunca erkeklerin ödünü bokuna karıştırmayı başaramış güçlü kadın arketipi. itaat etmeyen, kendi olmayı seçebilen bir kadından daha kötü ne olabilir ki?